Bursa İmam Hatip Okulları Mezunları ve Mensupları Derneği (BİHMED) Başkanı Kadir Oruç, "28 Şubat darbesine zemin hazırlayan, tasarlanması ve uygulanmasına katkı sağlayan tüm şahıs ve kuruluşlar yargılanmalı ve hesap vermelidir." dedi.
Oruç, BİHMED binasında düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, 28 Şubat süreciyle Türkiye'nin aydınlık yarınlarının kesilmeye çalışıldığını ve ülkenin büyük ölçüde zarar gördüğünü söyledi.
Ekonomik ve siyasi baskılar, darbeler ve 15 Temmuz darbe girişimi planlayanların 28 Şubat darbesiyle bağlantılı olduğunu ifade eden Oruç, 28 Şubat postmodern darbesinin brifinglerle dizayn edilen bir kısım medya, sermaye, akademik, askeri ve siyasi bürokrasinin emelleriyle örgütlendiği zihniyetin ürünü olduğunu aktardı.
28 Şubat'ın toplumsal yapıda ve ekonomideki tahribatının büyük olduğunu belirten Oruç, "Darbenin ardından gelen 2001 kriziyle ülkenin kalkınması gecikmiş, bizi birçok Avrupa ülkesinin gerisine itmiştir. Bugünkü ekonomik güce ulaşmak yıllar almıştır. 28 Şubat 1997 tarihinde yapılan MGK toplantısıyla Refah-Yol hükümetinin başbakanı istifa ettirilmiş, kesintisiz 8 yıllık eğitim hilesiyle imam hatiplerin orta kısımları kapatılmıştır. Katsayı uygulamasıyla imam hatip mezunlarının üniversiteye girişi önlenmiştir. Üniversite girişlerindeki ikna odalarında başörtülü kız öğrencilere fiziki ve psikolojik taciz uygulanmıştır." diye konuştu.
Oruç, 28 Şubat sürecinde üniversiteyi kazanan başörtülü kız öğrencilerin kayıtlarının yapılmadığını ve kayıtları olanların da üniversitelerden atıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:
"Batı Çalışma Grubu marifetiyle devlet kurumlarından, belediyelerden, askeri birliklerden, vakıflardan, derneklerden ve birçok alandan muhafazakar insanlar tasfiye edilmiş, fişlenerek kara listeye alınmıştır. Milli savunma ve yargı mensuplarına brifingler verilerek özgür ordumuz ve bağımsız yargımız tehdit edilmiş, baskı altına alınmıştır. Dönemin Genel Kurmay 2. Başkanı bizzat Bursa'ya gelerek şehrin valisiyle beraber süreci yakın takibe almıştır. İmam hatip okulları kapatılması çalışmaları başlatılmış ve Türkiye'de ilk kapatılan imam hatip lisesi Bursa Yeşil Kız İmam Hatip Lisesi olmuştur. Hem ülkemizde hem de Bursa'da bu ve buna benzer zulümlerin uygulandığı 28 Şubat darbesinin unutulmaması bizler için çok önemlidir. Bu nedenle 28 Şubat darbesine zemin hazırlayan, tasarlanması ve uygulanmasına katkı sağlayan tüm şahıs ve kuruluşlar yargılanmalı ve hesap vermelidir. Halkımız darbelere karşı bilinçlendirilmeli, toplumumuzun milli ve manevi bilinci güçlendirilmelidir."
28 Şubat döneminde BİHMED başkanlığı yapan İbrahim Güney, "28 Şubat zulmünü iliklerimize kadar yaşadık. 28 Şubat zulmünün sac ayaklarından bir tanesi imam hatip liseleri, din eğitimi ve baş örtüsü üzerinden yürütüldü. O dönemde biz işin tam içerisindeydik. Bu bahsetmiş olduğum projelerden bir tanesi imam hatiplerin kapatılmasıydı. O dönemin genel kurmay ikinci başkanı Bursa'ya gelerek, dönemin valisi Orhan Taşanlar ile birlikte Bursa'daki imam hatip okullarının kapatılması, baş örtüsü yasağının uygulanması ve din eğitiminin engellenmesi hususlarını takip etti. Bursa'da ilk kapatılan imam hatip lisesi de Yeşil Kız İmam Hatip Lisesi oldu. Okulumuzda hem Kur'an-ı kerim okunuyor, hem de okula baş örtülü öğrenci almıyorlardı. O dönemde derse giremeyen öğrenci Dilek Gürgen, okul bahçesinde dersini çalışırken trafik kazası geçirdi. Bu kaza neticesinde bir ayağını kaybetti. Devletin trafik vakfının her Türk vatandaşına vermiş olduğu yardım Dilek kardeşimize de çıktı. Bunu en son valinin onaylaması gerekiyordu. O dönemin valisi, öğünerek basına şöyle bir demeç vermişti: 'Ben bu kişinin yardımını engelliyorum. Çünkü bu imam hatip öğrencisi'. Buna benzer bir çok trajedi yaşandı" dedi.
28 Şubatta çaresizliği gördüklerini söyleyen post modern darbe mağduru Mutlu Keskin, "Bursa'da Yeşil İmam Hatip Lisesi önüne gittiğimizde, velilerin, öğrencilerin, öğretmenlerin ve idarecilerin çaresizliğini gördük. Bazı aileler çocuklarının başını açıp içeriye girmesini istiyor, öğrenciler girmek istemiyordu. Çocuklar ağlıyor ve üzülüyordu. Veliler de ağlıyordu. Polisler öğrencilerin okula girmesini engelliyordu. Biz polisin çaresizliğini gördük. Ben gizli gizli ağlayan polisleri gördüm" dedi.
Basın açıklamasının ardından katılımcılara BİHMED'in 28 Şubat ile ilgili hazırladığı sinevizyon gösterisi izletildi. Toplantı, soru cevap bölümünün ardından sona erdi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2018.02.27 13:27