MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulunuyor. Bahçeli, "Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Asırlar öncesinde olduğu gibi devletimizin küresel güç olması için yeni bir imkan doğmuştur. Türk ve Türkiye'ye yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır." ifadelerini kullandı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM), partisinin grup toplantısında iç ve dış gündeme ilişkin konuştu.
"DEVLETİMİZİN KÜRESEL GÜÇ OLMASI İÇİN YENİ BİR İMKAN DOĞMUŞTUR"
Devlet Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:
"Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Asırlar öncesinde olduğu gibi devletimizin küresel güç olması için yeni bir imkan doğmuştur. Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde tereddütsüz Türkiye, terörsüz Türkiye hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat, bir yol haritasıdır. Aynı şekilde tereddütsüz Türkiye, terörsüz Türkiye hedefi, önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır.
"TÜRK-İSLAM COĞRAFYALARINDA SAVAŞLAR BİTSİN İSTİYORUZ"
Evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla aynı kıbleye dönmenin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk-İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyoruz. Bu zulmetin son bulmasını diliyoruz.
Tekraren vurguluyorum ki Selçuklu Devleti'nin bayrağında iki yöne bakan çift başlı kartaldan Osmanlı'ya ve Cumhuriyet'e miras kalan stratejik vizyon hepimize rehber olmalıdır. Bu bir pençesi batıyı diğer pençesi doğuyu kavrayan ve üç kıtada muazzam bir coğrafyayı koruyucu kanatları altına alan ahlak ve asalet simgesidir. Bu mirastan doğan al bayrak, jeopolitiğinin önü de ardına kadar da açıktır. Sonsuza kadar var olacak Türkiye, işte bu vizyondan doğacaktır. Bütün bunlar dünyaya yalnızca başkent Ankara'dan bakarak gerçekleşecektir. Dünyanın Türkçe okunacağı böylesi bir hakimiyet ise asla saldırgan, sömürücü, baskıcı olmayacaktır. Bu gerçeği yalın olarak görmek isteyenlerin 1000 yıllık tarihimize bakmaları yeterlidir.
"ÇIKACAĞIMIZ YOL BİZİ MUTLAKA SÜPER GÜÇ TÜRKİYE'YE TAŞIYACAK"
Dünyadaki gelişmeleri doğru okuyabilen bir görüş derinliğiyle, insanlığın yaşadığı ahlak ve değer buhranını analiz eden manevi yorgunlukla, mazlum toplumlara ait emek, değer ve kaynakların nasıl sömürüldüğünü gören sorgulayıcı bakışla, beşeriyeti rakip değil, gibi değil, Allah'ın emaneti bir kutlu paylaşma vasıtası olarak yorumlayan adalet duygusuyla, bunları akıl, sabır, iman, irade, vizyon, bilgi, dikkat ve sevgi ile oluşacak bir terkiple çıkacağımız yol bizi mutlaka süper güç Türkiye'ye taşıyacak.Bölgemiz barış ve huzur sancağının altında toplanacaktır. Türkiye'miz milletin değer, inanç ve ülküleriyle milli stratejisini kendi çizebilirse ki çok şükür bu yapılmaktadır, işte o zaman insanlık barışa, huzura, adalete biraz daha yaklaşacaktır. Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak öncelikle ülkemize olan sorumluluklarımız kadar İslam toplumlarına ve Türk dünyasına ardından bütün insanlığa da ihmal edemeyeceğimiz sorumluluklarımız vardır ve olacaktır. Bu düşüncemiz asla bir hayal değildir, tarihte Türk devletleriyle yaşanmış, denenmiş ve başarılmıştır, bugün gerçekleşmemesi için de hiçbir neden yoktur. Sözlerimin bu aşamasında sizlerin aziz milletimizin, Türkistan aleminin mübarek Ramazan bayramını bir kez daha kutluyorum. Nevruz bayramımızın yeni bir diriliş ruhuna kaynaklık etmesini temenni ediyorum.Ayrıca Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi bunun sonucunda bir askerimizin ve iki ASELSAN çalışanlarımızın yanında dört kadar Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Bir askerimizin ve iki ASELSAN çalışanlarımızın yanında dört kadar Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmetler diliyorum. Acılı ailelerine, mesai arkadaşlarına, milletimize, dost ve kardeş ülke Katar'a başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
"ULUSLARARASI İNSANCIL HUKUK PAÇAVRAYA DÖNMÜŞTÜR"
Sıcak gelişmelerin alışkanlığına bakarsanız görürsünüz ki akıl, izan ve idrak kaybolmuştur. Kaybolan bir değeri olmadığı yerde arayıp bulmak ise hayal ötesi bir beklentidir. Uluslararası insancıl hukuk paçavraya dönmüştür. Çünkü ne dikkati alan, ne saygı duyan, ne de riayet ve itibar eden kalmıştır. Bilhassa uluslararası barış ve güvenliği korumak, insan haklarını geliştirmek, sürülebilir kalkınmayı temin etmek maksadıyla 24 Ekim 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, tarihin en aciz ve perişan dönemine hapsolmuştur. Fiilen hukuksal işlevini ve bağlayıcılığı iradesini kaybetmiştir.
"KOMŞU COĞRAFYALAR TOZ DUMAN İÇİNDEDİR"
Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail'in eş güdüm halinde İran'a karşı icra ettikleri orantısız, haksız ve gerekçesiz saldırıların 25. gününde komşu coğrafyalar toz duman içindedir. Trump'ın 'İran'ı yok edeceğiz' tehdidi, İran Dışişleri Bakanı'nın Amerikalılara müzakereler sonsuza dek sona ermiştir açıklaması, İsrail Başbakanı'nın şiddet dozajını artacağını söyleyerek savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır.
Siyonist emperyalist haydutluğun dünya için stratejik öneme haiz İran'ın Fars doğal gaz sahasını ve Natanz nükleer tesisini vurması, bunun ardından İran'ın Katar ve Suudi Arabistan'daki rafinelerin yanında İsrail'in nükleer sahası olan Arad ve Dimano'yu misillemede bulunması tansiyonu zirveye çıkarmıştır. Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, 3. Dünya Savaşı'nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımı ile ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babül Mendeb Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş kanalını içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir.
Birinci ve ikinci dünya savaşları öncesinde yoğunlaşan, tahliye vanaları kapalı duran, jeopolitik sıkışmanın ve zora dayalı sertleşmenin devamlı tırmandığı siyasi, askeri ve ekonomik basıncın aynısı, belki daha fazlası bugün müşahede edilmektedir. İran'ın dini liderlerinin devlet ve siyaset hayatında sivrilmiş üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınması husumeti genişletmekle kalmayıp uzun seneler boyunca sürecek itilaf ve cepheleşmeleri de derinleştirmektedir.
"İRAN'IN KOLAY LOKMA OLMADIĞI ANLAŞILMIŞTIR"
28 Şubat'tan bu yana İran İslam Cumhuriyeti'nin kolay lokma olmadığı anlaşılmıştır. Rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen tek yürek halinde birleşen İran halkı saldırılara karşı adeta etten İran İslam Cumhuriyeti'nin kolay birleşen İran İslam Cumhuriyeti'nin kolaylaşmıştır. Rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen tek yürek halinde birleşen İran halkı saldırılara karşı adeta etten duvar örmüştür. Sınırlarımızın diğer yakasında süre gelen savaş göstermiştir ki bir halkı bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden terörsüz Türkiye hedefimizin hem Allah'ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sac ayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş hamdolsun teyit edilmiştir.Terörsüz Türkiye hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar, üstelik milletsiz ve milliyetsiz milliyetçilik anlayışına yaslanarak olmayan olmayan dağı delip bulunmayan suyu akıtanlar, haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi donuk kalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz. Biz yine de onların huzurlu, güvenli, istikrarlı, ekonomik refaha ulaşmış, diplomaside altın çağını yaşayan, güçlenen ve gürbüzleşen Türkiye için harekete geçmelerini bekliyoruz. Terörsüz Türkiye, ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, ülkemin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyudur.
"KUKLA İLE KUKLACI AYNI MALDIR"
Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt'ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yek vücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır, birinin tilleti ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan söküp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir, acımız birdir, amacımız birdir, atimiz birdir, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulamayacak kardeşliğin nişanesidir.
"HEPİMİZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'YİZ"
Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'yiz. Coğrafyalar deprem geçirirken, jeopolitik fırtına devleşmişken, savaş ve çatışmalar dönemi hızla tetiklenmişken, bize başkasından fayda yok diyeceğiz, onun bunun şeytan planlarına aldırış etmeyeceğiz. Kimlik siyasetinin sonu yoktur, etnik ve mezhep temelli kamplaşmanın kazananı yoktur. Etnik ve mezhep temelli kamplaşmanın kazananı yoktur. Ancak 'her şeyden önce Türkiye' demenin beka düzeyinde önceliği vardır ve olacaktır.
"SÜRECİ BOĞMANIN ALEMİ YOKTUR"
Terörsüz Türkiye hedefimiz kapsamında ihtiyaç duyulan ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir. Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, vehimleri teşvik edecek, kırılganlıkları arttıracak, sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır. 10 yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış, terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak faydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır. Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2026.03.24 11:02