Spor yazarları Bursaspor Gençlerbirliği maçı için ne yazdı?
Bu işte bir terslik var
Süha GÜRSOY/Bursa Hakimiyet
Kombineye ilgi az oldu dendi anladık. Taraftar tribün yerine cezaevi koridorlarını arşınladı onu hepten kabul ettik. Bilet fiyatları çok yüksek geliyor eleştirilerini anlayışla karşıladık. TFF'nin tutumu seyirciyi futbola küstürüyor seslerineyse kulak asmadık ama... Gençlerbirliği maçında Atatürk Stadı'nın halini görünce bu işte bir terslik var demekten de kendimizi alamadık. Maç sanki Ankara 19 Mayıs Stadı'nda oynanıyor, bizim de haberimiz yok. Atatürk Stadı'nın koltukları hiç bu kadar boş kalmamıştı. Bu işin yağmurla çamurla, biletle, TFF'nin uygulamalarıyla ilgisi yok. 12. adam bazı şeylerden rahatsız ve bunu açıkça dile getiriyor. Her koltuğun boş kalmasına bir anlam yüklenebilir ancak, Teksas'ın boş kalması düşündürücü. Herkes bundan ders çıkarmalı.
Ozan, Batalla ve açık U-17 takımı
Mustafa TUNÇAKIN/Bursa Hakimiyet
Zordan kolaya geçişi, sıkıntılı da olsa iyi başardı Bursaspor. Üst üste gelen acıtmalı iki yenilgili geçmişi, yine üst üste gelen iki belalı geleceği "Galatasaray, Trabzon" arasında sıkışan Bursaspor için üç puan gecenin olmazsa olmazıydı.
İşte böylesine kritik bir maçta ligin zayıfı Gençlerbirliği'nin denk gelmesi de ayrı bir şans doğrusu.
Buna rağmen ilkyarı Herve Tum ve Mununga ile Bursa ceza sahasında terör estiren Gençlerbirliği, kaleyi ve direkleri yoklamasıyla yürekleri ağzımıza getirdi. "Eyvah Eyvah"ı izler gibiydik sanki.
Bu da bir gerçek.
Mesaj'ınız var
Orhan GÜNEY/Olay
Her anı mesaj dolu bir maçtı...
Bir gün önce yakılan tribünlerin boş kalması, yağmura inat maratona gitmeyen 30 civarında taraftarın yaptığı şov, Bursaspor'un tam iki sezon sonra 4-0'ı yakalaması, 5 maç sonra 11'de şans bulan kampın yıldızı Stepanov'un, Bursaspor formasıyla ligdeki ilk golünü atması, 21 yaşındaki Serdar Aziz'in sahaya kaptan çıkması, antrenmanlara bile tıraş olmadan gelmeyen Ertuğrul Sağlam'ın sakal bırakması ve karşılaşma sonunda tribünleri dolaşması...
Kulübe yakın bir arkadaşım, lig başlamadan önce demişti ki; "Bursaspor'un şampiyon yolunda tek rakibi var; O da kendisi."
Beyaz sayfa ancak böyle açılır
İlhan ÖZTAT/Olay
Bursaspor dün gece Gençlerbirliği ile lig tarihinde 55'inci kez karşı karşıya geldi...
İki takım arasındaki 54 maçın bilançosu şöyle:
20 galibiyet, 17 beraberlik, 17 yenilgi...
78 gol Gençler'in, 65 gol Bursa'nın kalesinde...
Görüldüğü gibi Timsah bir adım önde...
İyi de bu istatistiklerin anlamı ne?
Sir Alex Ferguson , "Futbol istatistikleri mini eteğe benzer. Birçok şeyi gösterir ancak asıl merak edileni göstermez" der...
Burada merak edilen ne?
Skor...
Yani...
Merak edilen:
4-0...
Son iki yenilginin ardından beyaz sayfanın kapağını açmak için Gençlerbirliği gibi bir rakip aslında en büyük tehlikeydi...
İnkâr eden mi var?
Batalla'dan önce, Batalla'dan sonra!
Engin AKSÖZ/Olay
Dünkü maçın skorundan daha önemliydi seyircinin maça gösterdiği olağanüstü ilgisizlik!..
Tam 45 yıldır önce taraftar, sonra medya emekçisi olarak Bursaspor'un peşindeyim. İlk kez tribünlerin bu kadar boş kaldığına tanık oldum. Seyirci sanki Bursaspor'a bir şekilde küstü ya da küstürüldü. Gerçekten anlayabilmek çok zor. Oysa bu taraftar ne soğuk havalarda, ne göz gözü görmez tipilerde tribünleri sol koltuğuna kadar doldurmuştu.
Yeni çıkan 'Sporda Şiddet Yasası'yla şike soruşturmasında Fenerbahçe'nin kollandığı kanaati tek başına neden değil.. Taraftarın 'bilet fiyatları pahalı, bir haftada iki maça para yetiştiremiyoruz' yakarışına kesinlikle kulak verilmeli. Asgari ücrete çalışan birisinden 'evine ekmek alma, maça gel!' diyemezsiniz. Önce karnı doyacak ki, eğlenmeye hakkı olsun.
Taraftarı yok ruhu var!
Beytullah SÜAT/Olay
Boş tribünler önünde oynanan maçta Bursaspor, Gençlerbirliği'ni rahat geçti.
Beşiktaş ve Sivas mağlubiyetlerinin ardından toparlanmak isteyen yeşil beyazlılar, Başkent temsilcisini Ozan İpek (2), Stepanov ve Turgay'ın golleriyle mağlup ederek nefes aldı.
Atatürk Stadı'na girer girmez şok yaşadım.
Zannedersiniz ki, Bursaspor lig değil hazırlık maçı oynayacak.
İlk kez tribünlerde bu kadar boşluklar ı.
Beşiktaş ve Sivas'a üst üste mağlup olmuşsun ve bir de böyle tabloyla karşılaşmışsın.
Futbolcuyu oyuna konsantre edebilmenin ne kadar zor olduğunu herhalde anlatmamıza gerek yok.
10 numara yedek!
Serkan YETİŞMİŞOĞLU/Bursa Gerçek
Gol olup yağdık... Dört köşe olduk... İki haftanın açısını çıkardık... 4x4 Timsah... Bu tür başlıklar daha da çoğaltılabilir.
Ama bu maçı bana bir cümleyse özetle derseniz, kimse kusura bakmasın; "Batalla'dan önce (B.Ö.) ve Batalla'dan sonra (B.S.)" derim...
Çünkü ilk 44 dakikada yüreğimiz kaç kez ağzımıza geldi. Allah'tan yan direk ve rakibin beceriksizliği vardı da, skor değişmedi. Ozan İpek'in uçarak attığı gol; bize İnönü'deki 3-2'lik Beşiktaş zaferini hatırlattı.
Gençler'in oyununu bozan Ozan, ikinci yarıda sol kanadı çok iyi kullanmak için adeta Batalla'yı bekledi.
Ayrıca Süper Bücür'ün yerine ilk 11'de tercih edilen İnsua 64 dakika resmen saç baş yoldurdu.
Sivas'ta dökülen Pablo Martin ise, öyle bir hırs yapmış ki, 18 dakikada 3 asiste birden imza atarak, maç tek başına kopartan isim oldu.
Şimdi bu Sinyor Asistan önünde ayağa kalkıp önümüzü iliklemeyelim de ne yapalım!
Ozan İpek sezonu açtı!
Ercüment ŞAHİN/Bursa Gerçek
Beklendiği gibi Bursaspor 3 puanı kazandı. Daha önemli olan, bu galibiyetin şekliydi.
Baştan sona kadar üstün taraf ev sahibi takımdı. Gençlerbirliği'nin 'Catenaggio' anlayışı ilk yarının son dakikasına kadar sürdü ve Ozan'ın şık kafa vuruşuyla son buldu.
Az sayıdaki taraftarın desteğiyle oyuna coşkulu başladı Bursaspor. Son yıllarda bu kadar yüksek oranda top kazanan takım görmedim ben. Mükemmele yakın bir forchecking ile Başkentlilere nefes aldırmadı.
'Bu akşam sana puan yok' mesajını aldı Gençler! Ne yazık ki bu kazanılan toplar gol olarak karşılığını bulamadı. Sağ ve sol kanatlardan yapılan ortalarda son vuruşlarda isabet bulamadılar. Son iki haftada yok olan morale rağmen, bu kadar coşkulu bir başlangıç kimse beklemiyordu herhalde.
Taraftarsız maç, yapraksız ağaç
Erdoğan PAÇİN
Timsahlar Gençlerbirliği'ni 4 golle devirmeyi bildi, buraya kadar sorun yok. Ama benim anlam veremediğim ve lig başladığından beri düşündüğüm bir şey var. Boş tribünler ve bunu kimsenin hala görmemesi, ya da görüp önemsememesi. Bana göre taraftarsız maçlar yapraksız ağaçlara benziyor. Ne yağmurdan nede güneşten koruna biliyorsunuz. Mutlu olamıyorsunuz...
Koskoca Bursa şehri ve maçta yok denecek sayıda taraftar. Neler oluyor ya da bu gidişin yönü nedir diye bir Allahın kulu hala kılını kıpırdatmıyor. Yaptığı şovlarla dünya medyasında dahi büyük yer alan Teksas taraftarı maça gelmiyor. Bilet fiyatları taraftarın dediği gibi hiçte makul değil. Gençlerbirliği maçı 4 gol var ama maalesef sevinci paylaşacak taraftar sayını neredeyse bir avuç kadar. Maç bilet fiyatlarını incelediğimizde olayın netliği yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Örneğin kapalı kale arkası 25TL, maraton ise 40 TL. Bu fiyatlar iyimi diyorsunuz? Hemen cevap vereyim; bu rakamlar bence çok fazla. Olay sadece rakamda değil taraftar inanılmaz derecede küstürülmüş durumda. Bursaspor'u en zor gününde bile yalnız bırakmayan hatta adliyelerde ifadeler veren, deplasmanlarda ve özellikle İstanbul'da taşlanan ve bıçaklanan, harçlığından artırıp stada koşan taraftar şimdi neden maça gelmiyor. Bunu ciddi olarak herkesin düşünmesi lazım. Taraftarın olmadığı maçta atılan 4 gole çokta sevinemiyorsunuz bile. Dolu tribünlerin yaptığı tezahürat ve şovlar aklınıza gelince gerçekle yüz yüze kalıyorsunuz. Burada kimseyi ya da Bursaspor yönetimini hedef göstermek amacında değilim. Ama ortada ciddi bir sıkıntı var. Kimse Lig TV maçı veriyordu da ondan maça gelen yoktu yalanının arkasına da sığınmamalı. Bu taraftarı bu kadar küstüren nedenleri herkes acilen masaya yatırıp bence tartışmaya başlamalı.
Taraftarın olmadığı, şovların ve tezahüratın olmadığı bir maçta ne yaparsanız yapın keyif alamıyorsunuz. Taraftarın gönlünü almak için birileri artık kılını kıpırdatırsa ve özellikle bilet fiyatları konusunda da makul rakamların belirlerlenmesi sağlanırsa en azından biraz yol alınır. Bursaspor taraftarı her zaman için üzerine düşeni yapma büyüklüğünü gösterirken şimdi maçlara kimsenin gelmemesini araştırmak lazım. Maç kritiği yapmaktansa tribünün neden boş olduğunun kritiğini yağmak daha makul geliyor bana. Bunun için taraftarı kucaklayacak ve gönlünü alacak biri olmalı. Bu büyük taraftarın artık isteklerine kulak vermenin zamanı geldi de geçiyor. Daha da geç olmadan gereken yapılmalı. Taraftarsız maçlar yapraksız ağaçlara benziyor yapraksız ağacın gölgesinde kim oturmak ister ki?
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Spor, 2011.10.01 10:28