Memur-Sen Bursa Kadınlar Komisyonları, yaptığı basın açıklaması ile 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutladı. Memur-Sen Bursa Kadın Komisyonları Başkanı Neriman Tok Çokgezer, "Pankartlara gerilmiş, kadın hakları sloganlarının ötesinde, cinsiyetçilik ve feminizm bariyerlerini aşan, 'Öteki' yaratmayacak bir mücadele dili geliştirmek ve yürütmek zorundayız" dedi.
8 Mart'ın emeklerine sahip çıkmak için 160 yıl önce ABD'de greve giden ve fabrikada yanarak can veren 126 kadın dokuma işçisinin ölüm yıl dönümü olduğunu hatırlatan Memur-Sen Bursa Kadın Komisyonları Başkanı Neriman Tok Çokgezer, "Kadın işçileri anmak için başlayan 8 Mart, zamanla kutlama programlarına evirilen bir sürece dönmüştür. Gelinen noktada bu kutlamalar çoğunlukla, zahirde birleştirici görünen ayrıştırıcı söylemleri barındırmaktadır. Özellikle ideolojik çevrelerce, 'Kimsenin Namusu Değilim, Bedenim Benimdir, Sokağa Çık Özgürleş' söylemiyle araçsallaştırılmakta, hatta 'Jineoloji Atölyelerinde' muteber kadın kimliği dizayn edilmeye çalışılmaktadır. Kadınların mağdur edildiği her olumsuz olayı, kadın özgürlüğü ve kadın hakları mücadelesi perdesi altında dine, geleneğe, medeniyet tasavvurumuza fatura edilmesi bu ideolojik bakışın bir ürünüdür. Bu vesile ile dünya kadınlar gününe yönelik yaklaşımın, yeni bir paradigma çerçevesinde tartışılması gerektiğine inanıyoruz" dedi.
"SENDİKACI KADINLAR OLARAK SORUMLULUĞUMUZUN BİLİNCİNDEYİZ"
İnsan hakları merkezli, yaşanabilir bir dünya için kadının toplum içindeki konumunu güçlendirecek bir anlayışın geliştirilmesinin zorunlu olduğunun altını çizen Neriman Tok Çokgezer, "Hali hazırda ülkemizde istihdam oranı erkeklerin istihdam oranının yarısı kadar olan, tüm eğitim düzeylerinde erkeklerden daha düşük ücret alan, siyasi alanda erkeklere göre daha az yer bulan, bunu yanında okuryazarlık oranı erkeklerden 5 kat düşük olan bir kadın realitesini yaşıyoruz. Çalışma hayatının hemen her kademesinde erkeklere oranla geride olan kadın istihdamının arttırılması ve istihdam edilen kadınların eş ve anne olma kimliklerinin örselenmediği koşulların sağlanmasında sendikacı kadınlar olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz" diye konuştu.
"HAK VE SORUMLULUKLAR ADİL BİR BİÇİMDE DAĞITILMALI"
Memur-Sen'in 1 milyona ulaşan üyesinin 400 bininin kadınlardan oluştuğunu vurgulayan Çokgezer, "Memur-Sen Kadınlar Komisyonu olarak; çalışan kadınların haklarını ararken, cinsiyetçi ve ötekileştirici bir söylemden uzak, medeniyet tasavvurumuzdan referanslarını alan hak, adalet ve özgürlük kavramlarını merkeze alan bir örgütlenme ve mücadele yöntemini benimsiyoruz. Eğitim, istihdam, sağlık, siyaset, hukuk ve benzeri alanlarda fırsat ve olanaklardan eşit düzeyde yararlanılması, kadın ve erkeğe verilen hakların, yüklenen sorumlulukların adil bir biçimde dağıtılması çözümünü talep ettiğimiz temel sorunlardandır" şeklinde konuştu.
"ÖTEKİSİ OLMAYAN TÜRKİYE İÇİN EVET DİYECEĞİZ"
Ülkemizde emek ve hak mücadelesinin ortaya konulmasında ekonomik ve siyasi istikrarı olan bir Türkiye'nin varlığıyla olacağını ifade eden Neriman Tok Çokgezer, siyasi iradenin ortaya konulmasında 16 Nisan'ı politik bir tercih olmanın ötesinde hayati bir mesele olarak gördüklerini belirterek, şunları kaydetti: "Ülke geleceğini dert edinen bir geleceğin müntesipleri olan sendikacı kadınlar olarak, emeğimizin ve ekmeğimizin çalınmadığı bir çalışma hayatı ve hakkımızı ararken hem tarafsız hem de bağımsız bir yargı istediğimiz için, evet diyeceğiz. Bizler eğitimci kadınlar olarak, vesayetin yön verdiği tek tip insan üreten eğitim sistemin karşısında yer almak için evet diyeceğiz. Bizler insanlık ailesinin onurlu üyeleri olarak, demokrasinin ve özgürlüğün hâkim olduğu bir ülkede insanca yaşamak için, inanç ve fikir özgürlüğünün teminat altına alındığı 'ötekisi' olmayan Türkiye için evet diyeceğiz."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2017.03.08 14:56