Vergi Denetim Kurulu tarafından hayata geçirilmesi planlanan ve Ekim 2026'da devreye alınması öngörülen "Bilinç Platformu", vergi sisteminde önemli bir dönüşümün kapısını aralıyor. Yapay zekâ destekli sistem sayesinde mükellefler, henüz bir inceleme ya da ceza süreci başlamadan önce vergisel risklerini görebilecek ve gerekli düzeltmeleri yapabilecek.
GÜLÜZAR HELVACI / BURSADA BUGÜN
Ekonomist Mahmut Aydoğmuş, yeni uygulamanın klasik denetim anlayışından farklı olarak gönüllü uyumu esas aldığını belirterek, sistemin doğru uygulanması halinde vergi idaresi ile mükellef arasındaki ilişkiyi önemli ölçüde değiştirebileceğini söyledi.
MÜKELLEFLER KENDİ RİSK HARİTALARINI GÖRECEKAçıklanan bilgilere göre Bilinç Platformu üzerinden mükellefler, kendilerine ait risk skorlarına ve vergisel risk unsurlarına erişebilecek. Ayrıca görevlendirilecek vergi müfettişleri de tespit edilen riskleri yazılı olarak mükelleflere bildirecek.
Aydoğmuş, sistemin temel amacının ceza kesmek değil, hataların önüne geçmek olduğunu belirterek, "Vergi hukukunun temel amacı ceza kesmek değil, doğru vergilemeyi sağlamaktır. Bu nedenle mükellefin hata yapmadan önce bilgilendirilmesi ve risklerinin kendisine gösterilmesi çağdaş vergi idaresi anlayışının gereğidir" dedi.
Gelişmiş ülkelerde uzun süredir uygulanan önleyici denetim yaklaşımının Türkiye'de de hayata geçirilmesinin önemli bir adım olduğunu ifade eden Aydoğmuş, sık değişen ve karmaşık vergi mevzuatının mükellefler açısından çeşitli zorluklar oluşturduğunu vurguladı.
Aydoğmuş, "Türkiye gibi vergi mevzuatının sık değiştiği ülkelerde birçok mükellef kasıtlı olarak değil, mevzuatı takip etmekte zorlandığı için hata yapabiliyor. Böyle durumlarda devletin görevi yalnızca ceza kesmek değil, aynı zamanda rehberlik etmektir" ifadelerini kullandı.
Yeni sistemin başarılı olabilmesi için bazı kritik noktaların bulunduğunu belirten Aydoğmuş, risk skorlarının hangi kriterlere göre oluşturulduğunun açık şekilde paylaşılması gerektiğini söyledi.
"Yapay zekâ veya algoritmalar tarafından üretilen risk analizlerinin şeffaf olması gerekir" diyen Aydoğmuş, mükellefin neden riskli görüldüğünü anlayamaması halinde sistemin düzeltici bir araç olmaktan çıkıp baskı unsuru olarak algılanabileceğini kaydetti.
Platformun dikkat çeken özelliklerinden birinin de ticari ilişki içerisinde bulunulan firmalardan kaynaklanan risklerin görüntülenebilmesi olduğunu belirten Aydoğmuş, uygulamanın sahte belge ve kayıt dışılıkla mücadelede fayda sağlayabileceğini ifade etti.
Ancak dürüst mükelleflerin kontrol edemeyecekleri üçüncü kişilerin davranışlarından dolayı mağdur edilmemesi gerektiğini vurgulayan Aydoğmuş, vergi hukukunun temel prensiplerinden birinin kusurun şahsiliği olduğunu hatırlattı.
Sistemin bir diğer kritik boyutunun veri güvenliği olduğunu söyleyen Aydoğmuş, mükelleflere ait finansal hareketlerin, ticari ilişkilerin ve risk analizlerinin son derece hassas bilgiler içerdiğine dikkat çekti.
Aydoğmuş, platformun kurulumu sırasında kişisel verilerin korunması ve ticari sırların güvenliği konusunda en üst düzey tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti.
Bilinç Platformu'nun doğru uygulanması halinde vergiye gönüllü uyumu artırabileceğini ve gereksiz vergi incelemeleri ile uyuşmazlıkların azalmasına katkı sağlayabileceğini ifade eden Aydoğmuş, sistemin önemli bir reform niteliği taşıdığını söyledi.
Aydoğmuş, "Vergi sistemlerinde başarının ölçüsü ne kadar ceza kesildiği değil, ne kadar az hata yapıldığıdır. Eğer bu sistem mükellefi cezalandırmadan önce uyarmayı başarırsa, hem devlet kazanacak hem de dürüst mükellefler daha öngörülebilir bir vergi ortamına kavuşacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomi, 2026.06.08 10:25