Sokağa çıkma yasağı 65 yaş üstü vatandaşların yanı sıra bağışıklık sistemi düşük kişileri de kapsıyor. Özel Esentepe Hastanesi'nden Uzman Diyetisyen Seher Dallı, dünyada yeni tip corona virüs tehlikesinin günden güne arttığına dikkat çekerken, hastalık için korunma önlemlerine özen gösterilmesinin yanı sıra bağışıklık sisteminin de güçlendirilmesinin önemini vurguluyor.
GÜLNAME PAÇA / BURSADA BUGÜN
Bağışıklık sistemini güçlendirmek için neler yapılması gerektiği konusunda bilgi veren Uzman Diyetisyen Seher Dallı, "Vücudumuzdaki her sistem gibi bağışıklık sistemi de vücudumuzun ihtiyaçlarını yeterli düzeyde karşılarsak düzenli bir şekilde çalışıyor. Günlük uymamız gereken hijyen kurallarıyla birlikte gün içerisinde beslenmemizin çeşitli ve dengeli olması gerekiyor" dedi.
"KALİTELİ PROTEİNLER ÇOK ÖNEMLİ"
Et, süt, yoğurt, peynir, sebze, meyve ve tahıl grubunun gün içerisinde yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmemize ilave etmemiz günlük vitamin ve mineral ihtiyacımızı karşılayacaktır diyen Uzm. Dyt. Seher Dallı, "Günlük vitamin ve mineral ihtiyacımızı karşıladığımızda bağışıklık sistemimizin güçlendiğini görmüş olacağız. Bunların başında kaliteli proteinler önemli. Kaliteli protein dediğimizde öncelikle aklımıza yumurta gelmeli. Yumurtayla beraber, balık, tavuk ve et ürünleri gibi besinler kaliteli protein kaynaklarımızdır. Süt ve süt ürünleri de aynı şekilde kaliteli protein kaynaklarıdır. Bunların dışında bitkisel kaynaklı da proteinler vardır. Kuru baklagil, nohut, mercimek, kuru fasulye ve yağlı tohumlar gibi. Yağlı tohumlar dediğimizde fındık, badem, ceviz gibi kuru yemişler aklımıza gelebilir. Kaliteli proteinlerin alınmasıyla birlikte A,B,C, çinko, selenyum gibi demir kaynakları da bağışıklık sistemi için önemli. C vitamini dediğimizde daha çok sebze ve meyve aklımıza geliyor. Günlük toplam 5 porsiyon sebze ve meyve tüketimini öneriyoruz. Bu 5 porsiyonun en az 3 porsiyonu sebze olması bizim için avantaj. Sebzelerde en zengin C vitamini biber, ıspanak, maydanoz gibi yeşil yapraklı sebzelerdir. Bunları domates, brokoli ve brüksel lahanası takip etmekte. C vitamininin meyvelerde bulunan oranı da çok yüksek. En başta çilek ve kivi daha sonra ise portakal gibi turunçgiller takip ediyor" şeklinde konuştu.
"OMEGA 3 ÇOK ÖNEMLİ"
Seher Dallı, "Meyve tüketirken dikkat etmemiz gereken nokta, meyvenin kendisini tüketmeliyiz. Meyve suyunu önermiyoruz. Çok fazla meyve tüketmek C vitaminini depolamaz. Sadece meyvenin şekerini depolamış oluruz. A vitaminin en zengini hayvansal kaynaklardır. Karaciğer gibi sakatatlar, süt ürünleri ve yumurtanın sarısı gelir. Bunları tavuk ve balık ürünleri takip ederken bitkisel kaynaklardan da havuç, kayısı, pırasa, ıspanak, brokoli, ceviz gibi ürünler A vitamininin bitkisel kaynakları olarak gösterilebilir. Bunlarla beraber E vitamini çok önemli. En başta zeytinyağı, fındık, badem ve avokado geliyor. Omega 3 bizim içim çok önemli. Keten tohumu. Balık bizim için Omega 3 kaynağı. Keten tohumunu salatalarda ve yoğurtla beraber tüketebiliriz" ifadelerine yer verdi.
"ZERDEÇAL MUCİZEVİ BİR BAHARAT"
Bağışıklık sistemi denildiğinde akla direk bağırsak florasının geldiğini belirten Seher Dallı, "Bağırsak sağlığımız probiyotiklerle ilişkilidir. Probiyotik dediğimiz şey bağırsakta yaşayan yararlı bakterilerdir. Kefir, turşu, tarhana, şalgam gibi besinler probiyotik içerirler. Bu besinleri prebiyotik kaynaklarla tüketmek önemli. Prebiyotik ise, enginar, kuru baklagiller, pırasa, sarımsak, soğan gibi besinlerde bulunur. Soğan ve sarımsak aynı zamanda çok güçlü antidoksan kaynağıdır. Bu nedenle gün içerisinde soğan ve sarımsağa sıkça yer vermemiz gerekir. Gün içinde tükettiğimiz ekmeğin ekşi mayalı olması bağışıklığımızı güçlendirir. Çay ve suyumuzun içine zencefil koymamız ve çörek otu, bal, zencefil karışımı yapıp bir tatlı kaşığı tüketmemiz yine bağışıklığımızı güçlendirir. Zerdeçal mucizevi bir baharat. Tüketebiliriz ama zerdeçal tüketirken dikkat etmemiz gereken emilimi kolay değildir. Vücudun emilimini artıra bilmesi için karabiberle mutlaka desteklenmesi gerekir. Aynı zamanda ortamda zeytinyağın bulunması ve ortamda sıcak bir şeylerin bulunması zerdeçalın emilimini artırır. Mesela çorbalarımıza ilave edebiliriz. Ekinezya çayını kuşburnu çayı ile destekleyebiliriz. Bunların yanı sıra uyku düzenimizi ve günlük su tüketimimizi aksatmazsak bağışıklık sistemimize güzel yatırım yapmış oluruz" dedi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2020.03.23 09:08