Son zamanlarda vize danışmanlık şirketlerine yapılan başvurular arttı. Ekonomik krizin de etkisiyle Türkiye'de vatandaşlar yurtdışına gitmek ve yerleşmek istiyor. Edmina Turizm ve Vize Danışmanlığı firmasının sahibi Dilek Arslan, Bursada Bugün'e konuşarak, özellikle gençlerin çalışma vizesi başvurularının yoğunlukta olduğunu söyledi.
FADİME NİSA SAYAR / BURSADA BUGÜN
Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere dünyanın farklı ülkelerine iş, seyahat ve oturum vizeleri için yapılan başvurular Türkiye'de son dönemde yoğunlaştı. Özellikle gençler son yıllardaki ekonomik kriz nedeniyle Türkiye'den gitmek istiyor. Vize Uzmanı Dilek Arslan, vize işlemlerinin nasıl yürütüldüğü konusunda Bursada Bugün'ün sorularını yanıtladı.
Dış ticaret alanında uzun yıllar çalıştığını ve Avustralya'da 6 yıl yaşadığını belirten Dilek Arslan, 2011 yılında Türkiye'ye döndükten sonra 4 yıl süresince özel bir vize danışmanlık ofisinde vize uzmanı olarak çalıştığını söyledi. Ardından 2015 yılında KOSGEB desteğiyle kendi vize danışmanlık şirketini açtığını belirten Arslan, şimdi Bursa'daki büyük fabrikalara ticari vize hizmeti sunduklarını aktardı.
Vize Uzmanı Dilek Arslan ile yaptığımız röportajın detayları şöyle;
- Vize almak için size gelen kişiler nasıl bir süreçten geçiyor, ne tür şeyler isteniyor?
"Pandemiden sonra ve özellikle bu ekonomik kriz nedeniyle çok fazla gitmek isteyen insan oluyor. Ama şu anki süreç, pandemiden öncesine göre çok daha zorlu bir süreç. Şu an gelen birisi bekarsa ve daha önce de hiç girişi yoksa Avrupa Birliği ülkelerine bu bir sıkıntı oluşturuyor. Ama daha önce vizeleri olanlarla ilgili herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Çalışıyorsa ve maddi durumu da iyiyse sorun yaşamıyoruz. Yani AB ülkeleri diyor ki bu kişi Türkiye'ye tekrar dönecek, buna inanması gerekiyor. Bizim şu anda ağırlığımız Schengen vizeleri. Ama ABD, Avustralya, Kanada gibi aklınıza gelebilecek tüm dünya ülkelerine vize danışmanlığı yapıyoruz. Turistik, ticari geziler, aile ziyareti gibi alanlarımız var. Erasmus ve öğrenci vizeleri gibi konulara girmiyoruz. Çünkü onların prosedürleri farklı ve öğrencilerin de çok fazla parası olmadığı için onlar kendileri en azından yapabiliyorlar. Artık Almanya, İtalya, Yunanistan, Avusturya gibi ülkelerin birçoğu Bursa'ya da geldi. Daha önce hepsi İstanbul'daydı, yaklaşık 3-4 senedir buradalar.
Biri geldi ve örneğin bize dedi ki Fransa'ya gitmek istediğini söyledi. Bizim ona öncelikle sorduğumuz şey daha önce giriş-çıkışının olup olmadığı. Ne iş yaptığı, ne zamandır çalıştığı, maaşının bankaya yatıp yatmadığı... Onun dışında randevu sıkıntımız var şu anda AB ülkelerinde. Çok fazla talep olduğu için örneğin Fransa'nın randevuları şu an 11-15 Ağustos bandında. Birçok ülke daha açmadı ve kotayı düşürenler de var. Hollanda mesela 6 Eylül gibi randevu tarihi veriyor şu anda. Bu vize randevusu, gidecek olan kişiler için öncelikle biz vize randevusu oluşturuyoruz. Ondan sonra da seyahat planlaması yapıyoruz. Randevu olmadan seyahat planlaması yapamayız. İşlem süreleri de her ülkenin farklı. Şu an en kısa sürede çıkanlar Yunanistan ve İtalya. Bunun dışındakiler ortalama 10 gün ile 2 hafta arasında sürüyor. Bazı denizaşırı ülkeler daha da uzun sürebiliyor. Bu şekilde gelenlere yardımcı oluyoruz."
- Maddi açıdan süreç nasıl işliyor?
"Şu an Türkiye'de bir tatil düşündüğümüzde 15-20 bin lira arasında bir maliyeti oluyor, belki daha da fazla olabilir. Ama yurtdışında mesela 3-4 günlük bir Yunanistan turu 200 euro'ya da var, 250 euro'ya da var. Biz Jolly turun vize işlemlerini de sağlamaktayız, İtalya'da da bir haftalık klasik turun fiyatı 800 euro."
- Vize işlemleri için ortalama ne kadar para ödeniyor?
"Bursa'da şu an her firmanın farklı bir tarzı var. Herkes bu işi yapmaya çalışıyor ama vize farklı bir iştir. Mesela Almanya'yı biz 175 euro'ya yapıyoruz. Ama bunu 150 euro'ya da 185 euro'ya da yapan var. Ayrıca bir de seyahat sağlık sigortası yapılması lazım. İstanbul'da yapılan vizelerde durum daha farklı, çünkü orada acenteye de bir ödeme yapmanız gerekiyor bu işlemler için. Sizin işinizi sağlam yapan bir acenteyle çalışmak zorundasınız ki İstanbul'da parmak izine gittiğiniz zaman acente bunu karşılasın."
- Çalışma vizeleri nasıl alınıyor?
"Çalışma vizelerine bakmıyoruz, çünkü her vizecinin farklı bir alanı var. 90 günü aşan seyahatlerde biz acenteler aslında destek sağlayamayız. Sadece kişiye evrak bilgisi verir, başvuru formunun doldurulmasında destek sağlayabiliriz belki. Ama bunun dışında bir şey yapılamaz, çünkü 90 günün üstü konsolosluklardan direkt randevu alıp görüşülen işler. Görüşmeye gidiliyor ve orada onaylanırsa süreci kişinin kendisi takip ediyor zaten. Çünkü kısa süreli çalışma vizeleri ya da uzun süreli oturumlar, iş başvurularının onaylanma süreci, evrak süreci, denklik belgeleri vesaire çok daha uzun, meşakkatli ve pahalı işler."
- Son dönemde gençlerin talepleri nasıl?
"Çok yoğun talep var. Çocuklar çaresiz ve burada bir şeyler yapmak istiyor ama biliyor ki bunun karşılığında çok da bir şey alamayacak. Şu an evlenmek istese bir genç evlenemez bu koşullarda. Büyük sıkıntı var şu anda. Kendi ailesini geçindirebilecek kadar bir erkeğin maddi geliri olması gerekiyor. Ama şu anki koşullarda bu maalesef ki çok zor. Özellikle çalışma izni ve hani gideyim de nasıl gidersem olur diye geliyor gençler. Bu sorunlar çok yoğunlukta geliyor. Biz onlara diyoruz ki koşulların düzelmediği sürece burada ya örgün eğitimde okumanız lazım ya düzgün bir işinizin olması lazım. Burada da bir şeyler yapmalarını tavsiye ediyoruz, çünkü AB ülkelerinin belki çalışma koşulları Türkiye'den iyi ama orada da bir dilinizin, tecrübenizin olması lazım."
- Vize başvurusunda bulunacak gençlere tavsiyeleriniz nedir?
"Buradaki eğitimlerini güzel bir şekilde tamamlamaları lazım. Burada eğitimleri sağlam olursa, özellikle dil eğitimleri, İngilizce, Almanca gibi, yapacakları işle alakalı yardımı olacaktır. Çok çalışmaları lazım, burada bir zemini oluşturduktan sonra bunun üzerine yüksek lisans, dil eğitimi, master olabilir. Bir iş olabilir. Mesela Almanya'daki akrabalar diyorlar ya, sen vizeni al gel, işin hazır. Aslında böyle değil durum. Çünkü oradaki işverenin buradan götüreceği personel için Çalışma Bakanlığı'ndan izin alması gerekiyor. Oradaki prosedür de fazla ve uzun olunca birçok firma bunu yapmak istemiyor. Buradaki insanlar da bir şekilde kendimi atayım da nasıl olursa olsun diye bakıyor. Ama maalesef bu şekilde başvurular kabul edilmiyor."
- Başvurunun ret şeklinde sonuçlanma olasılığı nedir, ne kadar oranda ret geliyor?
"İnsanların şöyle bir talebi oluyor, 'Kesin çıkar mı vizem?'. Bir garanti bekliyorlar bizden. Ama biz de diyoruz ki biz konsolosluk değiliz, vizeyi biz basmıyoruz. Size sadece olasılıkları söyleyebiliriz. Zaten bu bir şans aslında. Çünkü atıyorum konsoloslukta 20 tane memur çalışıyorsa, evrakınızın kime düşeceği belli değil. Oradaki kişinin inisiyatifinde sizin değerlendirmeniz. Ona inandırıcı gelirseniz, o vizenizi onaylayabilir. Ama daha önce yurtdışına çıktıysanız, çalışıyorsanız, kaynaklarınız varsa o zaman zorluk çıkartmıyorlar. Ama şüpheli gördüğü durumlarda, giden kişinin ülke topraklarını terk etmeyebileceğini düşündüğünde tabii ki ret gelebiliyor. Bu durum ticari vizelerde yüzde 1'dir belki. Bunları da yaşıyoruz elbette. Yani firmada çalışıyor, şirket garantisi altında olan, her şeyi iyi durumda ama 2 kere ret aldığımız durumlar oluyor. Bunlar da olasılıklar."
- En çok hangi ülkelerden ret geliyor?
"Almanya ve Fransa'nın vize ret oranları daha fazla. Çünkü mesela Fransa daha önce çok daha kolaydı. Ama sonradan herhalde diğer ülkeler Fransa'ya her gelene vize verilmesine karşı çıktıkları için orada da sorunlar yaşıyoruz. Bunun dışında İsviçre, Polonya, Çin, Avusturya gibi ülkeler zaten zor ülkelerdir."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2022.08.06 09:58