Ankara Sinema Derneği'nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla düzenlediği Gezici Festival, 26 Kasım - 2 Aralık'taki başkent gösterimlerinin ardından, 4-7 Aralık tarihleri arasında Nilüfer Belediyesi'nin katkılarıyla Bursa'ya konuk olacak.
ERSEL NALBANT/BURSADABUGUN.COM
Ankara Sinema Derneği'nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla düzenlediği Gezici Festival, 26 Kasım - 2 Aralık'taki başkent gösterimlerinin ardından, 4-7 Aralık tarihleri arasında Nilüfer Belediyesi'nin katkılarıyla Bursa'ya konuk olacak. Gösterimlerini Sanat Mahal'de gerçekleştirecek Gezici Festival, en son 10 yıl önce gittiği Bursa'da seyircileriyle özlem giderecek. Bursalı izleyiciler biletlere Sanat Mahal gişelerinden ulaşabilecek.
FİLM EKİPLERİ BURSALILARLA BULUŞACAK
Gösterimleri her yıl olduğu gibi bu yıl da yönetmen ve oyuncuların katılımıyla gerçekleşecek Türkiye 2015 Bölümü; yine en yeni, heyecan verici ve bol ödüllü filmleri izleme fırsatı sunuyor. İlk gösterimi Venedik Film Festivali'nde yapılan ve Jüri Özel Ödülü'nü alan, Adana Altın Koza'da da En İyi Film dahil beş ödül kazanan Emin Alper imzalı Abluka, güvenlik nedeniyle çembere alınmış bir gecekondu mahallesinde iki kardeşin içine düştüğü siyasi şiddet ortamını anlatıyor. Film, "küçük insanlar"ı otorite ve şiddet araçlarıyla donatan politik sistemin, onları kendi sonlarını hazırlayan bir şiddet mekanizmasının dişlileri haline getirişini konu alıyor. Filmin oyuncusu Mehmet Özgür Bursalı seyirciyle 5 Aralık Cumartesi günü bir araya geliyor. İlk gösterimi Sundance Film Festivali'nde yapılan, Britanya'nın en büyük festivallerinden biri olan East End Film Festivali'nde En İyi Film ödülüne layık görülen ve Adana Altın Koza'da En İyi Yönetmen ile En İyi Erkek oyuncu ödüllerini alan Tolga Karaçelik'in ikinci uzun metrajlı filmi Sarmaşık, bir armatörün iflasının ardından o sırada seferde olan yük gemisi Sarmaşık'ın mürettebatının gemide mahsur kalmasını anlatıyor. Film, altı kişilik mürettebatın bu huzursuz bekleyişteki hiyerarşik güç mücadelesine odaklanıyor. Filmin oyuncusu Kadir Çermik de 7 Aralık Pazartesi günü yapılacak gösterimin ardından Bursalılarla buluşacak. Zeki Demirkubuz'un yazıp yönettiği ve başrolünde yer aldığı Bulantı da festivalde gösterilecek filmler arasında yer alıyor. Hali vakti yerinde bir aydın-akademisyen olan Ahmet'in sevgilisiyle birlikte olduğu bir gece, karısını ve küçük kızını trafik kazasında kaybetmesinin ardından yaşadıklarının anlatıldığı filmde ünlü yönetmene; Şebnem Hassanisoughi, Öykü Karayel, Çağlar Çorumlu, Cemre Ebuzziya ve Ercan Kesal gibi oyuncular eşlik ediyor. 6 Aralık Pazar günü gerçekleşecek gösterimi izleyen Bursalı seyirciler, filmin oyuncusu Ercan Kesal ile söyleşi yapacak. Senem Tüzen'in ilk uzun metrajlı filmi Ana Yurdu, Venedik Film Festivali'ndeki dünya prömiyerinden sonra, Adana Altın Koza ve Varşova Film Festivallerinden ödüllerle döndü. Romanını bitirmek için anneannesinden kalan köy evine gelen kentli kadın Nesrin ile beklenmedik bir şekilde ziyaretine gelen annesi Halise'nin arasında yaşanan gerginlik üzerine kurulu filmde, Esra Bezen Bilgin ve Nihal Koldaş başrolleri paylaşıyor. Film, kız evlat olmanın Türk toplumunda karşı karşıya kaldığı belli psikolojik zorlukları incelerken, anne-kız ilişkisinin doğasına da ışık tutuyor. Ana Yurdu'nun oyuncularından Nihal Koldaş, 4 Aralık Cuma günü gerçekleşecek gösterimin ardından Bursalı sinemaseverlerle bir araya gelecek. Ben Hopkins imzalı Hasret ise şimdiden son dönem Türkiye sinemasının en başarılı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Bir televizyon kanalı için İstanbul hakkında bir film çekmek üzere Almanya'dan gelen yönetmen, çektiği görüntüleri monitörden izlerken çekimler sırasında görmediği bazı şekil ve suretleri fark eder. Kamera hayaletleri yakalamıştır. Durumu takıntı haline getiren yönetmen, günümüzden kentin tarihine doğru çıktığı yolculuğunda İstanbul'un farklı yönlerine de değinecektir; eski mahallelerin yıkılması ve yenilenmesi, göçmen işçiler, hükümete karşı direniş, şehirde yaşayan çok çeşitli dinler ve topluluklar, İstanbul'un tuhaf derecede melankolik özü...
FESTİVAL'İN 21. YIL TEMASI 'GÜVENCESİZ HAYATLAR'
21'inci kez yollara düşmeye hazırlanan Gezici Festival'in bu yılki teması Güvencesiz Hayatlar. Sürekli ekonomik kriz tehdidi altındaki günümüz toplumlarında iş güvencesi de ortadan kalkmış durumda. Ekonomik istikrarsızlık ve iş güvencesizliği; vasıfsız işçilerden akademisyenlere, göçmenlerden üst düzey yöneticilere, toplumun hemen hemen her kesimini etkiliyor. Festival de bu yıl, güvencesiz hayat koşullarına odaklanan filmlere özel bir bölüm ayırıyor. Seçkide yer alan filmler, daha iyi bir yaşam umudunun ortadan kalktığı günümüzde insanlık durumuna odaklanarak, güvencesiz ve istikrarsız koşullar altında toplumsal statülerini yitiren ya da mevcut duruma uyum sağlamaya çalışan bireyleri mercek altına alıyor. Cannes Film Festivali'nde başrol oyuncusu Vincent Lindon'a En İyi Erkek Oyuncu ödülü kazandıran, Stéphane Brizé imzalı İnsanın Değeri (The Measure of a Man), güvencesiz çalışma koşullarında birbirlerinin kurdu olmaya zorlanan insanların hikâyesini anlatıyor. Güçlü bir kapitalizm eleştirisi yapan bu sosyal gerçekçi filmde, uzun süredir işsiz bir adamın yeni girdiği işinde karşısına çıkan ve kendisini zor kararlar vermek durumunda bırakan sistemin çirkin yüzü perdeye yansıyor. İlk gösterimini Berlin Film Festivali'nde yapan Emine Emel Balcı'nın ilk uzun metrajlı filmi Nefesim Kesilene Kadar, benzer sorunlara bu kez Türkiye'de genç bir kadının perspektifinden bakıyor. Canını dişine takarak çalışıp içinde bulunduğu girdaptan çıkmaya çalışan tekstil atölyesi işçisi Serap'ın öyküsü, Türkiye'de çalışma yaşamında ayakta kalmaya çalışan pek çok işçinin de hikâyesi aynı zamanda. Aidiyet, hayal kırıklığı ve öfke gibi en temel insani duyguları başarıyla izleyicisine aktaran Emine Emel Balcı, bizlere değersiz kılınan bireylerin trajedisini anlatıyor. Filmin başrol oyuncusu Esme Madra'nın performansı ise ayrıca görülmeye değer. 6 Aralık Pazar günü gerçekleşecek gösterimin ardından yönetmen Emine Emel Balcı Bursa seyircisiyle bir araya gelerek, soruları yanıtlayacak. Emek alanında neo-liberal dönüşümün yol açtığı sorunlar belgesel sinemanın da gündeminde. Bu bölümdeki iki güçlü belgeselin Türkiye'deki ilk gösterimleri Gezici Festival'de gerçekleşiyor. Çağımızın en önemli düşünürlerinden Noam Chomsky'yi kendine rehber edinen Amerikan Rüyasına Ağıt (Requiem for the American Dream) (Peter D. Hutchison, Kelly Nyks, Jared P. Scot), giderek açılan gelir makasının ardındaki nedenleri sorguluyor. Tarihten sayfalarla zenginleşen belgesel, ABD'de ekonomik çıkar gruplarının iktidarı ve yasama sürecini nasıl etkilediklerini aktarıyor. Dört yıllık bir süreye yayılan röportajlarında Chomsky, günümüz dünyasında zenginliğin ve gücün dağılımına odaklanıyor. Bunu yaparken kendi politik geçmişini ve Amerika'yı da sorguluyor. Michael Winterbottom'ın yönettiği Kralın Yeni Giysileri'nde (The Emperor's New Clothes) esnek üretim koşullarında geniş çoğunluğun yarattığı artı değerin, tepedekiler tarafından nasıl lüks bir hayat tarzına dönüştürüldüğüne tanıklık ediyoruz. Daha önce Şok Doktrini (2009) belgeseliyle, neo-liberal politikaları sorgulayan ünlü yönetmene eşlik eden provokatif oyuncu Russell Brand, gün geçtikçe artan sınıflar arası eşitsizliği çarpıcı ve esprili bir dille gözler önüne seriyor.
DÜNYA SİNEMASI'NIN EN İYİLERİ GEZİCİ FESTİVAL'DE
Gezici Festival'in klasikleşen Dünya Sineması Bölümü, bu yıl da farklı ülkelerden en yeni ve çarpıcı filmleri seyircisiyle buluşturmaya devam ediyor. Türkiye'deki ilk gösterimini festivalde yapacak filmlerden Olağanüstü Öyküler (Extraordinary Tales), sinemaseverler kadar Edgar Allan Poe seven okurların da ilgisini çekecek. Tanınmış İspanyol canlandırma sanatçısı Raul Garcia, Poe'nun en tanınmış beş hikâyesini, karanlık evreninin psikolojik derinliğini en iyi ifade eden çizerlerden ve görsel sanatçılardan esinlenerek farklı bir biçem ve ruhla yorumluyor. Bosnalı kadın yönetmen Ines Tanovic imzası taşıyan Gündelik Yaşantımız (Our Everyday Life), savaş sonrası ülkenin sorunlarına, Saraybosnalı tipik bir aileye odaklanarak bakıyor. Film, En İyi Yabancı Film dalında Bosna Hersek'in Oscar adayı. Slovak yönetmen Ivan Ostrochovsky'nin yönettiği Koza, ailesini bir arada tutmak umuduyla ringlere dönen emekli Roman boksörün dokunaklı hikâyesini aktarıyor. 1996 Atlanta Olimpiyatları'nda yarışan Peter Baláž ve Olimpiyat madalyalı Ján Franek gibi profesyonel sporcu olan amatör oyuncuların rol aldığı film; Vilnius Film Festivali En İyi Film ve CICAE Sanat Sineması Ödülü, goEast Film Festivali En İyi Yönetmen ve Fipresci Ödülü, Indie Lisboa Bağımsız Film Festivali Özel Mansiyon ödüllerine sahip. Film, En İyi Yabancı Film dalında Slovakya'nın Oscar adayı. Sundance Film Festivali Oyunculuk Jüri Özel Mansiyonu, Berlin Film Festivali C.I.C.A.E Ödülü ve Panorama İzleyici Ödüllerini toplayan Annemle Geçen Yaz (Second Mother), aynı zamanda Brezilya'nın Oscar adayı. Anne Muylaert'in yönetmen koltuğunda oturduğu filmde, varlıklı bir ailenin evinde hizmetçilik yapan Val'in üniversiteye hazırlanan kızının çıkagelmesi sonucu gelişen olaylar anlatılıyor. Film, son dönemde çekilen benzerleri ile kıyaslandığında sınıf çatışmasını en yalın ve en çarpıcı biçimde anlatan filmler arasında gösteriliyor. Cannes Film Festivali'nde Eleştirmenler Haftası Büyük Ödülü'nü ve Fipresci Ödülü'nü alan, Santiago Mitre imzalı, Arjantin yapımı Paulina da festivalde izlenebilecek filmler arasında. Filmde kariyerini geride bırakarak Arjantin'in yoksul bölgelerinden birinde öğretmenlik yapmaya başlayan Paulina'nın, yörenin dinamiklerini anlama ve mücadele etme öyküsü anlatılıyor. Gezici Festival'in bu yılki iddialı filmlerinden biri de, Türkiye'deki ilk gösterimi festivalde gerçekleşecek Tikkun (Avishai Sivan). Dindar bir Yahudi olan Kudüslü Haim'in banyoda geçirdiği bir kaza sonucu sorgulamaya başladığı inançları üzerine odaklanan bu hikâye, Locarno ve Kudüs Film Festivallerinden ödüllerle döndü. Eleştirmenlere göre daha ilk filmiyle İsrail'in Lars von Trier'i olmaya aday Avishai Sivan, Tikkun'da bir inanç krizi sarmalını çarpıcı ve sert biçimde anlatıyor. Ünlü İtalyan yönetmen Paolo Sorrentino'nun Oscar ve Altın Küre ödüllü Muhteşem Güzellik'ten (2013) sonra çektiği Gençlik (Youth), iki eski arkadaş olan Fred ve Mick'in Alp Dağları'nda lüks bir otelde kendi hayatlarını ve geçmişlerini gözden geçirme hikâyesini konu alıyor. Michael Caine'in canlandırdığı emekli bir besteci olan Fred ve Harvey Keitel'in canlandırdığı yönetmen arkadaşı Mick, bir süre sonra geçmişleriyle ve gelecekleriyle yüzleşmeye karar verirler. Dünya prömiyerini Cannes'da yapan ve güçlü oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Gençlik'te Rachel Weisz, Jane Fonda, Paul Dano yan rolleri paylaşıyorlar. Altın Palmiyeli Taylandlı yönetmen Apichatpong Weerasethakul'un imzasını taşıyan Saltanatın Mezarlığı (Cemetery of Splendour), yalnız bir ev kadını olan Jenjira'nın öyküsünü beyazperdeye taşıyor. Bir grup askerin gizemli bir uyku hastalığına yakalanmasının ardından, klinikte onlara bakarak sağlıklarına kavuşmaları için çabalayan Jenjira, uyanamayan askerleri, psişik güçleri aracılığıyla yakınlarıyla temasa geçiren medyum Keng ile yakınlaşır. Gerçeklik, fantastik öğeler, rüyalar, hayaletler ve bilinçaltının iç içe geçtiği Saltanatın Mezarlığı'nda, yönetmenin daha önce de birlikte çalıştığı oyuncular Jnejira Pongpas ve Banlop Lomnai de yer alıyor.
FESTİVALİN SİNEMADA CAZ SÜRPRİZİ
Gezici Festival'in bu yılki sürprizlerinden biri Sinemada Caz. 20. yüzyılda gelişen ve rüştünü ispat eden iki farklı sanat dalı sinema ve caz arasındaki ilişkinin kökleri, sinemanın sessiz dönemindeki canlı müzik eşlikçilerine kadar uzanıyor. ABD Büyükelçiliği'nin katkılarıyla hazırlanan ve ücretsiz olarak Bursalılarla buluşacak Sinemada Caz, farklı dönemlerde görüntü ve bu müzik türü arasındaki kültürel ve estetik ilişkiye odaklanıyor. Seyirciyi, beyazperdenin gerisinde kalmaya zorlanan siyahi müzisyenlerden, makyajla yüzlerini siyaha boyayan beyaz oyunculara kadar uzanan maceralı bir yolculuğa çıkarıyor. Bölümde, canlı performans ve turne kayıtlarını içeren kısa filmler "Caz Kısaları" bölümünde gösterilirken, müzisyen karakterlere odaklanan Pete Kelly'nin Şarkıları (Pete Kelly's Blues) (Jack Webb, 1955) filmi de Bursalı izleyiciyle buluşacak. Ünlü film eleştirmeni ve Chicago Reader'ın eski sinema yazarı Jonathan Rosenbaum ile Ekhsan Khoshbakht'ın küratörlüğünde hazırlanan seçkide; Cab Calloway Söylüyor (Cab Calloway's Hi-De-Ho) (Fred Waller, 1934), Black and Tan Fantasy (Dudley Murphy, 1929), Ben Webster Avrupa'da (Big Ben: Ben Webster in Europe) (Johanvan der Keuken, 1966), Begone Dull Care (Norman McLaren, 1949), Yağmur Yağınca (When it Rains) (Charles Burnett, 1995) ve Canlı Blues (Jammin' the Blues) (Gjon Mili, 1944) hem sinema hem de müzikseverlerin beğenisine sunulacak.
KISA İYİDİR FESTİVALDE
Kısa İyidir bölümü, her yıl olduğu gibi bu festivalde de yerini alıyor. Dünyanın çeşitli ülkelerinden festivale başvuran filmler arasından seçilen kısa filmler, izleyicileri farklı ülkelerin yenilikçi sinemasıyla tanıştırıyor. Havuz (Niki Lindroth von Bahr, 2014, İsveç), Dinle (Hamy Ramezan, Rungano Nyoni, 2014, Danimarka, Finlandiya), Kökler (Boris Labbé, 2015, Fransa), Bir Dava. Bir Tutanak. (Fiona Rukschcio, 2015, Avusturya), Orman (Doğu Akal, Onur Saylak, 2015, Türkiye), Mimari (Ulu Braun, 2015, Almanya), Oh Lucy! (Atsuko Hirayanagi, 2014, Japonya, Singapur, ABD) festivalde izlenebilir. Ayaküstü (Anna Vasof, 2014, Avusturya), Gülümse, Dünya da Sana Gülümsesin (Al-Haddad Ailesi, Ehab Tarabieh, Yoav Gross, 2014, İsrail, Filistin), İsyan! (Julia Boutteville, 2014, Fransa), Yiyin Efendiler (Nassos Vakalis, 2014, Yunanistan, ABD), Gri Bölge (Derya Durmaz, 2015, Türkiye), Sembolik Tehditler (Mischa Leinkauf, Lutz Henke, Matthias Wermke, 2015, Almanya), Tahran-Geles (Arash Nassiri, 2014, Fransa), Salı (Ziya Demirel, 2015, Türkiye, Fransa), Görev (Ángel Manzano, 2015, İspanya) de izleyicisiyle buluşacak kısa filmler arasında yer alıyor. Kısa İyidir bölümünün tüm gösterimleri ücretsiz.
Gezici Festival yolculuğunu, 9 - 10 Aralık'ta Kastamonu Üniversitesi Medya ve İletişim Topluluğu'nun katkılarıyla Kastamonu'da tamamlayacak. Festival, Kastamonulu seyircisiyle Kastamonu Üniversitesi 3 Mart Konferans Salonu'nda bir araya gelecek.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Magazin, 2015.12.02 09:06