Bursa'da, okul yolunda hayatını kaybeden iki liseli kızın yakınları duruşma çıkışında gözyaşlarına boğuldu.
Trafik teröründe canı yananları bir dernek çatısı altında toplayacaklarını belirten aileler, mücadelelerini, trafik kanununda gerekli düzenlemeler yapılana kadar sürdüreceklerini söyledi. Gözü yaşlı anne, "Sanık kızlarımızı getirsin, onun yerine ben hapiste yatmaya razıyım" dedi.
Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek" suçundan 15 yıla kadar hapsi istenen 2 çocuk babası G.Ç. (33), bugün tekrar hakim karşısına çıktı. 5 ay önce meydana gelen kazada, gece boyunca sınava çalışıp okula gitmek için yola çıkan 15 yaşındaki Didem Zeynep Çakar ile 6 yıl önce ablasını da trafik kazasında kaybeden Ezgi Nil Topuz'un ölümüne sebep olmakla suçlanan tekstil işçisi tahliyesini istedi. Duygusal davranılmaması gerektiğini kaydeden sanık avukatı,
"Kaza mahallinde süren yol çalışmaları sebebiyle keşfin hemen yapılması gerekir. Aksi takdirde geç kalınmış olacak. Olaya duygusal yaklaşılmamalı, objektif davranılmalı. Burada kasıt söz konusu değil. Müvekkilimin tahliyesini istiyoruz" diye konuştu.
Ölen Ezgi Nil Topuz'un annesi Zeynep ve babası Saffet Topuz ile Didem Zeynep Çakar'ın annesi Ümmügülsüm, babası Sinan ve kız kardeşi Sinem Fatma Çakar'ın avukatı Seffan Kılınç ise, sanığın kasıt hükümlerine göre cezalandırılmasını, bilinçli taksire göre ceza verilmesini istedi.
Olay yerinde keşif yapılmasını ve sanığın tahliye talebini reddeden mahkeme, davayı şahitlerin dinlenmesi için erteledi.
Duruşma çıkışı Didem ile Ezgi'nin sınıf arkadaşları, adliye önünde pankart açtı. Lise öğrencisi gençler, "Alkol sevdiklerimizden ayırır", "Senin hatan benim kaybım olmasın" yazılı pankartlar açarak aşırı hız ve alkollü araç kullananlara tepki gösterdi.
6 yıl arayla meydana gelen 2 ayrı kazada 2 kızını kaybetmenin acısını yaşayan anne Zeynep Topuz, sanık avukatının savunmalarına tepki gösterdi. Yaşananları anlatırken gözyaşlarına boğulan Zeynep Topuz, "Duygusal davranmak ne demek? Burada 2 tane can gitti. Bu bilinçli ve kasıtlı bir olaydır. Belki Ezgi'ye, Didem'e karşı kasıtlı değildir ama yaya geçidini kullanan ister bir köpek, ister bir çocuk olsun, hızlı gidip ona çarparsanız herkes bunun sonucunun ne olacağını iyi bilir. Bu yüzden kaza, ciddi bir
kasıttır. Bu gayet bilinçli bir şekilde işlenmiş bir suçtur. Kimse bize, 'Duygusal davranmayın' diyemez. Herkesin payına düşen bir şey var. En acı pay da bizlere düştü. Sanık, kızlarımızı bize geri getirsin, onun yerine hapiste ben yatayım. Yemin ediyorum yatarım. Yeter ki yavrularımızı bize geri getirsinler" dedi.
Trafik kanunun değiştirilmesi için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını söyleyen anne Topuz, "100 binin üzerinde imza topladık. Bugün Ankara'ya kadar yürümeyi düşünüyorduk. İmzaları yeni hükümetin kurulmasından sonraya bıraktık. Trafik hepimizin canını acıtıyor. Herkes bu konuda hassas olmalı" diye konuştu.
Trafik teröründe canı yananları bir dernek çatısı altında toplayacaklarını belirten baba Saffet Topuz ise sözlerini şöyle sürdürdü:
"Burada mantıklı da düşünsek, duygusal da düşünsek bir şey değişmiyor. Orada 50 kilometre hız sınırı varsa, sen bunu aştıysan bu bir kasıttır. Bu, mantıklı olarak değerlendirildiğinde de suçtur. Konunun sonuna kadar takipçisi olacağız. Bir dernek kurup mücadelemizi bu çatı altında sürdüreceğiz. İmza kampanyası devam ediyor. Hedefimiz 1 milyon kişiye ulaşmak. Ardından bunu Meclis'e götüreceğiz. Bu kanunlar değişene kadar, cezalar artana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Trafik teröründen canı yanan herkesi
bir araya toplayacağız. Bunun çekirdeği Bursa olacak."
Didem Zeynep Çakar'ın annesi Ümmügülsüm ve kız kardeşi Sinem Fatma Çakar ise duruşma çıkışı birbirlerine sarılarak gözyaşı döktü.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2011.04.13 17:41