Ramazan ayının gelmesiyle birlikte diyabet hastalarının oruç tutup tutamayacağı merak konusu oldu. Birçok tedavi şekli bulunan bu hastalığın oruç ibadetini yerine getirme konusunda ise kişide ciddi sıkıntılara yol açabileceğinin altı çizildi. 'Diyabet ve Oruç' konusunda önemli açıklamalarda bulunan Bursa Özel Esentepe Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Elyesa Karaca, "Tip 1 diyabetik hastaların kesinlikle oruç tutmamalarını önermekteyiz, çünkü bu hastalar günde 4 kez insülin almakta. Oruç tutmaları sakıncalıdır" dedi.
SEMA ÜSTÜNTAŞ / BURSADA BUGÜN
Kronik rahatsızlık olan diyabet halk arasında şeker hastalığı olarak da biliniyor.
Çok ciddi bir rahatsızlık olan şeker hastalığı, Ramazan ayının gelmesiyle beraber birçok kişinin aklında soru işareti bırakıyor.
Uzm. Dr. Elyesa Karaca, oruç tutacak olan hastaların dikkat edilmesi gereken hususlardan birinin doktor denetimi olduğunu vurguladı.
"TİP 1 DİYABETİK HASTALAR KESİNLİKLE ORUÇ TUTMAMALI"
Diyabetin son yıllarda Türkiye'de çok hızlı geliştiğini belirten Uzm. Dr. Elyesa Karaca, "Diyabet hastalığının sayısı gittikçe artmaya başladı. Türkiye'de yaklaşık 10 milyon diyabet hastası var. Bunların yüzde 90-95'ini Tip 2 diyabetliler, yüzde 5-10'luk kısmını da Tip 1'li diyabet hastaları oluşturuyor. Tip 1 diyabetik hastaların kesinlikle oruç tutmamalarını önermekteyiz, çünkü bu hastalar günde 4 kez insülin almakta. Oruç tutmaları sakıncalıdır. Tip 2 diyabet hastaları, özellikle ilâç kullanan hastalar doz ayarı yapıldıktan önce ve sonrasında kendi doktoruyla değerlendirme yapmalı. Son 3 ayın şeker ortalamasına baktırarak, eğer değer 7,5 altındaysa doktorun önerileri şartıyla oruç tutabilirler. Oruç tutmak isteyen diyabetik hastalar için doktorların onlara yardımcı olması lâzım. Gerekli önerilerde bulunmamız lâzım. İlâç kullanan kişiler sahur ve iftara uygun ilâç dozlarını ayarlayabilmektedir. Bazal insülin ilâçlarını kullanan kişilerin ilâcını biz iftarda almalarını öneriyoruz. İkili insülin kullanan hastalarda da doz ayarlaması yapmamız gerekiyor. Özellikle sahurdaki dozunu yüzde 50 azaltarak uygulamalarını öneriyoruz. Böbreklerin bozulmasını engellemek amacıyla iftar ve sahur arasında bol miktarda sıvı almalarını ve aşırı şekerli, bol karbonhidratlı yiyecekleri tüketmemelerini tavsiye ediyoruz. İftar ve sahur arasında az miktarda ara öğünler yemeleri gerekiyor. Tip 1 diyabetik hastaları, böbrek yetmezliği olanlar, karaciğer rahatsızlığı olanlar, gebe diyabetikler ve akut enfeksiyonları olanların kesinlikle oruç tutmamalarını tavsiye ediyorum. Tutmak isteyenlere farklı önerilerde bulunmamız lâzım" dedi.
"KAN ŞEKERİ ÖLÇÜMÜ YAPMAK KESİNLİKLE ORUCU BOZMAZ"
"Kan şekeri ölçümü yapmak orucu bozar mı?" sorusuna da yanıt veren Karaca, "Oruç tutacak olan bir diyabetik hastasının kan şekeri 70'in altına düşüyorsa veya 300'ün üzerine çıkıyorsa bu tehlikeli bir sınırdır. Bu hastaların sık sık kan şekeri takibi yapmaları lâzım. Günde en az 6 kez kan şekeri ölçümleri yapmaları gerekmekte. Kan şekeri ölçümü yapmak kesinlikle orucu bozmaz. Rahatlıkla değerlerine bakabilirler. Bu eşiklerin altına ve üstüne çıktıkları zaman mutlaka oruçlarını bozmalarını öneriyoruz, çünkü ciddî komplikasyonlara, bilinç bulanıklığına ve komaya kadar bu durum ulaşabilir. Bu yüzden bunları eğitmemiz lâzım. Dünyada bu konuyla ilgili yapılan birkaç çalışma var. Ramazan ayı öncesinde diyabetik hastaların kan şekeri düşüşleri 9 defa görülmekteyken, sıkı eğitim alanların oruç tutmalarına rağmen bu sayı 4'e kadar düşmüş. Tam tersi eğitim almayan kişilerin Ramazan ayı öncesi 9 olan kan şekeri sayısı 36'ya kadar yükselmiş yani 4 kat artmıştır. Bu da bizlere kan şekerinin (hipoglisemi) ne kadar önemli olduğunu göstermekte. Dünyada ve Türkiye'de diyabet ve oruç konusunda yapılan ciddi çalışmalar var. Özellikle dünyada 2004 yılında 13 Müslüman ülkede geniş çaplı bir çalışma yapıldı. 13 bin hasta üzerinden 12 bini Tip 2, bin kişi kadar ise Tip 1 diyabetik hastalarmış. Tip 1 denilen kişiler kesinlikle oruç tutmaması gereken bir profildir. Bunlarda bile yapılan anketlerde yüzde 45'i oruç tutmak istemiş ve Ramazan ayının 15 günü kadar oruç tutmuşlar. Tip 2 diyabetik hastalar ise 12 bin kişilik yapılan bir çalışmada yüzde 78,3'ü en az 15 gün ve üzerinde oruç tutmuşlar. Bu tür hastaların sıkı bir şekilde doktorlarıyla iletişim halinde olmadıklarında hastaneye yatma oranları artmıştır. Tip 2 diyabetik hastalarında 3 kat, Tip 1 diyabetik hastaları ise 5 kat hospitalizasyon oranı artmış. Gerçekten oruç tutmak isteyenlerin hastalığı sıkı bir şekilde kontrol altına almaları lâzım ve kendi doktorlarıyla kan şekeri düzeylerini birlikte sıkı değerlendirmeleri gerekli" şeklinde konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2021.04.13 08:36