CHP Bursa İl Kadın Kolları Başkanı Fatma Birinç, 'Kadına Yönelik Şiddete Mücadele Günü' sebebiyle Kent Meydanı'nda basın açıklamasında bulundu. AKP'nin kadınlara bakışı ve kadın haklarına yaklaşımının meydan okumaya dönüştüğünü ve bununla mücadele edeceklerini ifade eden Birinç; "Emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkarak, topluma ve bizlere dayatılmak istenilen gerici, cinsiyetçi yaşam tarzını reddediyoruz. Yasaklarla, mühürlerle, bizi uzaklaştırmak istedikleri alanlarımıza sokaklarımıza sahip çıkıyoruz" dedi.
CHP Bursa İl Kadın Kolları Başkanı Fatma Birinç, 'Kadına Yönelik Şiddete Mücadele Günü' sebebiyle Kent Meydanı'nda basın açıklamasında bulundu. Kadına yönelik şiddetin giderek arttığına dikkat çeken Fatma Birinç, 25 Kasım'ın tarihi önemine de değinerek; "25 Kasım 1960'ta Dominik Cumhuriyeti'ndeki diktatörlüğe karşı mücadele eden Mirabel kardeşlerin tecavüz edilerek vahşice öldürülmesinin ardından, 56 yıl sonra 1999'da 25 Kasım tarihi, Birleşmiş Milletler tarafından 'Uluslararası Kadına Karşı Şiddete Hayır Günü' ilan edilmiştir. Bu tarihin üzerinden geçen 56 yılda kadına karşı şiddetin azalmadan daha da fazlalaşarak sürdüğüne şahit olmaktayız. Tüm kuralların erkekler tarafından koyulduğu dünyamızda kadın olmak çok zor gerçekten, ama şunu çok iyi biliyoruz ki, iyinin kötüye galip geleceğinden hiç şüphemiz yok. Yeter ki ümidimizi yitirmeyelim ve tek bir yürek olalım. Bilsinler ki kadın hareketi mühürlenemez" dedi. AKP iktidarı döneminde Cumhurbaşkanı, bakanlar ve milletvekilleri de dahil kadını değersizleştiren pek çok açıklamanın yapıldığını ifade eden Birinç sözlerini şöyle sürdürdü: "AKP'nin kadınlara bakışı, kadın haklarına yaklaşımı, karşı meydan okumaya dönüştü ve sonunda kartlarını açtılar. Kadına yönelik kendi çalışmalarını kurumsallaştırarak hodri meydan dediler. Onlar 'hodri meydan derken' geldiğimiz noktaya bakınız. Çok uzun yıllar öncesi değil, bu yıl 2016'nın ilk 7 ayında erkekler; en az 153 kadın öldürdü, 52 kadına tecavüz etti, 80 kadını taciz etti, 297 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu, 196 kadına şiddet uyguladı. Ve bu cinayetlerin yüzde 11'i koruma tedbir kararlarına rağmen gerçekleştirildi. Kadınların yüzde 11'i boşanmak istediği için öldürüldü. Yüzde 16'sı ise boşandıkları kocaları tarafından öldürüldü."
BU AYRIMA ASLA PRİM VERMEYECEĞİZ
Fatma Birinç Türkiye'nin kadına karşı şiddetin giderek artması, taciz, tecavüz ve cinsel saldırının yoğun olarak yaşanması nedeniyle en güvensiz ülkeler arasında olduğunu ve Hindistan'dan sonra ikinci sırada geldiğini belirtti. "Kadınları aşağılayan, horlayan söz ve davranışlarıyla kadın hareketine psikolojik baskı uygularken kadın örgütlerini de kapatarak kadın mücadelesinin önünü keseceklerini düşündüler" diyen Birinç, algı operasyonu yapıldığını söyledi. Şiddetin, politik cinayetlerin, inkar politikalarının altında yatanı bildiklerini vurgulayan Birinç, asıl amacın kadını toplumsal alandan uzaklaştırmak olduğuna dikkat çekerek; "Kadın kamusal alandan çıkarılsın. Çalışma yaşamının dışına itilsin. Birey olarak verdiği mücadele görünmesin. Çünkü İslam ülkeleri arasında demokratik, laik tek ülke olan Türkiye ve Türkiyeli Kadın örnek olmaktan çıksın. Cumhuriyet Halk Partili Kadınlar olarak bu ayrıma asla prim vermeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki, dünyanın her yerinde kadınların sorunları aynıdır. Siyasi kimliği, mezhebi, inançları, rengi ne olursa olsun bizim için kadını kadındır. Çözüm yine kadındır. Tüm hak ve özgürlüklere geçit verecek kim, kadınlar. Çağdaş, demokrat, laik sistemi savunan kim, kadınlar. Çocuklara güzel bir gelecek vadeden ki, kadınlar. O zaman Meclise daha çok kadın yolluyoruz. Bunun için mücadelemize daha yürekli devam edeceğiz" diye konuştu.
YARGI, KADINA ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRIYOR
Her gün en az bir kadın şiddet görmekten öldürüldüğünü belirten Fatma Birinç, öldürülen kadının öyküsünün etrafındaki erkekler anlatıldığını ancak cenazeleri kaldırıldığını ifade etti. "Öldürülen kadınlar, dolan hapishaneler ortada kalan çocuklar ve parçalanmış ailelerin yaşamlarına tanık oluyoruz" diyen Birinç sözlerini şöyle sürdürdü: "Son dakikalar ülkesinde yaşıyoruz. En acı olanda Koca bir ülke bir insanın hırsı için böyle yönetiliyor. Düşüncesinden ötürü tutuklananlar, ceza alanlar, çalışma yaşamından dışlanan, sadece sevdiği için ölen kadınlar, dini eğitim altında tecavüze ve istismara uğrayan masum çocuklar, korkudan susan aileler, iç savaşta ölen polisler, gençler, askerler, umuda yolculuğa çıkan göçmenlerin, mültecilerin seyri, kadınların dramı dünyalarımızı karartmaya yeter de artar. En az bunları yapan ve yaptıranlar kadar suçludur." Şiddetin bir suç olmasına karşın, kadına ve çocuklara yönelik olduğunda Türkiye'de cezasız kaldığına dikkat çeken Birinç; "Üstelik eşitlik hukuk devletine ait bir ilke ve onun ayrılmaz, kaçınılmaz bir gereği olmasına karşın, yargımız erkek hukuk devletine dönüşmüş. Cinsiyetçi yargı kararları kadınları, kadın oldukları için asli suçlu görmeye, erkeği ise, erkek olmanın dayanılmaz hafifliğiyle savunmaya devam ediyor. Kanunun yeterli olduğu maddelerde bile yargı, erkek egemen zihniyetle kadına yönelik şiddeti meşrulaştırıyor. Vicdanlarımızı yaralayan cinsiyetçi mahkeme kararları, hukuku uygulamayan savcılar, erkek egemen hukuk sistemini her gün daha fazla karşımıza çıkarıyor. Örneğin geçtiğimiz ay 53 yaşındaki bir kadın, gittiği markette hiç tanımadığı iki erkeğin 'düzgün yürü' lafları arasında saldırıya uğradı ve ağır yaralandı. Şikâyetine rağmen saldırgan ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
UMUT VAR BİZ VARIZ!
Cumhuriyet Halk partisi ve kadınları olarak, asla mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirten Fatma Birinç, kadını erkekle eşit görmeyen, toplumsal yaşamda yok sayan siyasal anlayışa ve onun karanlığına asla teslim olmayacaklarını dile getirerek; "Emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkarak, topluma ve bizlere dayatılmak istenilen gerici, cinsiyetçi yaşam tarzını reddediyoruz. Yasaklarla, mühürlerle, bizi uzaklaştırmak istedikleri alanlarımıza sokaklarımıza sahip çıkıyoruz. Bu ülkenin Cumhuriyete inançlı, Özgür ve güçlü bireyleri olarak, örgütlenerek ve dayanışarak, kadın cinayetlerine, tacize tecavüze, her türlü şiddet ve ayrımcılığa karşı, sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi. Birinç; "CHP'li kadınlar olarak 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'nde, kadın mücadelesinin ve örgütlü birlikteliğinin önemini bir kez daha yineliyoruz. Eşit ve özgür bir ülkede yaşayabilmek için, emeğimizden, bedenimizden, kimliğimizden elini çekmeyen iktidarlara karşı, eşit ve özgür yarınlar için mücadelemizi örgütlülüğümüzden aldığımız güç ve cesaretle devam ettireceğimizi ifade ediyoruz. Kadına yönelik şiddete karşı verdiğimiz bu mücadelede, sevgiyi, saygıyı, güveni ve umudu örgütleyerek; 'Umut var, biz varız!' diyoruz" açıklamasında bulundu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2016.11.25 13:30