Bursa'da 2000 yılında görkemli bir açılışla kapılarını açan Tower Plaza, imar tartışmaları, ruhsat iptalleri ve depreme dayanıksızlığı nedeniyle kaderine terk edildi. 2018'de riskli yapı ilan edilen plaza, yıllar süren yıkım süreciyle birlikte şehrin hafızasında ibretlik bir örnek olarak yerini aldı.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Bursa'da Osmangazi ilçesi Altıparmak Mahallesi'nde 2000 yılında açılışı gerçekleştirilen ve pek çok ünlü sanatçının açılışına katıldığı 20 artı 4 katlı gökdelen olarak bilinen ve inşa edilen Tower Plaza'ya, 2018 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından riskli kabul edilerek yıkım kararı verilmişti. Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Tower Plaza hakkında Bursada Bugün'e yaptığı açıklamalarda tartışmalı bir yapı olduğunu dile getirdi.
"YILLARDIR KAPALI"
Çevre sakinleri ise yıllar önce alışveriş merkezi olarak faaliyet gösterdiğini dile getirerek yaklaşık 20 yıldır kapalı olduğunu söyledi. Bir vatandaş, "Ben 10 yıldır burada oturuyorum 10 yıldır hiçbir şey görmedim. Neden kapatıldığını da bilmiyoruz" ifadelerini kullandı.
"İLK İMAR SÜRECİNDEN İTİBAREN TARTIŞMALI BİR YAPI"
Tower Plaza'nın ilk ruhsat ve imar sürecinden itibaren tartışmalı bir yapı olduğunu dile getiren Rodoplu Şimşek, "Bursa'nın Osmangazi ilçesi Altıparmak Mahallesi Stadyum Caddesi üzerinde 1990'lı yıllarda yaklaşık 38 bin metrekarelik bir alana yapıldı. İlk ruhsat ve imar sürecinden itibaren tartışmalı bir yapı. Yapılaşmaya esas imar planı değişikliği planlama esaslarına aykırı olduğugu gerekçesiyle akademik odalar tarafından yargıya taşındı. Dava imar planının yanlışlığını ortaya koydu. 1998'de 20 artı 4 kat olarak ruhsatlandırılan binada kaçak bölümler olması sebebiyle içindeki iş yerlerinin ruhsatları iptal edildi. Sonuç olarak Tower Plaza açıldıktan kısa süre sonra kapandı ve uzun yıllar boyunca boş kaldı" ifadelerini kullandı.
"2018'DE RİSKLİ YAPI OLARAK TESCİLLENDİ"
Rodoplu Şimşek, "Plaza, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'ne maruz kaldı. Binanın eski yönetmeliklere göre projelendirilmiş olması ve güncel deprem-yapı denetim standartlarına uymaması nedeniyle can güvenliği riski taşıdığı gerekçesiyle Bursa Büyükşehir Belediyesi'nce yapılan girişimler sonucu, 2018 Ekim'inde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bina "riskli yapı" olarak tescillendi" şeklinde konuşarak binanın 2018 yılında riskli yapı ilan edilme sürecini anlattı.
"YIKIM SÜRECİ 2019'DA BAŞLASA DA..."
Tower Plaza'nın son durumunu Bursada Bugün'e anlatan Rodoplu Şimşek, "Riskli yapı şerhiyle birlikte bina sahiplerine tahliye için verilen süre dolunca tahliye süreci resmî olarak başlatıldı. Bu süreçte bina içindeki tüm malzemeler kayıt altına alındı ve güvenlik önlemleriyle binadan çıkarıldı. Akabinde yıkım süreci başlatıldı. İlk etapta bina içindeki asma tavan, pencereler, tesisat gibi malzemeler söküldü, ardından çatıdan başlayarak iş makineleriyle bina kat kat azaltıldı. 2019'un ortalarına gelindiğinde yıkım hızlı ilerledi ve bina zemin üstünde birkaç kata kadar indirildi. Bugün itibarıyla Tower Plaza'nın büyük oranda yıkılmış olduğu ve eski plazanın kalıntılarının kaldırıldığı görülüyor. Ancak yıkım süreci 2019'da başlamış olmasına rağmen hala tamamen bitmiş değildir" şeklinde konuştu.
"MİLLİ SERVET FİİLEN HEBA EDİLDİ"
Rodoplu Şimşek, Tower Plaza sürecinin yaklaşık 30 yıla yayıldığını ve kamu güvenliği açısından risk oluşturduğunu dile getirdi. Rodoplu Şimşek, "Hukuka rağmen üretilmiş yapıların kentlerimize ve kamu kaynaklarına nasıl ağır bedeller ödettiğinin somut bir göstergesidir. Bilimsel şehircilik ilkeleri ve yargı kararlarıyla ortaya konulan hukuka aykırılıklara rağmen sürdürülen plan değişiklikleri, yapının daha inşa aşamasında tartışmalı hale gelmesine, kısa sürede işlevsiz kalmasına ve nihayetinde yıkım sürecine sürüklenmesine neden olmuştur. Yaklaşık otuz yıla yayılan bu süreçte; ekonomik ve kamusal değer üretmesi beklenen bir yapı, kamu güvenliği açısından risk oluşturan, uzun süre atıl kalan ve sonunda yıkılarak milli servetin fiilen heba edildiği bir örneğe dönüşmüştür. Bugün hâlâ kesinleşmiş bir plan kararının bulunmaması ise, hukuka aykırı planlama tercihlerinin yalnızca geçmişte değil, gelecekte de kentler için belirsizlik ve kayıp üretmeye devam ettiğini göstermektedir. Bu deneyim, imar planlarının ve yapı üretim süreçlerinin; kişisel ya da dönemsel beklentilerle değil, kamu yararı, hukuk devleti ilkesi ve bilimsel şehircilik esasları temelinde ele alınmasının zorunluluğunu açık biçimde ortaya koymaktadır" dedi.
Bursa Bölge, 2026.01.13 15:39