Bursalı zanaatkar Yılmaz Emen, eserlerinin dünyanın çeşitli ülkelerinde sergilenmesine karşılık kendisinin hiç yurt dışına gidemediğini, ölmeden önce bir kez de olsa yurt dışına gitmeyi hayal ettiğini ancak maddiyatın el vermediğini söyledi.
Mesut DEMİR-Hüseyin ALTINIRMAK/BURSADABUGUN.COM
Bursalı zanaatkar Yılmaz Emen, Bursada Bugün'e yaptığı açıklamada, eserlerinin dünyanın çeşitli ülkelerinde sergilenmesine karşılık kendisinin hiç yurt dışına gidemediğini, ölmeden önce bir kez de olsa yurt dışına gitmeyi hayal ettiğini ancak maddiyatın el vermediğini söyledi.
SERÜVEN 1950'DE BAŞLADI
Bursa'da Irgandı Köprüsü'nde kaşıklarla yaptığı heykeller ve Bursa'yı simgeleyen kılıçlarıyla dünya ve Türkiye'deki devlet adamlarının odalarını süsleyen eserlerin üstadı zanaatkar Yılmaz Emen, 1950 yılında ilkokul 1. sınıfa giderken öğle tatillerinde Kayhan'da bıçak, kama, hançer ve kılıç yapan zanaatkarların yanında çalışarak zanaat mesleğine başladığını belirtti.
ÖLÜNCEYE KADAR ZANAAT YAPACAĞIM
Ailesinin durumunun iyi olmaması nedeniyle okulu bıraktığını ve mesleğe tamamen kendini adadığını ifade eden Yılmaz Emen, "1950 yılında başlayan mesleğimde 63 yıl oldu. Bursa'nın bıçağı meşhurdu. Yabancı devlet adamlarına bıçaklar yaptık. Bursa'nın simgesi olan Kılıç Kalkan modelleri yapıyorum. Bursa'nın tarihi özellikleri olan simgeleri eserlerime taşıdım. 71 yaşındayım. Ölünceye kadar sanat ile uğraşmaya devam edeceğim" dedi.
ZANAATKARA SAHİP ÇIKILMASI LAZIM
Bir zanaatkarın ekonomik zorluk içerisinde olduğu gören gençlerin kesinlikle zanaat ile uğraşmadığına dikkat çeken Yılmaz Emen, "Sayın Başbakan Yardımcımız Bülent Arınç, beni ziyarete geldi. Kendisine de söyledim. Gençler para olmadığı için zanaat ile uğraşmıyor. Görüyorsunuz artistleri, sinema sanatçılarını sefalet içerisinde ölüyorlar. Zamanında para kazanmıştır ama sanatçıların işadamları kadar kafaları çalışmaz. Bunların sanata kafası çalışır, ekonomiye çalışmaz. Benim de kafam ekonomiye değil zanaata kafam çalışıyor. Bursa'nın ya da Türkiye'nin zanaatına hizmet etmiş kişilere yeterli değer verilmiyor. Dünyada bir zanaatkarın heykeli öldükten sonra 156 trilyona satılmış. Bir zanaatkarın öldükten sonra mı eserleri değerleniyor? Bizim de ölmemiz mi gerekiyor? Ölmeyi bırakın biz yaşarken sahip çıkın, son dönemlerimizi rahat geçirelim. Ben hala kiramı nasıl öderim diye düşünüyorum" diye konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2013.02.18 08:36