Türkiye'de son dönemde artış gösteren gıda zehirlenmelerine ilişkin Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu basın açıklaması gerçekleştirdi.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Son zamanlarda ülke genelinde sıkça gündeme gelen gıda zehirlenmeleri, vatandaşlarda tedirginliğe ve güvensizliğine yol açtı. TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, BAOB'ta düzenlediği basın açıklamasında artış gösteren gıda zehirlenmelerine dikkat çekti. Gıda Mühendisleri Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, gerçekleştirilen basın açıklamasında gıda zehirlenmelerini sadece Kasım ayının ilk üç haftasında yaklaşık 3 bin 500 kişinin yaşadığını dile getirdi.
"ACİL ÇÖZÜM ALINMASI GEREKEN HAYATİ BİR SORUN"
Basın açıklamasını Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş gerçekleştirdi. Durmuş, son zamanlarda artan gıda zehirlenmesine dikkat çekerek, "Gıda kaynaklı hastalıklar bireyde akut ve kronik sağlık sorunlarına sebep olduğu gibi, bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklar, yaşlılar veya kronik hastalığı olan kişilerde daha ağır seyredebilir ve ölümle sonuçlanabilir. Yine gıda kaynaklı hastalıklar ölüme neden olmadığı durumlarda da sağlık sorunlarının yanı sıra ülke ekonomisine ciddi zarar vermekte, iş gücü kaybı yaratmakta, iş üretmede, sağlık sistemi üzerinde yük oluşturmaktadır. Yine toplumda gıdalara ve sektöre olan güvenin azalmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, gıda kaynaklı hastalıklar ve zehirlenmelerinin üzerinde ciddiyetle durulması ve acil çözümlerin alınması gereken hayati bir sorun olarak önümüzde durmaktadır" ifadeleriyle sözlerine başladı.
"KASIM AYININ İLK ÜÇ HAFTASINDA GIDA ZEHİRLENMELERİ..."
Durmuş, "Gıda zehirlenmesi vakalarının son günlerde artması, Türkiye'de gıda güvenliğinin ne denli kırılgan olduğunun bir kez daha acı şekilde gözler önüne sermiştir. Sadece Kasım ayının ilk 3 haftasında 3500'e yakın yurttaşımız gıda zehirlenmesi ile karşı karşıya kalmıştır. Basına yansıyan haberlere göre, Samsun'da bir okul yemekhanesinde hamburger yiyen 5 öğrenci, Karabük'te okul yemekhanesinde yemek yiyen 28 öğrenci, Kayseri'de bir okulda sucuk yiyen 104 kişi, Rize'de düğün yemeği yiyen 104 kişi, Bursa'da tavuk pilav yiyen 11 işçi, Trabzon'da düğün yemeği yiyen 100 kişi, Şişli'de bir restoranda yemek yiyen 29 öğrenci, Gümüşhane'de imam hatip ortaokulunda yemek yiyen 81 öğrenci, Niğde'de yurt yemekhanesinde Adıyaman Besni ilçesinde KYK yurtlarında akşam yemeğinin ardından yemek yiyen 40 öğrenci, Sakarya Ferizli ilçesinde ceza infaz kurumunda 131 mahkum, Gaziantep İl Göç İdaresi'ne bağlı Geri Gönderme Merkezi'ndeki 56 göçmen, yine Sakarya'daki bir askeriyede yemek yiyen 56 mülteci, Kocaeli'de özel bir lisede eğitim gören 16 öğrenci kantinden aldıkları ürünün tüketilmesinin sonrasında gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı" istatistikleriyle gıda zehirlenmelerinin son zamanlarda yaşanan artışını gözler önüne serdi.
"GIDA GÜVENLİĞİ İLKELERİNE UYULMUYOR"
Gıda Güvenliği İlkeleri'nin uyulması gerektiğine dikkat çeken Durmuş, "Tüm bunların altında yatan temel neden, Gıda Güvenliği İlkelerine uyulmamasıdır.Özellikle toplu tüketim yerlerinde artan maliyetler karşısında düşük kaliteli ürün kullanımı, hijyen gerekliliklerinin yerine getirilememesi, soğuk/sıcak zincirin kırılması, maliyetten kaçınmak için dezenfektan kullanılmaması-yeterli kullanılmaması, yeterli sayıda teknik personel çalıştırılmaması, restoran, büfe, lokanta, fast food noktaları gibi yerlerde ise düşük kaliteli ürün kullanımı, soğuk/sıcak zincire dikkat edilmemesi, çapraz bulaşmaya neden olacak şekilde çalışılması, personel ve alet ekipman hijyeninin yeterince sağlanmaması, gıda üretiminde kullanılan suyun doğrudan tüketime uygun su olmaması, işverenlerin bu alanlarda çalışan personellerin gıda güvenliği konusunda eğitimsiz olması gibi hatalar ön plana çıkmaktadır" şeklinde konuştu.
"GIDA GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ VERİLMELİ"
Durmuş, yiyecek satışı gerçekleştiren yerlere denetimlerin artması gerektiğini ve ekiplerin içerisinde bulunan gıda mühendislerinin sayısının artırılması gerektiğinin altını çizdi. Durmuş, "Hazır gıda sunumunun yapıldığı restoran, lokanta, büfe, fast food noktaları gibi yerler açılmadan önce, hem sahipleri hem de çalışanları gıda güvenliği eğitiminden geçirilmelidir. Bu eğitim, gıda/su personel hijyeni, gıda güvenliği konularında temel bilgileri içeren nitelikli bir eğitim olmalı, sınavlı ve belgeli olacak şekilde planlanmalıdır. Bir işletmenin ancak bu belgeyi aldıktan sonra iş yerini açabileceği şeklinde bir yönetmelik Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılmalıdır. Belirli aralıklarla tekrarlanacak bu eğitimlerin verilmesi konusunda gıda güvenliği ve gıda mikrobiyolojisi alanında yetkin olan başta Odamız olmak üzere meslek odaları görev almalıdır" ifadelerine yer verdi.
GMO'DAN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ...
Durmuş son olarak, "Zehirlenmelerin sık yaşandığı ve toplu tüketimin çok yoğun olduğu Milli Eğitim Bakanlığı, Savunma Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, Gençlik Spor Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Üniversiteler gibi kurumlarda kendi iç kontrol ve denetim birimi için Gıda Mühendisi bulundurulmaları alınacak önlemlerin başında gelmektedir. Gıdada yaşanan güvenlik ihlallerinin ve hilelerin önüne geçilememesindeki en önemli etkenlerden bir diğeri ise yaptırımların yetersizliği ve verilen cezaların caydırıcı olmamasıdır. Ceza alan ya da uygunsuzluk tespit edilen bazı firmaların tekrar tekrar isim değiştirerek farklı firmalarla gıda sektöründe devam ediyor olması ise dikkat edilmesi gereken başka bir konudur. Bu tarz yanlışlıkları engellemek için önerimiz Gıda İhtisas Mahkemelerinin ivedilikle oluşturulmasıdır" şeklinde çözüm önerileri sundu.
Bursa Bölge, 2025.11.26 12:56