Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 6 yıl sonra sıcak gelişmeler yaşanıyor. Soruşturma kapsamında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 10'u tutuklanırken gözaltına alınanların ifadesine ulaşıldı.
Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan şüphelilerin ifadesi ortaya çıktı.
Sabah'ın haberine göre, Gülistan Doku'nun eski sevgilisi Zeinal Abakarov üvey babası eski polis memuru Engin Y., ifadesinde Gülistan'ı üvey oğlunun o dönemki kız arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını savunarak, sadece 4 Ocak 2020 günü akşam yüz yüze geldiğini ve eşi Cemile'nin, Zeinal'ın ile arkadaş olduğundan beri onu tanıdığını bildiğini ifade etti.
GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINDA ŞÜPHELİLERİN İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI
Engin Y. , 4 Ocak 2020 günü Gülistan'ın kendi evlerindeyken bir tartışmanın yaşanmadığını belirerek, "Gülistan kalkıp gittiğinde yağmur yağıyordu. Zeinal ile Cemile'ye 'yağmur yağıyor neden tek başına gitti' dedim. Sonra arabanın anahtarını Zeinal'a vererek yurduna bırakmasını söyledim. Zeinal da anahtarı alıp evden çıktı. Kızın yurtta kaldığını ve yurdun 23.00'de kapandığını Zeinal önceden söylediği için biliyorum. Evet Gülistan'ı bırakmasını ben söylemiştim. Zeinal evden çıktıktan yaklaşık 10-15 dk sonra ekiplerde görevli tanıdığım Ömer G. beni arayarak 'Zeinal diye biri var senin oğlun olduğunu söylüyor, kimliği üzerinde yok, kimliğini getir' dedi. Ben de Zeinal'ın evdeki oturma iznini alıp polislerin olduğu evimizin yakınında bulunan patika yola gittim, gittiğimde araç çamura saplanmıştı. Zeinal ile ekipte bulunanlar arabayı çıkartmaya çalışıyorlardı. Ömer'i tanıdığımdan dolayı Ömer bana 'Burada Gülistan diye bir kız vardı, oğlunun kız arkadaşıymış, aralarında tartışıyorlardı, bu konuda bize ihbar düşmesi üzerine yanlarına gelip kızın kimliğini sorguladık, herhangi bir şikayetinin olmadığını söylemesi üzerine kızı yolladık, bu oğlan da senin oğlun olduğunu söyleyince seni ondan aradım abi' dedi. Arabayı çamurdan çıkartmak için yaklaşık 10 dakika orada ekip arkadaşlarım ve Zeinal ile uğraştık ve aracı oradan çıkartıp eve doğru ilerledik. Arabada herhangi bir kırık veya kaza söz konusu değildi" dedi.
"VALİ BEYİN SELAMI VAR"
Zeinal'ı, annesinin oğluna bir şey olacağını düşünerek yurtdışına gönderme kararı aldıklarını ifade eden Yücer, "Bunun üzerine amirim olan Rıdvan K. komiserime 'Zeinal'ı yurtdışına göndereceğiz sorun olur mu' diye mesaj yazdım. O da bana cevap olarak 'Serkan müdür ile görüştüm herhangi bir sorun yok, gönderebilirsin' dedi. Ben de bunun üzerine uygun bir uçakla yakın tarihte Zeinal'ı Rusya'ya gönderdim. Aradan belli bir zaman geçtikten sonra asayiş müdürümüz E.A. beni cepten arayarak 'Vali beyimizin selamı var, burda devlete karşı ayaklanma söz konusu, burada Zeinal'ın yurtdışına kaçtığı yönünde huzursuzluklar var. Zeinal'ı yurtdışından getirebilir misin" dedi. Ben de eşim Cemile ile bu konuyu konuştuk, Cemile kesinlikle oğlumu getirmem dedi." ifadelerini kullandı.
"HİÇBİR ŞEY OLMAYACAK, DEVLET ZARAR GÖRMESİN"
2-3 gün sonra Elazığ'da kaldığımız eve İl Emniyet Müdürü Y.D. ile birlikte 1 ya da 2 koruma ile eve geldiğini ifade eden Engin Y., "Y.D. müdürümüz bana herkesin bulunduğu ortamda 'Vali beyin selamı var, Zeinal'ı getir, hiçbir şey olmayacak, devlet zarar görmesin. Zeinal'ın yurtdışına kaçırıldığını söylüyorlar. Tunceli'deki kargaşa sona ersin, sizi Antalya Belek'te bir otele yerleştireceğiz, kimsenin haberi olmayacak, vali bey size para yardımı da yapacak uçak bileti için' dedi. Cemile bu duruma karşı çıkınca Y.D. müdür ısrar etti. Bunun üzerine Ertuğrul müdür de 'hiçbir şey olmayacak, sizi ayrı odalarda otele yerleştireceğiz. Zeinal'ın odası ayrı olacak" dedi. Bunun üzerine Cemile ikna oldu. 'Tamam getirteceğiz' deyince 'vali bey size uçak bileti için yardımcı olacak' dedi. Tunceli'den genelde emniyet müdürünün korumalarının kullanımında olduğuna şahit olduğum siyah Toyota jeep geldi. İçinde Ertuğrul müdür ve sanırım 4 polis geldi. 'Antalya da sizi polisler koruyacak, Antalya emniyet müdürünün ayarladığı otelde kalacaksınız' dedi. Ben, kardeşim Erol, Cemile ve Aıda ile birlikte kendi aracımıza binerek peş peşe Antalya'ya gittik" dedi.
"ORTAK HESAPTAN KYK YURT ARAMASI"
Eşi Cemile'nin kendisine Zeinal ile Gülistan'ın ortak hesabından internette "KYK Yurt" Google araması yapıldığını belirten Yücer, "Ben de bu durumu Zeinal'a sorduğunda Zeinal da 'Ben aramamışım, bunu başka birisi aramıştı. Ya Gülistan yaşıyor ya da muhakkak birisi arama yapmış' dedi. Ben de hatta bu duruma 'Gülistan yaşıyor' diyerek sevindim. Hemen ben Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele'yi aradım. Görüştüğüm polis bana 'Telefonu Antalya Emniyet'e teslim et biz araştıracağız' dedi. Bunun üzerine ben de Zeinal'ın kullandığı android telefonu, Antalya Emniyet Müdürlüğü'nden bir ekibe verdim" dedi.
"HASTANE KAYDININ TARİHİNİ HATIRLAMIYORUM"
Gülistan'ın ablası Aygül Doku ile mahkemelik olduklarını anımsatan Engin Y., "Karşılıklı Aygül ile yazışırken kendisine benim Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarını sorguladığım ekran görüntüsünü Aygül'e attım. Kendisi de bana 'Bu dosyada yok' dedi. Müteakibinde dosyada olmayan hastane kaydının tarihini hatırlamıyorum. Bu konuya yönelik ekran görüntüleri ve fotoğraflar teslim ettiğim telefonumda mevcuttur. Ayrıca telefonumda bu telefon ile yaptığım whatsap görüşmeleri ve görüşmelere ait ekran fotoğrafları da mevcuttur. Ben Gülistan Doku'nun neden kaybolduğu yada öldürüldüğü konusunda herhangi bir bilgi sahibi değilim. Bu konu üzerine Zeinal ile konuştuğumda bana çok açıklayıcı bir şey söylemedi. Bana sadece Gülistan'ın kendisi ile tekrar barışmak istediğini söylemişti. Gülistan'ın kimden korktuğu konusunda da bir bilgim yoktur. Neden korktuğu konusunda gerçekten hiçbir şekilde bilgim yoktur. Gülistan Doku'nun hamile olup olmadığını bilemiyorum" dedi.
10 KİŞİ TUTUKLANDI
Gülistan Doku soruşturmasında mahkemeye sevk edilen Zeinal Abakarov, Engin Yücer, Cemile Yücer, Uğurcan Açıkgöz, Erdoğan Elaldı, Mustafa Türkay Sonel, Gökhan Ertok, Şükrü Eroğlu, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Güven ve Mustafa Türkay Sonel tutuklandı. Mahkemeye çıkarılan Savaş Gültürk ve Süleyman Önal adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Güncel, 2026.04.18 22:20