HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Davutoğlu, bu ülkeyi kimin yöneteceğine halk karar verir demişti. Yine söyle. Bu ülkeyi kimin yöneteceğine saraydaki karar vermek istiyor. Bunun adı partili cumhurbaşkanı sistemi değil, diktatörlüktür" dedi.
Halkların Demokratik Partisi(HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ankara'da, HDP ve Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) tüm bileşenlerinin ortak düzenlediği toplantıda, "Halkın iradesine ve Meclis'teki sesime dokunma" başlığıyla bir deklarasyon açıkladı.
Çok sayıda HDP ve DTK temsilcisinin katıldığı deklarasyon toplantısında konuşan Demirtaş, gündemde olan konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını, bizzat Erdoğan'ın istediğini belirten Demirtaş, "Dokunulmazlık konusunu da ilk gündeme getiren de saraydaki zattır. Yargılanmamızı isteyen kişinin sadece saraydaki zat olduğu çok iyi anlaşılıyor. Eğer millet yargılanmasını istediği herkesi sen yargıya göndermemi istiyor diyorsan senden başlamamız lazım. 78 milyondan yarsısı senin yargılanmanı istiyor" ifadesini kullandı.
"Meclisin gündemini bile teklif edecek bir iradeye sahip olmayan bir parti var. Bakanların kim olacağına vekillerin kim olacağına hangi gazetede kimlerin yazacağına saraydaki karar veriyor artık. Tek adam sistemine en fazla katkı sunanlardan biri de Davutoğlu'dur" diyen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın toplantıda yaptığı konuşma şöyle:
Biz halklarımıza güvenerek, tek adam sistemi başkanlık rejimi altında diktatörlük sistemini, durdurmuş ve onların mücadelesi ile varız. HDP meclis grubuna ve yerel yönetimlere yönelik bu saldırı 7 Haziran'da başladı
Herkes bunun farkında, her aşamada her adımda kendi ajandasını ülkeyi ele geçirmek adına bu programı durdurabilecek güçler ortadan kaldırılmadığı sürece kâbusu olacağız. Saraydaki zat bunu çok iyi biliyor.
Herkes şundan emin olmalı: Bu karanlık günler buradaki ortak duruş sayesinde aşılacak. Dokunulmazlıklar kaldırılır mı önümüzdeki hafta göreceğiz. Mecliste bu darbeye hayır diyecek bir çağrı yapıyoruz. Bu mevzu sadece bizleri ilgilendiren bir mevzu değil. Bu darbe sürecine diğer 2 muhalif partiyi de dâhil etmeye çalışmıştır. Partilerden biri sarayın kuyrukçusu haline gelmiş durumda. CHP de değirmene su taşıyan bir politika izlemeyi tercih etmiştir.
"SARAY DARBESİ SÜRECİ DEVAM EDİYOR"
330 evet oyunu bulamayabilirler. Bu nedenle hayır kampanyası başlatıyoruz. Bugünkü deklarasyon sözde başkanlık sistemine hayırdır. Bize dayatacakları özgürlükten adaletten uzak anayasaya hayırdır. Bu kampanya meclisle sınırlı olmayacaktır. Güçlü bir blok oluşturmalıyız.
Saray darbesi tamamlanması bir süreç olarak devam ediyor. Biz bu darbeye biat etmiş olsaydık, birileri gibi sarayın bahçesine koşup, artıklardan beslenseydik darbe tamamlanmış olurdu. Bugün meclis feshedilmiş durumda. Bir başbakan, hükümeti, kendi iradesi ile karar verecek durumda değil. Meclisin gündemini bile teklif edecek bir iradeye sahip olmayan bir parti var. Bakanların kim olacağına vekillerin kim olacağına hangi gazetede kimlerin yazacağına saraydaki karar veriyor artık. Tek adam sistemine en fazla katkı sunanlardan biri de Davutoğlu'dur. Meclisi savunmayan zayıfı kişiliği ile saraya biat ederek en fazla da kendisi katkı sunmuştur. Hatalı politikaları Davutoğlu katliamcı ve savaşçı baş. Olarak Türkiye tarihine geçti. Bu kirli işleri z-saraydaki zat buna yaptırmıştır. Yüzde yüz yetmiyor biat için.
"TEKÇİ ZİHNİYETİ HERKESTEN FAZLA SAVUNDUNUZ"
Siz hep birlikte bunu yaptınız. Sizin Başbakan olarak çok katkınız var bunda. Suçunuz günahınız büyük. Meclisin by-pass edilmesine izin vermeyin dedik. Bu darbeyi durdurun siyasetle çözelim dedik. Siz bunlara karşı sarayın tekçi zihniyetini herkesten fazla savundunuz. Şimdi saraydaki zat elde ettiği güçle tüm ülkeye hâkim olaya çalışıyor. Anayasa askıdadır. Cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanının kim olacağına karar veremez. Anayasanın verdiği böyle bir yetki yok.
Davutoğlu, bu ülkeyi kimin yöneteceğine halk karar verir demişti. Haydi çık bakalım yine söyle. Söyleyebilecek misin? Bu ülkeyi kimin yöneteceğine saraydaki karar vermek istiyor. Bunun adı başkanlık değil, bunun adı partili cumhurbaşkanı sistemi değil, diktatörlüktür. Sonuna kadar kendi lehine kullanma zorbalığıdır. Dokunulmazlık konusunu da ilk gündeme getiren de saraydaki zattır. Yargılanmamızı isteyen kişinin sadece saraydaki zat olduğu çok iyi anlaşılıyor. Eğer millet yargılanmasını istediği herkesi sen yargıya göndermemi istiyor diyorsan senden başlamamız lazım. 78 milyondan yarsısı senin yargılanmanı istiyor.
17-25 Aralık süreci, Cizre, Silopi, Gezi'de yaptıklarınla ilgili ülkenin yarısı senin yargılanmanı istiyor. Bizden önce senin dokunulmazlığının kalkması lazım...
Bizim anayasa değişiklik önerimiz hala duruyor. Kürsü dokunulmazlığı hariç tüm dokunulmazlıkların kalkmasını istiyoruz. Evet oyu vermeye, HDP hazırdır. Sizin yaptığınız darbenin bir aşamasıdır.
Her an erken seçim de gündeme gelebilir. Bir anayasa değişikliği de gündeme gelebilir. Hep birlikte bu anlayışa karşı güçlü bir cepheyi yürütmek zorundayız.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2016.05.05 15:02