Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, NTV canlı yayınında soruları yanıtladı
Çelik'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
"Büyük bir kıdem tazminatı patronun cebinde işçi adına duruyor. Bu sistemin sürdürülebilir olmadığını, yüzde 85 dolayında işçinin kıdem tazminatını almadığı görülüyor. Talepte bulunan işçiler var.
Biz de artık bu eski sistemi bırakalım diyoruz. Her ay işçi nasıl maaşını alıyorsa kıdem tazminatı da hesabına yatsın. Kıdem tazminatının patronun öz sermayesi olarak kullanılması işçi için endişeli bir 15 yıl sunuyor.
Hak kaybı olmayacak. Tam tersi şu anda yüzde 85 işçiler hak kaybıyla karşı karşıya. Kıdem tazminatı bu dönemde çıkarsa, içim çok rahat edecek. Yüzde 85 işçinin hak kaybı ortadan kalkacak. Bu sürdürülebilir bir durum değil, işveren için de değil.
İşçi işveren ilişkilerini dengelemek, parlamentoya getirip yürürlüğe koymak... Uzaktan davulun sesi hoş geliyor ama kolay değil. Çalışma hayatının mevzuatı çok önemli iş kazalarında. Kömür madeninde yaşam odası olmaz. Çünkü burada gazdan bahsediyoruz. Burada önemli olan kaza sonrası madenin derhal terk edilmesidir. Madencilik yapmak ve teknolojiyi kullanmak zorundayız."
Kıdem tazminatında bazı konuları netleştirelim. Siz sayın Başbakan'la yapılan toplantıdan sonra seçimden önce gibi bir ifade kullandınız ama takvimlere bakarsak sanki seçimden önce mecliste bir adım atılması zor gibi görünüyor.
Bir kere seçime gidiyor Türkiye ve bu konuların tartışılmasından rahatsız değiliz. Çalışanların karşı karşıya kaldıkları mağduriyetleri ortadan kaldırma ile ilgili bir düzenlemenin peşindeyiz. 1936'dan beri var olan kıdem tazminatı uygulaması çeşitli evreler geçirmiş. Netice itibariyle bir yıl çalışma kaydıyla bir brüt maaş kıdem tazminatı olan patronun cebinde işçi adına duruyor 15 sene. 15 sene sonra almaya hak kazanıyor. Biz bu sistemin sürdürülebilir olmadığını işçilerimizin kıdem tazminatını alamadığını, giriş ve çıkışlar yapılarak bir yıl dolmadığı için bu hakkın elde edilemediğini görüyoruz. Bizde diyoruz ki bırakalım bu eski sistemi ve fon sistemin geçelim. Her ay işçi nasıl maaşını alıyorsa kıdem tazminatı da kendi hesabına yatırılsın. Patronun geleceğini düşünerek değil tabi ki bir işçi işyerini düşünecek bu ayrı bir olay ama kıdem tazminatının patronun öz sermayesi olarak kullanılması ve 15 sene sonra işçinin kendisine döneceğini bilememesi işçinin önüne 15 yıl düşünce koyuyor. Biz de her ay tazminatı hesabına yatırılsın diyoruz. Problem biz şu anda kıdem tazminatını hak ettik bir sorunda yok bizim işletmemizde kamuda çalışıyoruz veya önemli işletmelere çalışıyoruz o zaman sistemde kalabilirsin sorun yok. Geçmek istiyorsan fon sistemin geçebilirsin. Burada bir hak kaybına dayalı bir çalışma yok. Yüzde 85 işçiler hak kaybıyla tazminat kaybıyla karşı karşıya. Bunu savunmak sendikaların görevi olamaz. Türkiye seçime gidiyor bu konuşları tartışmak faydalı. Ama bugünlerde meclisin gündemi zaten sıkışık. Ben çalışma bakanı olarak son aylarımız geçiriyoruz bakanlıkta. Çok önemli düzenlemelere imza attık kıdem tazminatının da bu dönemde çıkarsa ben vicdanen çok rahat olacağım.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2015.03.12 14:29