Bursa'da düzenlenen 'Adalet İstiyoruz', yürüyüşüne katılan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, seçimlere şaibe karıştığı yönündeki iddiaları değerlendirdi. Oylara asıl sahip çıkması gereken siyasi partilerin gerekli organizasyonu yapmadığını ve sandığa sahip çıkmadığını ifade eden Feyzioğlu, "Gerekli önlemi almayıp, 'vah' demenin yurttaşın oyuna yararı yoktur. İzin veren siyasi partileri kınıyorum" dedi. Fevzioğlu ile birlikte yüzlerce avukat, adalet için güvercin uçurdu.
Rabia DENİZ/BURSADABUGUN.COM
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Bursa Barosu'nun 5 Nisan Avukatlar Günü'nde düzenlediği 'Adalet istiyoruz' yürüyüşüne katıldı. FSM Bulvarı'nda başlayan yürüyüş, Nilüfer'deki Gençlik Parkı'nda sona erdi. Yürüyüşe yüzlerce avukat katılırken, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, Ankara Barosu Başkanı Sema Aksoy ve akademik oda temsilcileri de yürüyüşte yer aldı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Ergenekon'un gerekçeli kararından Başbakan'ın "Anayasa Mahkemesi'nin Twitter kararına saygı duymuyorum" açıklamasını ve seçimlere şaibe karıştığı yönündeki iddiaları değerlendirdi.
"İZİN VERENLERİ KINIYORUM"
Seçimlerden önce sandıklara şaibe karışacağını iddia eden siyasi partilerin seçim günü sandık organizasyonu yapmayıp, gerekli önlemleri almadığını savunan Feyzioğlu, sert konuştu. Oylara asıl sahip çıkması gereken, siyasi partilerin gerekli organizasyonu yapmadığını ve sandığa sahip çıkamadığını ifade eden Feyzioğlu, "Seçimin hukuka uygunluğu için barolar üstün gayret gösterdiler. Barolarda kriz masaları kuruldu. Ankara'da kıl payı durum görülüyor. Biz 750 avukat arkadaş seçim gecesinden den beri Ankara'da yurttaşın oyuna sahip çıkmak için ter döktük bu mücadelenin tarihi yazılır. Meslektaşlarım destan yazdılar. Sonradan pişmanlıklar işe yaramıyor mademki seçime bir takım sıkıntıların karıştırılacağını aylardır biliyorsunuz. Bu iddiayı ortaya atanların dört dörtlük organizasyonu yapmayıp ardından vah demenin yurttaşın oyuna yararı yoktur. Müşahitleriniz tutanakları okumadan imzalarsa olan yurttaşın oyuna olur ve sandığa da soru işareti koyulur. Bu demokrasiye olan inancı azaltır. Madem ki demokratik standartları düşük olan bir ülkede yaşadığımızı söylüyoruz bu iddianın sahipleri sandığa sahip çıkmalıydı. Eğer sahtekarlık yapıldıysa sonuna kadar takipçisi olacağız bunun yapılmasına organizasyon tutukluğu sebebiyle izin veren siyasi partileri de emek veren meslektaşlarım adına kınıyorum. Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz" diye konuştu.
"İKTİDAR TAHAMMÜLSÜZ"
Başbakan Erdoğan'ın "Anayasa'nın Twitter kararına saygı duymuyorum" yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Feyzioğlu, "Üzücü bir cümle yargı kararlarına saygı duymak öncelikle yürütme ve yasama organının görevidir. Anayasa kararları herkesi bağlar. Bir ülkenin başbakanı da anayasanın kararına saygı duymuyorsa silsile halinde aşağıya doğru Türkiye'de hukukun üstünlüğünün tartışıldığı hatta askıya alındığı anlamına geliyor. Ayrıca seçim sonrası balkon konuşmasının ardından basın mensuplarına karşı takılan tutum da tahammülsüzlüğün göstergesidir. İster Cumhurbaşkanı ister Başbakan gazetecileri ve yurttaşı azarlamak kimsenin haddi değildir. Biz o tahammülü bugün siyasi iktidarında görmeye zorlanıyoruz. Biz gerekli müracaatları yapmıştık. En son Youtube ile ilgili verilen açılmasına ilişkin kararına asliye ceza mahkemesinin kaldırıldığını öğrendik. Bizim hukuka güvenmekten başka çıkış yolumuz yok Türkiye'de hangi soruna el atsanız hukukun üstünlüğünün ortadan kaldırılması var. Siyasetin de yıpratılmasının arkasında hukukun üstünlüğüne sahip çıkılmaması var 83 bin meslektaşımıza hukukun üstünlüğü mücadelesinde birer nefer olarak çalıştığı için teşekkür ediyorum" dedi.
"İŞİMİZ SİYASET DEĞİL SİYASETE HUKUKU ÖĞRETMEK"
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Feyzioğlu, siyasete girip girmeyeceği yönündeki soruya ise, "Bu son derece spekülatif bir sorudur. Barolar siyaset kurumunun yasama ve yürütme organının güven yitirmesine bağlı bir şekilde en güvenilir yapılar olmuştur. Kutup yıldızı olarak bizlere bakmaktadır. Türkiye'yi bir arada tutmak ve evrensel dilini tüm Türkiye'ye hakim kılmak için daha aktif bir Barolar Birliği göreceksiniz. Türkiye elden giderse bütün sandalyeler anlamsızdır biz Türkiye mücadelesi, hukukun üstünlüğü mücadelesi veriyoruz.. Bu gurur bize bulunduğumuz yerlerde çok daha hizmet yapma görevi yüklüyor. Bizim işimiz siyasetçilere hukukun üstünlüğünü öğretmektir" ifadelerini kullandı.
Metin Feyzioğlu, Ergenekon'un gerekçeli kararıyla ilgili olarak ise, "Önce gerekçeyi yazsalardı mahkumiyet kararı da veremeyeceklerdi. Bizzat yasama organı tarafından antidemokratik olduğu için kaldırılmış bir organa itibar etmek mümkün değil bunu dünya söylüyor artık bu mahkemeler antidemokratik yapılardır bunların gerekçeleri de çok doğru düşünmek saflık olur" açıklamasını yaptı.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2014.04.05 13:52