Bursa'nın Görükle semti, kökeni 16. yüzyıla kadar uzanan ve Lozan Anlaşması'nın ardından Balkanlardan gelen mübadil Türklerin yerleştiği ve geliştirdiği bir bölge. Bugünlerde Görükle'nin öğrenci kenti olarak anılmasının temel nedeni ise elbette Uludağ Üniversitesi dolayısıyla her yıl sayısı 30-40 binleri bulan öğrenciye ev sahipliği yapması.
FADİME NİSA SAYAR / BURSADA BUGÜN
Görükle'nin sahip olduğu öğrenci kenti kimliği ise toplumun farklı kesimlerince yoruma açık olarak, olumlu ve olumsuz farklı bakış açılarıyla değerlendiriliyor. Söz konusu bakış açılarından biri de aslında Türkiye'nin hemen hemen bütün illerinde konuşulan, tartışılan bir yargıyla özetlenebilir, "öğrenciler geldi, ahlakımız bozuldu."
Peki, bozulma olarak nitelendirilen durumlar neler ve öğrenci yoğunluklu nüfus hareketleri Görükle'deki kent gelişim sürecine nasıl yön verdi? Bölgenin eski ve yeni yerleşimcilerine, esnafına ve elbette öğrencilerine sorduk.
50 YIL ÖNCE GÖRÜKLE NASIL BİR YERDİ?
İkinci kuşak Görükleli olduğunu ifade eden ve aynı zamanda Lozan Mübadilleri Derneği Başkanı olan Ali Korkut, bölgenin yakın tarihini anlatıyor.
18 köyün bağlı olduğu bir belediye olarak, kasaba kültürü ile herkesin birbirini tanıdığı, sokaklarında güven ve hoşgörünün hakim olduğu, Balkan göçmenlerinin yaşadığı bir yerleşim yeri olarak tarif ediyor 50 yıl öncesini. Dedelerinden duyduklarını ve kendi yaşadıklarını aktarıyor.
Uludağ Üniversitesi'nin Görükle üzerindeki etkisinin 90'lı yıllardan itibaren hissedildiğini belirtiyor ve "Öğrenciler ilk geldiğinde buradaki halk onları kabul etti. Asla dışlamadı. Evlerini, kahvehanelerini açtı" diyor.
Kosova ve Arnavutluk'ta başından geçen bazı olayları paylaşan Ali Korkut, Görükle halkı ile öğrencilerin ilişkisini özetliyor;
"Kosova'ya gittik bir gün. Orada Mamuşa diye bir Türk beldesi var. Bir okul müdürünün evine çay içmeye gittik. Orada bir genç nereden geldiğimizi sordu. Bursa Görükle'den dedik. Ağabey ben de Uludağ Üniversitesi'nde okudum dedi. Burada akaryakıt istasyonu işlettiğimizi söyledik. 2000'li yıllarda kardeşimle birlikte akaryakıt istasyonu işletiyorduk. Ağabey ben hep geceleri oradan simit alırdım, orada çok karnımızı doyurduk, hiç unutmuyorum dedi. İnsanın hoşuna gidiyor tabii. Arnavutluk'ta yine benzer bir şey yaşadık."
"2009'DA BİR BOŞLUK OLUŞTU"
Görükle Belediyesi, 2009 yılında kapatılıyor ve Görükle, Nilüfer Belediyesi'ne bağlanıyor. Ayrıca jandarma sorumluluğundaki bölge, polis görev alanı olarak belirleniyor.
Bu dönemde yaklaşık 3-4 yıllık bir geçiş dönemi ve otorite boşluğu oluştuğunu söyleyen Korkut, güven ve hoşgörünün hakim olduğu sokakların dönüşüm sürecini kendi penceresinden yorumluyor;
"Boşluk olunca burada yuvalanan yuvalandı. Güvenlik güçlerini veya yerel idareleri suçlama anlamında değil ama o geçiş döneminden sonra burada inşaat çok hızlandı, konutlar, hizmet sektörü artmaya başladı. Gelenler gidenler artınca burası daha çok suçluların dolaştığı, gözle görülmese de uyuşturucu satıcılarının yer almaya başladığı, kötü amaçlı gelen kadın ve erkeklerin olduğu bir yer haline geldi."
SORUMLU ÖĞRENCİLER Mİ?
Görükle'nin eski yerleşimcilerinden olan Bayram Akıncı ise bu noktada "Keşke gelmeseydi öğrenciler" diye sitem ediyor. Nedenini sorduğumuzda ise bölgedeki mevcut güvenlik sorunlarının başlıca sorumlusunun öğrenciler olduğuna yönelik algıların yanlış olduğunu vurgulayarak söze başlıyor ve öğrenci varlığından dolayı Görükle'ye gelen farklı insan tiplerine dikkat çekiyor.
Yıllar geçtikçe yalnızca öğrencilerin değil, çalışan bireylerin ve ailelerin de Görükle'ye yerleşmeye başladığını aktaran Ali Korkut ise gerek inşaat gerekse hizmet sektöründeki hızlı gelişim süreciyle birlikte demografik yapının da hızla değiştiğini ve kültür çatışmasının bu noktada başladığını şöyle açıklıyor;
"Bizim sıkıntımız öğrenciden değil, buraya öğrenci kisvesi altında gelen insanlardan kaynaklanıyor. Öğrenci gelince işte apart-daire ihtiyacı oldu, yurtlar yapılmaya başladı. Ne zaman 1+1'ler gelmeye başladı, ondan sonra sorunlar başladı. Çünkü sadece öğrenciye verilmedi o konutlar. Kalabalık artmaya ve demografik yapı değişmeye başlayınca uyuşturucu satanlar, çok affedersiniz fuhuş yapanlar, kanun kaçakları geldi. Ayrıca burada eğlence mekanları var diye, Bursa'nın bütün dış ilçelerinden gece buraya insanlar geliyor. 20 liralık gaz koyuyor, atlıyor arabasına, geliyor."
Yalnızca Görükle'ye özgü olmayan, 81 ilde kurulan yeni üniversitelerle birlikte yaşanan ve son yıllarda özellikle mülteci dalgasının etkisinde de sıkça gündeme gelen sorunlar tamamen aynı olmasa da benzer nitelikler taşıyor: Ani gelişen geniş çaplı nüfus hareketlerinin ardından ortaya çıkan sosyal yapı ve bu yapının çarpık ilişkileri.
Dolayısıyla 'ahlaki bozulma' olarak nitelendirilen durumun sorumlusunun kimler ya da neler olduğuna yönelik net bir yanıt bulmak zor görünüyor. Ancak sorumlunun kimler olmadığına yönelik cevap gerek esnaf gerek vatandaş tarafından oldukça net biçimde ifade ediliyor: Öğrenciler.
BUGÜNLERDE GÖRÜKLE NASIL BİR YER?
Ekonomik ve sosyal gelişimi büyük oranda hizmet sektörü üzerine kurulu olan Görükle'de öğrencilere ve esnafa kentin bugünlerdeki durumunu ve öğrencilere bakış açısını sorduk.
Esnaf, kendi ifadesiyle, öğrencileri artık 'velinimet' olarak görüyor. Ekonomik anlamda buradaki gelişim ve kalkınmanın temel tetikleyicisi ve belki de sürdürücü gücü olarak tarif edilen öğrenci kitlesi aynı zamanda Bursa sanayisinin nitelikli beyin gücünü oluşturma potansiyeli açısından da değerli bulunuyor.
Fırıncılık yapan Ayhan Gür, "Burayı ayakta tutan öğrenci" diyor ve ekliyor; "Bir hafta önce okul başladı mesela. Öğrenciler geldi, ürün yetiştiremiyoruz. Ondan önce sadece elektriğe çalışıyorduk. Görükle'de hizmet sektöründe çok yer var ve hepimizi de öğrenciler geçindiriyor."
Bir kafede garson olarak çalıştığını ifade eden Batuhan Öner ise "Giyim kuşam açısından öğrencinin burayı olumsuz etkilediğini düşünmek biraz geri kafalılık" diyor ve özellikle kadın öğrencilere yönelik baskıcı bakış açısının Görükle'deki genel toplumsal kanıyı ortaya koymayacağını vurguluyor.
Öte yandan öğrencilerin gündeminde ise güvenli bir yaşam alanının yanı sıra ulusal ekonomik sıkıntılar yer alıyor.
Soyadını belirtmek istemeyen Sude barınma sorunu ve hayat pahalılığına dikkat çekiyor, yaşanan sorunları anlatıyor;
"Arkadaşlarımızın çoğu yurtta kalamıyor. 5 kişi toplanıp 2+1 bir daire tutmaya çalışıyor. KYK yurtlarındaki şartları zaten biliyorsunuz. Verdiğimiz paraya bile değer bir hizmet zaten görmüyoruz, buna rağmen zam gelmesi de gündemde. Hayat çok pahalı, her şeyin fiyatı almış başını gidiyor. Kimse ne yapacağını bilmiyor."
Öğrenci gözüyle yaşadığı yeri anlatan Sude, 'rahat, nezih, kimsenin kimseye karışmadığı bir yer' olarak tarif ediyor Görükle'yi.
Asayiş temelli sorunların ise Görükle özelinde olmayıp, Bursa genelinde yaşandığını söylüyor ve buradaki öğrenci yaşamını aktarıyor; "Görükle deyince akla gelen öğrencidir. Bursa'ya uzak kalıyor burası ve öğrencilerin tüm günleri burada geçiyor, hep buradaki esnafla iç içe yaşıyor. Öğrenciler olmasa burası canlılığını ve neşesini kaybeder. Güvenlik sorunu tabii ki var ve şu anda Bursa'nın bütün ilçeleri de aynı durumda zaten."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2022.10.12 13:28