Koronavirüs salgınında tünelin ucundaki ışık olarak adlandırılan aşı çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Bursa Uludağ Üniversitesi'nde de inaktif aşı çalışmasına gönüllü alımı devam ediyor. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emin Halis Akalın kendisinin de bu çalışmaya katıldığını ifade ederek, devam eden aşı çalışması ve aşılar hakkında bilgi verdi. Profesör doktor ayrıca vatandaşın kafasındaki, 'aşı yoluyla çip takılması mümkün mü ve aşılanmadan sonra maske hayatımızdan çıkacak mı' sorularına da yanıt verdi.
EZGİ KAYI / BURSADA BUGÜN
Koronavirüs salgını uzun süredir tüm dünyayı etkisi altına almış durumda. Aşı çalışmaları tüm hızıyla devam ederken vatandaş olarak aklımızda yanıt bekleyen bazı sorular var. 'Aşı çalışmaları şu anda ne durumda, aşı yoluyla bizlere çip takılması mümkün mü ve aşılanmadan sonra maske hemen hayatımızdan çıkacak mı' gibi sorular bunlardan yalnızca birkaçı. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emin Halis Akalın aklımızdaki bu sorulara yanıt verdi. Akalın, "Faz 3 çalışmaları devam eden inaktif aşılar, mRNA aşıları ve vektör aşılarında, aşıya karşı oluşan antikor yanıtı (bağışıklık gelişme) oranları %95'in üzerindedir" diyerek aşının başarı oranının çok yüksek olduğunu vurguladı.
"PANDEMİNİN KONTROL ALTINA ALINABİLMESİ İÇİN BU AŞILARIN BİR AN ÖNCE RUTİN KULLANIMA GİRMESİ GEREKİYOR"
Emin Halis Akalın, "COVlD-19 enfeksiyonunu önlemek için yapılan aşı çalışmaları farklı yöntemler ile başlamıştır ve bazı aşılarda faz 3 çalışmaları (rutin kullanıma girmeden önceki çalışma dönemi) devam etmektedir. Salgının durdurulabilmesi için maske, mesafe ve hijyen önlemlerine ek olarak aşı çalışmaları ve toplumun aşıyla bağışıklık kazanması büyük önem taşıyor. Pandeminin kontrol altına alınabilmesi için bu aşıların bir an önce rutin kullanıma girmesi gerekiyor" dedi ve aşı üretim çalışmalarında kullanılan yöntemleri şu şekilde sınıflandırdı: "İnaktif aşılar, (Faz 3 çalışmaları devam eden aşı çalışmasıdır) canlıIığı azaltılmış aşılar, (Klinik öncesi çalışmaları devam eden aşı çalışmasıdır) nükleik asid (mRNA) aşıları, (Faz 3 çalışmaları devam eden aşı çalışmasıdır) DNA aşıları, vektör aşılar, (Bu aşılarda Adenovirüs tip 5 vektör yani taşıyıcı olarak kullanılmaktadır ve faz 3 çalışmaları devam etmektedir) ve subünit (altbirim) aşılar."
"BU YÖNTEM YILLARDIR UYGULANAN GELENEKSEL AŞI YÖNTEMİDİR"
Çin aşısı olarak bilinen aşının üretim şeklinden bahseden Akalın, "Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'nda, Çin aşısı olarak bilinen Sinovac firmasının ürettiği aşı çalışması devam etmekte. Bu inaktif kategorisinde yer alan bir aşıdır. İnaktif aşılarda, enfeksiyon etkeni olan virüs laboratuar ortamında hücre kültürlerinde üretildikten sonra inaktive edilmekte yani virüs canlılığını kaybetmektedir. Bu yöntem yıllardır uygulanan geleneksel bir aşı yöntemidir ve bugün çocukluk döneminde de kullanılan birçok aşının üretimi bu şekilde yapılır" dedi.
AŞININ YAN ETKİLERİ NELER?
Porf. Dr. Emin Halis Akalın, aşının başarı oranının oldukça yüksek olduğunu ifade etti ve yan etkilerinden şöyle bahsetti: "Faz 3 çalışmaları devam eden inaktif aşılar, mRNA aşıları ve vektör aşılarında, aşıya karşı oluşan antikor yanıtı (bağışıklık gelişme) oranları %95'in üzerindedir. Bu aşılarda istenmeyen ciddi etkiler oldukça nadirdir ve genellikle hafif seyirli ve kısa süreli olan aşı yerinde ağrı, hafif ateş, halsizlik, kas ağrısı, iştah kaybı ve baş ağrısı gibi belirtiler olabilir."
AŞI YOLUYLA VÜCUDUMUZA ÇİP TAKILABİLİR Mİ?
Vatandaşın aklını karıştıran, 'aşı yoluyla vücudumuza çip yerleştirilebilir mi' sorusunu yanıtlayan Prof Dr. Emin Halis Akalın, "Böyle bir durum kesinlikle yok, buna inanılmamasını öneriyorum. Bu aşıların üretim yöntemlerine baktığınız zaman bu tarz durumların olması söz konusu değil. Maalesef yalnızca bizim ülkemizde değil pek çok yabancı ülkede de aşı karşıtı gruplar olduğunu biliyoruz. Bu tür inanışlar salgının önlenmesi ve durdurulması açısından büyük önem taşıyan çabaların önüne geçiyor. Bunlara kesinlikle inanılmaması gerektiğini belirtmek istiyorum. Gerek çip takılması, gerek aşıların kısırlık yaptığı gibi söylentiler doğru değil" dedi ve bilimsellikten uzak yorumların vatandaşın kafasını karıştırmaması gerektiğini vurguladı.
AŞININ ARDINDAN MASKE HAYATIMIZDAN ÇIKACAK MI?
Aşılanmalar yapıldıktan sonra da maske, mesafe ve hijyen kurallarının aniden hayatımızdan çıkmayacağının altını çizen Akalın, "Kesinlikle salgın bitinceye kadar şu anki kurallara harfiyen uymaya devam edeceğiz. Bu aşı sadece bizi korur, maske takmazsak her zaman bir başkası için tehlike var demektir. Unutmayalım ki benim taktığım maske sizi, sizin taktığınız maske beni korur. Maske takmamak yalnızca kural çiğnemek değil aynı zamanda bir başkasının sağlığını tehlikeye atmak anlamına gelir" diyerek sözlerine son verdi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2020.12.10 08:52