Bursa'da geçtiğimiz haftadan bu yana etkili olan yağmur ve kar yağışları, uzun süredir devam eden kuraklığın ardından toplumda kısa süreli bir rahatlama yarattı. Yağışların görülmesi ve hava sıcaklıklarının düşmesi, su krizinin hafiflediği yönünde bir algı oluştursa da bilimsel veriler bu iyimserliğin gerçeği yansıtmadığını ortaya koyuyor.
SEMA ÜSTÜNTAŞ ÇAKAR / BURSADA BUGÜN
Bursa'da son bir haftadır etkili olan yağmur ve kar yağışları, uzun süredir yaşanan kuraklığın ardından kamuoyunda su krizinin hafiflediği yönünde bir beklenti oluşturdu. Ancak açıklanan güncel veriler, bu algının gerçeği yansıtmadığını ve barajlardaki durumun hâlâ kritik seviyede olduğunu ortaya koydu.
Güncel ölçümlere göre Bursa'daki barajların doluluk oranı yalnızca yüzde 0,25 seviyesinde bulunuyor. Bu oran, geçtiğimiz yılın aynı döneminde kaydedilen yüzde 23,4'lük dolulukla karşılaştırıldığında çarpıcı bir düşüşe işaret ediyor. Veriler, son bir haftadır etkili olan yağmur ve kar yağışlarının barajları beslemek açısından hem miktar hem de süreklilik bakımından yetersiz kaldığını gösteriyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Efsun Dindar, yağışın su kaynaklarına katkısının yalnızca yağmur ya da karın düşmesiyle sınırlı olmadığını vurguladı. Dindar, "Yağışın şiddeti, süresi, zamana yayılması ve havza genelinde toprağa sızabilmesi belirleyici unsurlardır. Son günlerde görülen yağışların önemli bir bölümü kısa süreli ve yer yer yoğun karakter taşıdı. Bu da suyun büyük kısmının yüzey akışıyla hızla sistem dışına çıkmasına neden oldu," dedi.
"KAR YAĞIŞI DAHA KRİTİK"
Doç. Dr. Dindar, özellikle kar yağışının su kaynakları açısından hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, "Kar örtüsü doğal bir depo gibi çalışır. Suyu ani biçimde kaybettirmez, erime sürecinde yavaş yavaş toprağa sızmasını sağlar. Bu durum hem yeraltı sularının beslenmesi hem de barajlara düzenli ve sürdürülebilir su girişi açısından büyük önem taşır," ifadelerini kullandı.
Kısa sürede düşen yoğun yağmurların ise toprağın suyu tutmasına fırsat vermediğini belirten Dindar, "Bu tür yağışlarda suyun önemli bir bölümü akışa geçerek kaybediliyor. Bursa'daki barajların anlamlı biçimde dolabilmesi için kış aylarına yayılan, düşük-orta şiddetli ve uzun süreli yağışlara, yüksek kesimlerde ise kalıcı kar örtüsüne ihtiyaç var," dedi.
HİDROLOJİK KURAKLIK UYARISI!
Mevcut tabloya bakıldığında Bursa'nın artık yalnızca meteorolojik değil, aynı zamanda hidrolojik kuraklık koşullarıyla da karşı karşıya olduğunun altını çizen Doç. Dr. Dindar, artan sıcaklıklar, yükselen buharlaşma oranları ve değişen yağış rejiminin kısa süreli yağışların etkisini daha da sınırladığını belirtti.
"Son günlerdeki yağışlar toplumsal algıyı geçici olarak rahatlatmış olabilir ancak su arzı açısından yeterli ve kalıcı bir iyileşme söz konusu değil," diyen Dindar, Bursa özelinde artık yağışın varlığından çok nasıl, ne kadar ve ne kadar süreyle yağdığına odaklanan; iklim değişikliğinin uzun vadeli etkilerini dikkate alan, tasarruf ve talep yönetimini merkeze koyan, havza ölçeğinde bilim temelli bir su yönetimi yaklaşımının ertelenemez hale geldiğini vurguladı.
Bursa Bölge, 2026.01.12 16:55