Bursa UÜ Tıp Fakültesi Organ Nakil Merkezi için ilk kazmanın 2022 yılı başında vurulmasını hedeflediklerini söyleyen Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, "Hastanenin 2023 yılı içerisinde hizmete açılması planlanıyor. 60 yataklı organ nakil merkezi konusunda mutabık kalındı" dedi.
ELİF DİDEM DANACIOĞLU / BURSADA BUGÜN
"Diş Hekimliği Fakültemize kampüs içerisinde bir bina düşünüyoruz" diyen Bursa UÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, ocak ve şubat ayı itibariyle temelini atma noktasına geleceklerini söyledi. Mühendislik Fakültesi, Otomotiv Mühendisliği ve Makine Mühendisliği'nin ortak kullanacağı laboratuvar konusunda da önümüzdeki günlerde temel atacaklarını ifade eden Rektör Kılavuz, 15-20 milyon TL'lik yatırımlar olduğunu söylüyor. 250 yataklı çocuk hastanesi projesine de değinen Bursa UÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, 350 milyon TL'lik yatırımın altını çizdi.
BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, Bursa Uludağ Üniversitesi'nin yatırım hedefleri doğrultusunda değerlendirmelere ilişkin sorularımızı yanıtladı.
Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz'un verdiği yanıtlar şöyle:
Türkiye'nin köklü eğitim kurumlarından olan Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), YÖK'ün açıkladığı 23 Araştırma Üniversitesi listesinde yer almaya hak kazandı. Neler söylemek istersiniz?
Bursa Uludağ Üniversitesi kurulduğu ilk günden itibaren eğitim ve bilimsel araştırmalar noktasında önemli çalışmalara imza attı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından 2017 yılında açıklanan 10 asil 5 aday Araştırma Üniversiteleri listesinde aday üniversiteler kategorisinde yer alan Bursa Uludağ Üniversitesi, yeniden düzenlenerek sayısı 23'e çıkarılan Araştırma Üniversiteleri arasında gösterildi. Uludağ Üniversitesi, 'Araştırma Üniversitesi' olmaya hak kazandı. Üretilen projeler ve bu projelerin çıktıları ile Türkiye'nin ekonomik, kültürel ve sosyal refahının artırılmasına hizmet edildi.
"BİLİMSEL PROJELERE AĞIRLIK VERİLMESİ ADINA ÇOK SAYIDA ÇALIŞMA YAPTIK"
Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, "Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren akademik alt yapının güçlendirilmesi ve bilimsel projelere ağırlık verilmesi adına çok sayıda çalışma yaptık. Araştırma altyapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Araştırmacı insan kaynağımızın bilgi, beceri ve yetkinliğini geliştirmeye yönelik çalışmalarımız da aralıksız devam ediyor. Öte yandan üretilen bilimsel projelerin daha verimli kullanılabilmesi için stratejiler oluşturuyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin gelecek hedefleri arasında yer alan projelere katkı sağlamak adına üniversite olarak üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye gayret gösteriyoruz. Gösterdiğimiz bunca çabanın ardından, açıklanan 23 Araştırma Üniversitesi arasında yer almanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.
Araştırma üniversitesi olmaktan sonraki hedefleriniz nedir?
Araştırma üniversitesi olmanın temel parametreleri var. Bunlardan birisi kapasite. Kapasite ile kastedilen üniversitenin makale ve yayın kapasitesi. Yani, üniversitenin çapı, yayın yapma kapasitesi nedir? İkinci alanımız ise kalite. Kalite ise üniversite olarak ürettiğimiz bilimsel verilerin topluma yansıtılması yani patentlerin ticarileşmesidir. Üniversite; hocalarımızın teknokentler içerisinde ileri teknolojiyle, aynı ortam içerisinde Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını sürdürdükleri, yenilikçi ürünler ortaya çıkardıkları, birbirleri arasında bilgi ve teknoloji transferi gerçekleştirdikleri, bu yolla bölgenin kalkınmasına katkıda bulundukları, akademik, ekonomik ve sosyal yapının bütünleştiği organize araştırma, iş ve girişimcilik merkezidir ve üretilen ürünlerdir. Ayrıca, TÜBİTAK başta olmak üzere bilimsel araştırma projeleri üniversitelerin başta olmak üzere Avrupa Birliği ve diğer kamu sektöründeki kurumlarla yapılmış olan çalışmalar ve birlikte üretilen ticari çıktılar. Üçüncü alan ise işbirlikleridir. Kaliteyi yükseltecek faaliyetlere zemin oluşturacak işbirlikleri. 2019 sonu itibariyle üç alanda da önemli artış gösterdik. 2021'den itibaren biraz daha gelişme kaydettik.
"HAK SAHİBİ OLDUĞUMUZ BİR PATENTİ İLK KEZ TİCARİLEŞTİRDİK"
Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, "Bursa Uludağ Üniversitesi; '2021/005208' numaralı 'Şeker Katkısız Arı Yemi ve Bu Yemin Fonksiyonel Bal Üretiminde Kullanımı' başlıklı ulusal patent ve PCT/TR2021/050467 numaralı 'Sugar-FreeBeeFeedAndItsUseInFunctionalHoneyProduction' başlıklı uluslararası patentini ticarileştirmeyi başardı. Araştırma Üniversitelerinin üstlendiği sorumluluklar doğrultusunda akademik ve bilimsel projelere yoğunluk vereceğiz. Akademisyenlerimizin deneyimi ve potansiyelinin gerçek anlamda üst seviyelerde olduğunu biliyoruz.2020 yılında ticarileşmiş bir adet patentimiz vardı. 2021 yılında 6-7'ye çıkaracağımız kanaatindeyiz ki yine bir patent anlaşması imzaladık. Dolayısıyla sadece yayın yapmış olmak için yayın yapmıyoruz. Bu yayınların toplumun yararına olacak bir takım çıktılar elde etmesi, bu çıktıların da sanayiye ve ticari hayata aksettirilerek işbirlikleri aracılığıyla toplumun refahına ve faydasına yönelik işler yapması gibi bir silsileyi beraberinde getiriyor. Aynı zamanda Tıp Fakültesi bir topluma hizmet görevi de ifa ediyor. Bu anlamda Tıp Fakültemiz, Güney Marmara'nın çözülemeyecek sağlık problemlerini çözmeye yeteneği olan ve bunu da fırsat olarak bizlere sunmuş olan fakültedir.
"TÜRKİYE'NİN İHTİYACI OLAN ELEMANLARI YETİŞTİRİYORUZ"
Türkiye'nin ihtiyacı olan elemanları yetiştirdiklerinin altını çizen Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, "Araştırma faaliyetlerimizde başta üniversitemiz, sanayi kuruluşları olmak üzere çok ciddi işbirlikleri içerisindeyiz. Bursa'ya ilimden teknolojiye, sağlıktan eğitime ve sosyal faaliyetlere kadar her alanda dokunmak gibi bir görevimiz var. Her alanda olduğu gibi Araştırma Üniversiteleri içerisinde de belli bir noktaya gelmeyi hedefliyoruz. Amacımız enerjimizin tamamen bilime, bilimsel yayınlara patent, faydalı model, markalaşma gibi faaliyetlere yansıması ve işbirlikleri ile insanın, toplumun hizmetine sunulmasıdır. Dolayısıyla yarınki araştırma üniversitesi profilimizin bugünkünden iyi olması gerekiyor.
"GÜÇLÜ TÜRKİYE'NİN ANAHTARI 2244"
TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı'na BUÜ damgasını vurdu. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
TÜBİTAK tarafından doktora derecesine sahip daha fazla personelin sanayide istihdam edilmesine yönelik başlatılan 2244 Sanayi Doktora Programı'nda Bursa Uludağ Üniversitesi'nin (BUÜ) başarısı devam ediyor. Üniversitemizin 2018 yılından itibaren içerisinde yer aldığı TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı kapsamında yürütülen işbirlikleri, önemli bir rekora doğru ilerliyor. Toplam 583 bursiyerin desteklendiği programa 81 doktora öğrencisini yerleştiren üniversitemiz, Türkiye genelinde bu alanda birinci olmayı başardı. TÜBİTAK'ın yayınladığı güncel tabloya göre aktif öğrenci sayısı bakımından ilk sırada yer alan Bursa Uludağ Üniversitesi'ni; Sabancı, Bursa Teknik, Ankara ve Koç Üniversitesi takip ediyor. Yeni dönem çağrıları için işbirliği protokolleri imzalamaya devam eden üniversitemiz yönetimi, ilk etapta Sanayi Doktora Programı'ndan faydalanan öğrenci sayısını daha yukarılara çıkarmayı hedefliyor.
"İŞBİRLİĞİ GÖRÜŞMELERİNE DEVAM EDİYORUZ"
Üniversite olarak TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı'na büyük bir önem verdiklerini söyleyen Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, ilk sırada yer almanın kendilerini gururlandırdığını ancak daha fazla doktora öğrencisine ulaşabilmek için işbirliği görüşmelerine devam ettiklerini söyledi.
"YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİNİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUZ"
Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, "Yerli ve milli teknoloji hamlesini sonuna kadar destekliyoruz. 2244 programının da bu çalışmalar için değerli bir temel oluşturacağına inanıyoruz. Sanayi kuruluşları içerisinde doktora programını sürdürecek öğrencilerimiz, yapacakları Ar-Ge faaliyetleri ile yerli ve milli kalkınma hamlesine büyük katkılar sunacak. Yürütülecek projelerden hem devletimiz hem üniversitemiz hem de iş dünyası kazançlı çıkacak. TÜBİTAK'tan talebimiz, 2018 ve 2019 yılındaki çağrılarda boş kalan kontenjanlar için sürenin biraz daha uzatılması ve 2020 için yeni çağrılara çıkılmasıdır. Çünkü bu projenin insan kaynağını oluşturan doktora öğrencilerini bulmakta diğer üniversiteler gibi bizler de ciddi sıkıntılar çekiyoruz" diye konuştu.
Üniversite-Sanayi işbirliğinin geliştirilmesi adına göreve geldikleri ilk günden itibaren büyük bir azimle çalışmaya devam ettiklerini ifade eden Rektör Kılavuz, 2018 ve 2019 yılında ulaşılan 81 doktora öğrenci sayısının daha da yükseltilmesi için iş dünyası ile protokoller imzalamaya devam ettiklerinin altını çizdi. Genç ve çalışkan bir ekip ile bu faaliyetleri yürüttüklerini aktaran Kılavuz, programın başarılı olmasında emeği bulunan tüm ekip arkadaşlarına teşekkür etti.
Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz; "2244 doktora programı ile çok ciddi bir atak yaptık. Geçen yıl 78 kota temin ettik, toplam 132 yapıyor. Fakat nitelikli doktora yapacak eleman sayımız eridi. Son toplantıda Boğaziçi Üniversitesi'nin Rektörü'nden rica ettim. '2244 projelerinde yer alacak elemanları bize yönlendirebilirsiniz' dedim. TÜBİTAK'tan bahar döneminde yapacağımız doktora giriş sınavlarının ertelenmesini rica ettik. Bir miktar daha nitelikli doktora öğrencisini bünyemize katabilirsek eğer, Türkiye birinciliğini elde etmiş durumdayız. Sıralamalara baktığımızda, 81 öğrencimizle en fazla 2244 doktora öğrencisi olan üniversiteyiz. Bursa gibi bir sanayi kentinde olmamız önemli bir avantaj" dedi.
Üniversite- sanayi işbirliğinde kaç sektörle protokol imzaladınız?
3 çağrıyı dikkate aldığımızda 30'un üzerinde firma ile protokol imzaladık. Teknoloji transfer ofisimizde, hocalarımızın rehberliğinde birçok firma ile iyileştirme projeleri yapıyoruz. Mesela, organize sanayi bölgesinin atıklarının veya tekstil boyalarının tekrar çevre kirliliğini önleyecek tarzda gözden geçirilmesi noktasında. Tam bir rakam veremem ama gün geçtikçe artıyor ve bunun da hakikaten memnun edici sonuçlarını görüyoruz. A-Plas Genel Otomotiv Mamulleri San. Tic. A.Ş. firması hem makine mühendisi hem de otomotiv mühendislerimiz için bir araştırma laboratuarı yapıyor. Neredeyse 20 milyona yakın inşaat başladı. 'Otomotiv Mükemmeliyet Merkezi' projesi için TÜBİTAK'ın çağrıya çıktığı 50 milyonluk 1004 projesi var. Türkiye'de ses getirecek çok önemli bir partner ile talip olduk. Ayrıca başka kardeş üniversiteleri, otomotiv ve yan sanayi kuruluşlarını da projeye dahil etmek istiyoruz. Bu anlamda yazılım firmaları ile yaptığımız çalışmalar var. Cumhurbaşkanlığı dijital ofisi ile işbirliklerimiz var. Lise öğrencilerine yönelik ücretsiz çevrimiçi Hakkâri'den Edirne'ye, Kars'tan Antalya'ya kadar uzanan coğrafyada uzaktan yapay zekâ kursu ve Türk beyin projesi üzerine çalışıyoruz.
"BURSA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE HİZMET EDİYORUZ"
"Emar sonuçlarının değerlendirilmesi gibi çok yeni alanlara girmiş durumdayız ve eklemeli imalatta bir yüksek lisans programı icra ettik" diyen Rektör Kılavuz, şöyle devam etti: "Uzay ve savunma sanayinde önemi olan bir alan. Hibritli elektrikli araçlar yüksek lisans programını açtık. İmalata öğrenci aldık. Yapay zekâ yüksek lisans doktora programı içinde çalışmalarımız başladı. Ayrıca sosyal bilimlerde yeni yüksek lisans doktora programları açtık. Biz biraz daha lisansüstüne ağırlık vererek ve yaptırdığımız bu çalışmaların kalitesini daha da artırarak Bursa ve Türkiye ekonomisine hizmet ediyoruz."
BUÜ'YE HAYIRSEVER İŞ İNSANINDAN 'ORGAN NAKLİ MERKEZİ HASTANESİ'
Bursa Uludağ Üniversitesi yönetimi olarak Organ Nakil Merkezi Hastanesi için protokol imzaladınız. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?
Bursa Uludağ Üniversitesi olarak Güney Marmara Bölgesi'nde eksikliği hissedilen Organ Nakil Merkezi Hastanesi'nin yapılması için hayırsever iş insanı Hüseyin Akdemir ile protokol imzaladık. Proje çalışmaları tamamlanan Hastane Binası, Görükle Kampüsü içerisinde yapılacak. 5 bin 600 metrekare üzerinde kapalı alana sahip hastane binasında 60 yatak kapasitesi bulunacak. İçerisinde yoğun bakım ünitelerinin de yer alacağı Organ Nakil Merkezi Hastanesi protokolü Bursa Valiliği'nde imzalandı.
"BÖLGE İÇİN BÜYÜK İHTİYAÇ"
Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, "Sadece Bursa'nın değil, bölge insanı için de son derece büyük bir önemi bulunan projenin hayata geçirilecek olmasından dolayı mutluluk duyuyoruz. Yapılacak olan binada organ nakli bekleyen hastalara şifa dağıtılacak. Bu konuda deneyimli hekimler ve sağlık personeli yetişecek. Aynı zamanda araştırmalar da yapılacak. BUÜ Tıp Fakültesi Organ Nakil Merkezi için ilk kazmanın 2022 yılı başında vurulmasını hedefliyoruz. Hastanenin 2023 yılı içerisinde ise hizmete açılması planlanıyor. Uygulama projeleri üzerinde çalışılıyor" dedi.
"ÇOCUK VE DOĞUM HASTANESİ PROJESİ VAR"
Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, "Bizim zamanımızda onaylanabilen çocuk ve doğum hastanesi projesi var. Projeleri çizildi, 15 gün içerisinde ihaleye çıkmayı planlıyoruz. Teklifler gelirse eğer, 2022 yılının Şubat-Mart döneminde çalışmalara başlamak istiyoruz. 250 yataklı çocuk - doğum hastanesi öngörüyoruz. Yoğun bakım ve acil inşaatları devam ediyor. Üniversite hastanesinin yemekhanesi yoktu, projesi onaylandı" dedi.
"BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ'NE DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ EĞİTİM BİNASI GELİYOR"
Rektör Kılavuz, "Diş hekimliğini, Şevket Yılmaz Hastanesi'nin altında bulunan Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nde yürütüyoruz. Afiliasyon, yani kurumlar arası işbirliği içindeyiz. Sağlık Bakanlığı partnerimiz. Eğitim-öğretim faaliyetlerini yürütüyoruz ve Araştırma Hastanesi haline getirmiş oluyoruz. Bağımsız bir diş hekimi fakültesi ve hastanesi ünitelerine ihtiyacımız var. Haksan Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Gülmez ve ekibi projelerini hazırlıyorlar. Önümüzdeki yıl kaba inşaatının temelini atmayı düşünüyorlar. Bursa'ya ve üniversitemize yakışan Diş Hastanesi ve Fakültesi eğitim-öğretim dünyasına kavuşmuş olacak.
"MİMARLIK FAKÜLTESİNE KATKIDA BULUNMAK İSTEYEN BABAYİĞİTLER ARIYORUZ"
İş insanlarına çağrınız var mı?
Bursa'da çok değerli babayiğitler var. Eğitim-öğretime de çok ciddi katkılar konuluyor. Mesela, mimarlık fakültemizin binasının genişletilmesi gerekiyor. Benden önceki dönemde söz verilmiş fakat protokolü imzalayan şahıs sonra vazgeçmiş. Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ne katkıda bulunmak isteyen babayiğitler arıyoruz.10-12 milyon bütçeli bir ilave bina düşünün. 50 kişilik sınıflarda 60 kişi hizmet veriyor. Bunun için de özel alanlara ihtiyaç olabilir. Oraya bir de iç mimarlık ve şehir planlama fakülteleri açabilirsek ne mutlu bizlere. Bursa iş dünyasının bu potansiyeli var. Bu yapılan hizmetler gider kaydedilebiliyor, gelir vergisinden istifade etme imkânına kavuşuyor. Güzel Sanatlar Fakültesi'nin binası yok. Yani bir bölümümüz Ziraat Fakültesi'nin küçük bir binasında, bir bölümümüzde Eğitim Fakültesi altında iki odada, diğer bölümümüz Mudanya'da eski huzurevi binasında iş görüyor. Bursa'da hiç mi sanatsever yok? Bazı bölümleri bina yokluğundan açamıyoruz. İnegöl'de Sağlık Bilimler Fakültesi açıldı. Bina olmadan ben oraya nasıl öğrenci alayım? Devlet bütçesiyle de yürütülmesi mümkün değil. İnegöl, önemli ticaret merkezlerinden birisidir. Güçler birleştirildiğinde donanımlı bir Sağlık Bilimler Fakültesi'ne kavuşabiliriz. Hemşirelik, ebelik, fizik tedavi, yaşlı bakım bölümleri açabiliriz. İhtiyaçları dikkate alarak bölümleri açmak durumundayız. Güzel Sanatlar Fakültesi'nde endüstriyel tasarım, mimari tasarım, moda tasarım, grafik tasarımı, cam ve seramik tasarımı bölümlerine öğrenci alamıyoruz, yerimiz yok. Moda tasarımı artık tekstil ve konfeksiyon alanının önüne geçti. Biz moda tasarımı yapabilsek, ürettiğimizin 2 kat daha fazlasına satarız. Endüstriyel tasarım, modelleme gibi bölümlerde gibi öğrenci yetiştirebilirsek çok daha fazla katma değeri yüksek ürünler elde edebiliriz. Aynı şey cam ve seramik tasarımı için de geçerli.
"BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİNE EN FAZLA BÜTÇE AYIRAN ÜNİVERSİTELERDEN BİRİYİZ"
2022 yılı bütçesinin 1 milyar 6 milyon TL olduğunu açıklayan Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, bütçenin yüzde 85'inin personel ve SGK giderleri olduğunu aktardı. Yatırım bütçelerinin önceki yıla göre yüzde 23 oranında arttığını belirten Kılavuz, "Elbette yeterli değil. Bunların bir kısmı altyapı yatırımlarına, bir kısmı da yapacağımız yeni yatırımlara gidecek. Türkiye'de bilimsel araştırma projelerine en fazla bütçe ayıran üniversitelerden biriyiz. Döner sermaye gelirlerimizin yüzde 5'ini bilimsel araştırma projeleri ve Ar-Ge faaliyetlerine ayırmak gibi bir zorunluluğumuz var. Bu gelirlerden 18 milyon TL'sini tamamen bilimsel araştırma projelerimize ayırıyoruz. Şu an komisyondan ve hakemden geçen tüm projelerimize kaynak ayırdık. Ar-Ge bütçemiz konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Göreve geldiğimizde enerji harcamalarımızı yüzde 30 azaltacağımızın sözünü verdik. Yakıt giderlerimizde yüzde 30 tasarruf sağlıyoruz. Merkezi ısıtmadan lokal ısıtmaya geçtik. İlk fırsatta misafirhane yapmak istiyoruz. 5 milyon civarında yatırım ihalesi yaptık. Üniversitemizin misafirhanesi yok. Butik üniversiteler çok daha şanslı" dedi.
Pandemi sürecinden sonra yüz yüze eğitime geçtiniz. Öğrenciler aksilik yaşıyorlar mı?
Ciddi soru işaretleri olmasına rağmen üst düzeyde bir eğitim görülüyor. Hocalarımız, öğrencilerimiz olmak üzere çok dikkatli davrandıklarını görüyorum. Aşı oranında da yüzde 95'leri aştık. Kredi Yurtlar Kurumu, yurtlarımızda ilave kapasiteler oluşturdu. Açıkta kalan öğrencimiz olmadı.
"HER BİR EVRAKI DİJİTAL ORTAMA AKTARDIK"
Rektörlükte son bir buçuk yılınız kaldı. Görevim bitmeden şu projeyi iyi ki yaptım veya şu projeyi de yapmalıyım dediğiniz var mı?
Dönemimizde birçok proje yaptık. Üniversite yönetimlerinde önemli olan sürekliliktir. Bir binanın bir kişi tarafından mutlak bitirilmesi de icabet etmiyor. Uludağ Üniversitesi'nin sıralamalarda geldiği nokta bellidir. Üniversite dendiğinde insanlar problemini çözeceği alan olarak sadece hastaneyi görmüyor. Hukuk konusu birçok insanın çok dikkatini çekmiyor. Üniversitenin 40 yıldır çözemediği hukuki sorunları var. Üniversite aleyhinde açılmış ve açılma ihtimali olan davalar var. 40 yıldır bulunmayan evrakları bulduk. Komisyonlar kurduk, her bir evrakı dijital ortama aktardık. Bundan sonra üniversite aleyhine açılacak bir davada ismi girdiğinizde dijital ortamda büromuzun önüne düşüyor. Bazı davaları kazanmaya başladık. Mesela, zamanında ödemeler yapılmış ya ibraz edilememiş yahut o zamanlar tarla üzerinden yapılmış. Arsa üzerinde değerlendi diye mülk sahipleri tekrar devletten para tahsil etmek istiyor. Devlet bir kanun çıkardı. Kamulaştırmanın yapıldığı yıl tarla, arsa, rayiç bedeli neyse enflasyon oranında ödenir diyor. Bu noktada envanter çıkardık. Dünya kadar 300'ün üzerine dava açılmış durumda. Bizden sonra gelen arkadaşın önünde yol haritası belli. Belge ve bulguları elde etmeye başlayınca mahkemelerde lehimize kararlar çıkmaya başladı. Sosyal Donatı ve Sosyalleşme Merkezi inşaatı başlayacaktır. Huzurlu bir yönetim bilinciyle ilerliyoruz. Öğrenci ve personel memnuniyetinin arttığı bir üniversiteyiz. Bir rektörün ulaşabileceği en büyük hazlardan biri budur.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2021.12.21 14:30