Bursa'da Uzman Psikolog Semanur Arslan, halk arasında istifçilik olarak bilinen kompulsif biriktirme hastalığının Türkiye'de nüfusun yüzde 3'ünde, dünya genelinde ise yüzde 6 oranında görüldüğünü ifade ederek, istifçiliğin sebeplerini, tedavi yöntemlerini ve hastalığa yakalanan kişinin yakın çevresinin nasıl davranması gerektiği konusunda bilgiler verdi.
GÜLİN ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN
Halk arasında istifçilik hastalığı olarak bilinen kompulsif biriktirme hastalığı, değersiz, sağlıksız ve kullanılmayan tüm eşyaları atamama durumu olarak tanımlanıyor. Nev FSM Hastanesi Uzman Psikolog Semanur Arslan, istifçiliğin sebeplerini ve tedavi yöntemlerini anlatarak hastalığa yakalanan kişinin yakın çevresinin nasıl davranması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.
Psikolog Semanur Arslan, "İstifçilik kişinin değerli olup olmaması fark etmeden ambalaj, eşya ve atık gibi maddeleri atmama durumudur. Türkiye'de nüfusun yüzde 3'ünde, dünya genelinde ise yüzde 6'sında rastlandığı tahmin edilmektedir. Fakat genellikle bu hastalık çok da gizli tutulduğundan net bir rakam vermek pek de mümkün değil. Bu hastalığa sahip kişiler diğer insanların değersiz gördüğü ürünleri düzensiz bir şekilde saklamaktadırlar. Hatta saklanan eşyalar baş edilmez bir hale gelebilir. İstifçiliği ayırmamız gereken durum koleksiyonculuktur. Koleksiyoncular belirli eşyaları bir düzen içerisinde saklarlar ancak istifçiler tarafından saklanan eşyalar rast gelinir. Bu kişiler ileride ihtiyacım olur düşüncesiyle her türlü eşyayı saklamaktadırlar. İstifçilik bireylerin özellikle sosyal yaşantısını büyük ölçüde etkilemektedir. Aynı zamanda istifçi dediğimiz bu kişiler hem kendisine hem de yakın çevresine fiziksel, duygusal ve maddi olarak zararlar verebilirler. Kompulsif biriktirme hastalığı, erkeklerde kadınlara kıyasla daha fazla rastladığımız bir durumdur. Özellikle 55-90 yaş aralığında olan kişilerde görülme sıklığı genç bireylere göre 3 kat daha fazladır. İstifçilik hastalığına sahip bireyler tanımadıkları eşyalarla zamanla ne yazık ki duygusal bir bağ kurmaktadırlar" şeklinde konuştu.
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Hastalığın belirtilerinden bahseden Psikolog Semanur Arslan, "İstifçilik hastalığının birçok belirtisi vardır. İstifçilik tanısının konulabilmesi için kişide şu özelliklerin var olması gerekir;
Biriktirme hastalığının kişide strese yol açabileceğini belirten Arslan, "Bu hastalığa sahip kişiler diğer insanlarla iletişiminde sıkıntılar yaşamasına neden olabilir. Kişide sağlık sıkıntıları ortaya çıkarır ve günlük yaşamsal fonksiyonları bozmaya başlar. Online terapi hizmetleri, kişide oluşan davranış bozukluklarının birleşmesinde yardımcıdır. Sosyal hayatına sağlıklı bir şekilde devam edilmesinin yolunu açabilir. Bu kişilerin online ve normal bir şekilde terapi alması gerekmektedir" diye konuştu.
HASTALIĞIN SEBEPLERİ
Biriktirme hastalığının temelinde yatan sebeplerden bahseden Arslan, "İstifçilik hastalığının temelinde travmalar ve genetik faktörler vardır. Özellikle çocukluk döneminde ciddi ekonomik sorunlar ve kıtlık yaşamış olan insanların daha sonraki yaşantılarında istifçilik hastalığına yakalanma riski her zaman daha fazladır. Ayrıca sevgiliden, eşten, arkadaştan, anne veya babadan alınan hediyeleri koruma ve savunma iç güdüsüyle bu hastalık başlayabilir. Dolayısıyla reddedilme, aldatılma, duygusal yoksunluk, sevgi ve şevkatin yeterli düzeyde karşılanmaması gibi nedenler eşyalara olan ilgiyi aşırı derecede arttırabilir. İstifçilik probleminin başlamasından hemen öncesinde kişiler genellikle stresli travmatik bir durum yaşamaktadırlar. Bu durumların üstünü bir şekilde kapatmak için bireyler istifçiliğin bir baş etme yöntemi, yani savunma mekanizması olarak görebilirler. Ayrıca iş yerinde veya evinde çok sayıda hayvan beslemek ve bunların hiçbirini başkasına verememek, yüksek derecede olmasa bile bir çeşit biriktirme hastalığıdır. İstifçilik hastalığının başlangıç noktalarından biri ergenlik dönemidir. Bu dönemde satın alınan bir şeylerin aşırı haz vermesi bu rahatsızlığı tetikleyebilir. Bu nedenle alışveriş bağımlısı olan bireylerde de biriktirme hastalığı görülebilmektedir" şeklinde konuştu.
YAKIN ÇEVRESİ NASIL DAVRANMALI?
Biriktirme hastalığı bulunan kişilerin yakın çevresiyle bir takım sıkıntılar yaşadığını ifade eden Arslan, "Hasta yakınlarının öncelikle bu sorunun bir psikolojik sorun olduğunu kabul etmesi, istifçinin doğasını anlaması gerekmektedir. Özellikle istifçilik yaşayan kişinin ailesinin ve çevresinin göstereceği sevgi ve şevkat büyük bir rol oynamaktadır. En çok dikkat edilmesi gereken durum ise, istifçiyi değişime zorlamamak, baskı kurmamaktır. Durumun düzelmesi için yeterli zamanı tanımalı ve istifçi kişiye destek olunmalı. İstifçilik problemi gibi birçok takıntı hastalığının çözümü ise tabii ki en etkili yöntemlerden biri olan terapilerdir. Bu noktada uzman kişilerden yardım alınmalıdır" açıklamasında bulundu.
İSTİFÇİLİĞİ ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPILMALI?
İstifçiliği önlemek adına yapılması gerekenleri anlatan Arslan sözlerine şöyle devam etti; "Sosyal yaşantısı olumsuz etkilenen kişiler genellikle yalnız yaşamaktadırlar. İstifçilikten kurtulabilmek için öncelikle bulunduğunuz ortamı temizlemeniz gerekmektedir. Bu konuda temizlik uzmanlarına başvurabilirsiniz. Anıların fiziksel nesnelerde olduğunu düşünmekten vazgeçmek çok önemli bir adımdır. Sevdiğiniz kişilerden kalan eşyaları atmak onları unuttuğunuz anlamına gelmemelidir. Eski gazete ve dergilerden kurtulmak gerekir. Okuduğunuz ürünleri tekrar okumanıza gerek yoktur. Tarihi geçmiş ürünlerden uzak durmalıyız. Eski makbuzları ve belgeleri tarayıp dijital ortamda saklayabilirsiniz. Kullanmadığımız eşyaları paraya çevirmeye çalışabiliriz ya da bağışlayabiliriz. Bu şekilde istifçiliği önlemeye çalışabiliriz."
İstifçilik hastalığının tedavisiyle ilgili açıklamalarda bulunan Arslan, "İstifçiliğin tedavisi vardır. Bu hastalıktan kurtulmak için durumu kabul etmesi gereklidir. Tedaviye açık olmalıdır. İstifçilik problemi olan insanların geneli bu durumdan rahatsız değildir. Bu kişilerin istifçilik probleminden kurtulması oldukça düşüktür. Bireyin kendi çabasıyla bu hastalıktan kurtulması mümkün değildir. Yalnızca uzman kontrolünde yapılan tedavi ile bu hastalıktan kurtulmak mümkündür. Bireysel davranış terapisi yöntemini uygulayan uzmanlar, bu problemin altında yatan nedenleri araştırır ve sonra bu sebepleri ortadan kaldırmaya odaklanır. Bireyin karar alma becerilerini güçlendirmeye çalışır. Kişinin istiflenen eşyaların büyük bir kısmından kurtulması sağlanır" açıklamasında bulundu.
TEDAVİ EDİLMEZSE...
İstifçiliğin tedavi edilmediği durumlarda birçok hastalığın başlamasına sebep olacağını ifade eden Arslan, "Eşyalarına ilgi duyan istifçiler ev ortamında hareketlerin oldukça kısıtlamaktadırlar. Bu durum fiziki açıdan ciddi problemlere yol açar. Yaşam alanı hijyenik açıdan olumsuz etkilenir. Eşyalar toz tutmaya meyillidir. Bundan dolayı evde fare ve böcek problemi ortaya çıkabilir. Bu ortam yüzünden birçok fiziksel rahatsızlıklarla karşı karşıya kalabilir" dedi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2022.07.09 10:19