Geçtiğimiz günlerde Bingöl'de meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki deprem başta Bingöl olmak üzere çevre illerde de hissedildi. Bingöl'de birçok kişinin ve binanın etkilendiği ve bir korucunun hayatını kaybettiği deprem akıllara yine nerede hata yapıyoruz sorusunu getirdi.
EZGİ KAYI / BURSADA BUGÜN
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er, "Bingöl'de meydana gelen deprem orta büyüklükte bir deprem olmasına rağmen çok sayıda binayı etkiledi, bir kişiyi de kaybettik. Bunun birkaç sebebi var ancak bu olay bir kez daha Türkiye'nin fay kanununa ve yapıların denetlenme noktasında değişikliklere ihtiyacı olduğunu gözler önüne serdi" dedi.
Yüksek Jeoloji Mühendisi Engin Er, Bingöl depremi ile ilgili olarak şunları söyledi: "Bingöl Karlıova'da, 14 Haziran'da meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem, Bingöl başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu'da ki birçok ilde hissedildi. Aslında bu deprem orta büyüklükte bir deprem olmasına rağmen büyük hasara sebep oldu. Bunun birkaç sebebi var. Biri, depremin fay hattına çok yakın bölgede olması, bir diğeri bölgenin zemin özellikleri, üçüncüsü ise binaların o bölgede denetim ve yönetmelik esaslarına uygun olarak yapılmaması. Bingöl Karlıova, jeolojik olarak da depremsellik anlamında da özel bir bölgede bulunmakta. İki fay hattının tam keşişim noktasında bulunan bir bölge, aynı zamanda Arabistan levhasının Anadolu hattını ittiği bölgenin en uç kısmında bulunmakta."
TÜRKİYE'NİN FAY KANUNUNA İHTİYACI VAR
"Orta büyüklükteki depremlerde hasar, can ve mal kaybının olmamasını sağlamak için, fay kanununa dikkat etmeliyiz" diyen Er, "Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bizim bir fay kanunu önergemiz var, buna dikkat etmemiz gerekiyor ve fay hattının üzerinde ya da yakınında olan yerleşim yerlerinin fay kanununa uygun şekilde tasarlanması gerek. Bursa da fay hatlarından oldukça etkilenen büyük illerimizden bir tanesi. Buranın da fay kanununa göre yapılaşması gerek. Türkiye'de 18 tane ilimiz, 500 civarında ilçemiz ve binin üzerinde mahallemiz fay hattının tam üzerinde bulunmakta. Bursa'nın merkezinden geçen bir sürü fay hattımız var. Fay kanununun acilen çıkarılıp buna uygun yapılaşmaya gidilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
"DENETLEMELER İYİ OLURSA DEPREMLER BİRER DOĞA OLAYI OLARAK KALIR DOĞAL AFETE SEBEP OLMAZ"
Er, yapıların denetlenmesine çok önem verilmesi gerektiğini şu sözlerle vurguladı: "Her ne kadar fay hatlarına ve fay kanununa dikkat etsek de, binalarımızı bu fay hattında oluşabilecek depremlerin büyüklüklerine göre hazırlamadığımız zaman güvenli bir şehirleşmeden bahsedemeyiz. Bunun için denetimleri mutlaka düzgünce yapmalıyız. Örnek olarak, belediyelerin mutlaka zemin etütleri ve jeolojik etüt yapan bir birim olmaktan ziyade yapılmış zemin etütlerini arazide denetleme yapacak şekilde kendini revize etmesi gerek. Yapı denetim firmalarının da aynı şekilde revize edilmesi gerekiyor. Jeolojik etütler ruhsatın içinde bulunan bir ek gibi değil bizzat binaların jeolojik etütlerinin denetlenmesi gerek. Şu andaki yapı denetim firmalarının birçoğunda jeoloji mühendisi bulunmamakta, bu da bu etütlerin denetlenmesinin önüne geçiyor. Gönüllülük esasları içerisinde bizim gibi odaların da bu denetlemelere katılması gerekiyor. Eğer faylara denetlemelere ve şehirleşmeye dikkat edersek bu deprem sadece birer doğa olayı olarak kalır, doğal afete sebep olmazlar."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2020.06.16 09:25