Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı İnegazi Mahallesi'nde bölge halkının yapılmasına uzun zamandır karşı çıktığı Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi'ne ÇED Olumlu kararı verildi. Karar haklında DOĞADER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Demir ve İnegazi Mahalle Muhtarı Nurettin Aydın, Bursada Bugün'e açıklamalarda bulundu.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı İnegazi'de yapılması planlanan Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi için yeni bir gelişme yaşandı. Geçtiğimiz aylarda bölge halkının protestolarına sebep olan kalker ocağı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İnceleme Değerlendirme Komisyonu'nun raporu doğrultusunda projeye 'Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu' kararı verildi. Bursada Bugün'e konuşan DOĞADER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Demir, İnegazi'de yapılması planlanan kalker ocağının Bursa'nın su havzalarından olan Yaylacık Barajı'na, tarım alanlarına hayvancılığa ve ekolojik dengeye çok büyük zararlar vereceğini ve bu onayın kente ihanet olduğunu dile getirdi.
"ÇED'E SORUYORUZ: HANGİ KRİTERLERİ ESAS ALDINIZ?"
Demir, İnegazi Mahallesi civarlarında sıklıkla vahşi madencilik yapıldığını dile getirerek bölgenin tehlike altında olduğunu belirtti. Demir, "O bölgelerde vahşi madencilik faaliyetleri çok fazla. Daha önce engellenmiş ve iptal edilmiş bir projenin devamı niteliğinde bir süreç bu. İptal kararını baz almayıp projeyi sürdürmüşler. Madencilik Yasası'nın son 20 yılda 21 kez değiştirilmesiyle, her değişiklikte madencilere yeni fırsatlar açıldı ve yapılmaması gereken, engellenmiş olan bu proje hayata geçirildi. Oysa bu proje daha önce durdurulmuştu. Bakanlığa soruyoruz: ÇED sürecinde hangi kriterleri esas aldınız? Hektarlarca alanı toprağıyla, ormanıyla, yeşil alanıyla geri dönüşü olmayacak şekilde yok edecek; ekosistemi ve doğayı bozacak bir projeden söz ediyoruz" dedi.
"BURSA'NIN GELECEKTEKİ SU KAYNAKLARI TEHLİKEDE"
İnegazi Mahallesi'nde bulunan Yaylacık Barajı'nın önemine ve madencilik faaliyetlerinden dolayı göreceği zararı dile getiren Demir, "Burası aynı zamanda önümüzdeki yıllardaki su havzamız. Su kaynaklarının yerinin değiştirilmesi, Bursa'nın gelecekteki su varlığının yok edilmesi anlamına geliyor. Bu faaliyetler tarımı ciddi şekilde etkileyecek. Bölgede halk hayvancılık da yapıyor; bu durum hayvancılığı da olumsuz etkileyecek. ÇED değerlendirmesindeki kriter nedir? Kâğıt üzerinde çevreye zarar vermeyeceklerini taahhüt ediyorlar ancak gerçekte çevreye geri dönülemez zararlar verecekler. Yer altına girilecek, tüm toprağı oyacaklar; patlatma ve kırma işlemleri yapılacak. Tonlarca ağırlıktaki kamyonlarla sürekli çalışma yürütülecek. Bu patlatmalar Yaylacık Barajı'nı besleyen kaynakların yok olmasına neden olacak. Su varlıklarını koruyan ve geliştiren unsurlar ormanlar ve dağlardır. Madencilik ruhsatları ve faaliyetleriyle su varlıklarını yok etmiş oluyoruz. Sonra da "Bursa neden susuz kaldı, neden kar az yağıyor?" diye soruyoruz" ifadeleriyle acı gerçeği anlattı.
"BU BİR KATLİAMDIR"
Demir, "Yeni ruhsat vermek bir yana, daha önce verilmiş ruhsatların iptal edilmesi gerekiyor. Bursa, Marmara Bölgesi için son derece önemli bir kent. Su havzalarını bu tür faaliyetlerle yok ediyoruz. Ruhsatlar mutlaka gözden geçirilmeli, Bursa bölgesindeki madencilik faaliyetleri azaltılmalı ve alanlar rehabilite edilmelidir. Bu bir katliamdır, bu bir cinayettir; Bursa'ya sıkılmış bir kurşundur. Bu durum Bursa'ya ihanetin devamıdır. Yeşili bitirdiler, kalan yerleri de bitirmek istiyorlar. Yıllardır bunun mücadelesini veriyoruz. Bakanlık burada ne halkın ne de çevrecilerin görüşlerini dikkate almıştır; yalnızca firmanın söylediklerini dinlemiştir. Bakanlık yetkilileri sıcak ofislerinden çıkıp, devletin tahsis ettiği araçlara binerek bu maden sahalarını ziyaret etsinler, gidip yerinde görsünler neler yaşandığını. Bakanlık çevreyi korumak için kurulmuştur, mahvetmek için değil" ifadelerini kullanarak Bursa'da gerçekleştirilen madencilik faaliyetleri hakkında eleştirilerde bulundu.
"GÜNCEL SORUNLARIMIZLA UĞRAŞMAK YERİNE TÜM GÜCÜMÜZÜ BUNA VERECEĞİZ"
İnegazi Mahalle Muhtarı Nurettin Aydın, "Bu konu hakkında eylemler yaptık. Kendi imkanlarımızla avukat tutup mahkemeye verdik. Bilirkişiler geldi ve ÇED raporunu iptal ettiler. Firma durmadı, tekrar alanı daraltarak ÇED Onay raporu aldı. Çok üzüldüm, çok değerli bir alan. Bizim geçimimiz hayvansal ve odunculuğa dayalı. Yetkililerin bunları gözetmeden izin vermesine çok üzüldüm. Güncel sorunlarımızla uğraşmak yerine tüm gücümüzü buna yönelteceğiz. Doğal güzellikleriyle, insanların temiz hava alabilecekleri yerler olarak değerlendirilebilecekken bu çalışmaların olması doğamızı ve bizi çok olumsuz etkiliyor. Umarım bu karardan bir an önce dönülür" ifadelerini kullanarak ilgili makamlara gerekli başvuruları yapacaklarının altını çizdi.
Bursa Bölge, 2026.01.20 13:08