Şanlıurfa'dan Bursa'ya çalışmak için gelen mevsimlik tarım işçileri zor şartlar altında hayatlarını idame ettirmeye çalışıyor. Sağlıksız koşullarda, çamur içinde yaşamak zorunda kalan işçiler hikâyelerini Bursa'da Bugün'e anlattı. Dayıbaşı Hasan Civelek, ekibinin bulunduğu İnegöl Küçükyenice Köyü'nde köylüler tarafından dövülerek yerlerinde kovulduklarını söylerken tarım işçisi Abdulkadir Deniz, 2 çocuğu ve eşiyle geldiği Bursa'da 160 liralık yevmiye aldıklarını ama yetmediğini belirtti. Başka bir işçi ise 10 çocuğuyla buraya geldiğini dile getirirken çocuklarının da çalıştığını ifade etti.
ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN
Bursa İnegöl'de tarlalarda çalışmak için gelen mevsimlik tarım işçilerinin yaşam alanlarına konuk olduk. Çoluk çocuk bin kadar işçinin bulunduğu İnegöl Kurşunlu'da sağlığa elverişsiz koşullarda adeta dram yaşanıyor.
Elektrik ihtiyacının yaşam alanlarının ortasına, yerden kablolar çekerek sağlandığı ortamda çocuklar, çıplak ayaklarla oyunlar oynuyor. Kadınlar, su şebekesi gelse de içme suyunu 500 metre ileride bulunan çeşmeden taşıyor. 12 yaşlarından itibaren çocukların ve kadınlarında tarlalarda çalıştığı esnada daha küçük çocuklara, çadırda bulunan yaşlılar göz kulak oluyor.
Tuvaletler, kendi kazdıkları çukur ve etrafını çevirdikleri çarşaftan ibaret. Yemekler, dışarıda yakılan ateşin üstüne konan kazanlarda pişiyor, çamaşırlar kadınların elleriyle leğenlerde yıkanıyor.
Çoğu ailenin buzdolabı olmadığı için yemeklerini o öğünde yiyip bitirmesi gerekiyor. Sıcak havada sinekler uyumak isteyenlere rahat vermiyor.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen çocuklar yüzlerindeki tebessümle oyunlar oynamaya devam ediyor.
Mevsimlik tarım işçisi Abdulkadir Deniz, "Daha önce Antalya'da çalışıyordum. Bu sene ilk defa mayıs ayında buraya geldik. Muhtemelen 10'ncu ayda iş biter. Eşim, 2 çocuğum ve annemle birlikte kalıyoruz. Antalya'da şartlar daha iyiydi. Yevmiye kurtarmıyor. Tarlada çalıştığımız zaman çocuklara annem bakıyor. Dayımlar burada çalışıyordu. Onlarla birlikte geldik. Günlük 160 lira kazanıyoruz. Sabah 06:00'da işbaşı yapıyoruz akşam bırakıyoruz. Arta kalan zamanlarda hava sıcak oluyor. Çadırda sıcak oluyor. Sinekler var, o da rahatsız ediyor. Burada günü geçiriyoruz. Tuvaletlerimiz dışarıda, çukurunu kendimiz kazdık. Banyoda dışarıda. Barajdan su çektiler buraya ama içilmez. 300 metre ileride çeşme var. Kadınlar oradan su taşıyor. Yeşil kartımız var. Hastalandığımız zaman köydeki sağlık ocağına ya da İnegöl Devlet Hastanesi'ne gidiyoruz" diye konuştu.
Köylülerin darp edip kovduğu ekibin çavuşu Hasan Civelek, "Küçük Yenice Köyü'nde, 2 geç uyuşturucu etkisi içinde çadırlarımıza geldi. Bizi kovmak istediler. Yağmur yağıyordu. Yağmur dinince toplanıp gideriz dedim. 22 kişi toplanıp bizi darp ettiler. Çocuklar, kadınlar korktu. Jandarma karakol komutanına ve muhtara haber verdim. Arbede esnasında bize de biber gazı sıktılar. Devlet, belediye bize çözüm bulmadı. Kime gideceğiz? Şikâyetçi oldum fakat yerel halk rahatsız olup tekrar çadırlarımıza saldırırlar diye geri çektim. Tüm köylüler ve muhtar bu duruma şahit. Toplanıp gideceğiz ne yapalım? 22 yıldır bu işi yapıyorum. Bursa'ya ilk kez geldim. Daha önce Kayseri'de çalıştık. Bir daha buraya kesinlikle gelmem" dedi.
10 çocuğu ve eşiyle çalışmaya gelen bir işçi ise, "Mecbur olmasak gelmezdik. Memleketimizde çalışma imkânı yok. Sağlık görevlileri bura gelmiyor. Hastamız olursa hastaneye gidiyoruz. Öğretmen geldi geçenlerde. Çocukları okula kayıt edeceklermiş. Çocuklarda çalışıyor ama okumak isteyen okuyor, önünü açıyoruz" şeklinde konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2022.08.26 10:39