AVRUPA Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, "Avrupa Birliği sürecimizde yurt dışında Türkiye'yle ilgili oluşmuş bazı yanlış algıların doğru olgular haline çevrilmesinde yurt dışındaki sivil toplum kuruluşlarımızın çok büyük katkısı olacaktır" dedi.
Ankara'dan Yüksek Hızlı Tren'le (YHT) 'Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci' konulu sivil toplumla diyalog toplantısına katılmak üzere Eskişehir'e gelen Bakan Volkan Bozkır ilk olarak Vali Güngör Azim Tuna'yı ziyaret etti.
'SİVİL TOPLUM DİYALOĞU ÖNEMLİ'
Bakan Bozkır valilikte yaptığı konuşmada, sivil toplum kuruluşlarının demokrasinin temeli olduğunu söyledi. Bozkır şöyle dedi:
"1980'li yıllarda sayısı 50'yi bile geçmeyecek olan sivil toplumumuz bugün 108 bin rakamına ulaşmış vaziyettedir. Tabi ki demokrasinin gerçekten temelidir. Hem ülkeyi daha ileriye götürecek vizyon üretilir, gerekirse tenkit yapılır ve kendi temsil ettiği gruplar itibariyle de bu grupların haklarını, arzularını dile getirir. Bu serbest ifade ortamının oluşmasıyla da ülkedeki demokratik ortam gelişir. Bu açıdan öncelikle sivil toplum diyaloğu önemli diyoruz. İkincisi de tabi Avrupa Birliği sürecimizde gerek yurt dışında Türkiye'yle ilgili oluşmuş bazı yanlış algıların doğru olgular haline çevrilmesinde, yurt dışındaki sivil toplum kuruluşlarımızın çok büyük katkısı olacaktır. Ama Türkiye'de de sivil toplumun güçlendirilmesi ve ona ilaveten de Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği sürecimizin tanıtılması, Türkiye'nin stratejik hedefi olan Avrupa Birliği hedefine yürürken sivil toplumu bu büyük gücüyle arkamızda hissetmek, bize katkı veren bir yapı halinde görmek ve bu iletişimden de Türkiye'nin yararına sonuçlar çıkarma amacıyla bu toplantıları yapıyoruz. Ayrıca Erasmus projelerinden önümüzdeki dönemde 800 milyon Euro kaynağımız var. Burada 500 bin insanımızı yararlandıracağız."
BÜYÜKERŞEN'İ ZİYARET ETTİ
Bakan Volkan Bozkır Valiliğin ardından Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret etti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Yılmaz Büyükerşen, Volkan Bozkır'ı belediye binasının önünde karşıladı. Bozkır burada yaptığı konuşmada "Avrupa Birliği süreci Türkiye'nin stratejik bir hedefidir. Bir medeniyet projesidir" dedi.
AB Bakanı Bozkır, daha sonra Sazova Mahallesi'ndeki 32 eserin minyatürlerinin yer aldığı Türk Dünyası Şahaserleri Parkı'nı gezdi. Minyatür eserleri tek tek inceleyen Bozkır buradan da Eti Arkeoloji Müzesi'ni ziyaret etti.
'MUHALEFET PARTİLERİN İŞBİRLİĞİNİ BEKLİYORUZ'
Bakan Bozkır müzeyi gezdikten sonra çıkışta gazetecilerin kendisine yönelttiği soruları yanıtladı. Bozkır bir gazetecinin 'Geçtiğimiz hafta Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir görüşmesi vardı. Sonrasında CHP kanadından yapılan açıklamada Avrupa Birliği sürecine tam destek verecekleri söylendi. Siz muhalefetin bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna şu yanıtı verdi:
"Tabiatıyla Avrupa Birliği sürecimiz, Avrupa Birliği üyeliği Türkiye'nin stratejik hedefi ve Türkiye'de 2 bin civarında reform yasası, Anayasada önemli değişiklikler bu sürecin ilerlemesiyle mümkün hale geldi. Bu sürecin Türkiye'nin demokrasisinde kat ettiği mesafelerin alınmasında da muhalefet o zamanda da destek verdi. Şimdi 64'üncü hükümetin kurulması ve yeni 4 yıllık siyasi döneme geçmemizle birlikte hükümetimiz çok önemli reform yasalarını açıkladı. Bunları bir yıllık 3 aylık takvimler içinde yerine getireceğini ifade etti. Bunlar içinde bazıları da Avrupa Birliği sürecinin ilerletilmesi ve Türk vatandaşlarının en çok arzu ettiği vizenin kaldırılması ile ilgili olarak yapılması gerekenler. 11 yasanın meclisten geçmesi gerekiyor. İkincil düzenlemeler var. Uluslararası sözleşmelerin onaylanması var. Bütün bunların zaman kaybetmeden ve en kısa zamanda hayata geçirilmesi için Başbakanımız hem sayın Kılıçdaroğlu'nu, hem sayın Bahçeli'yi ziyaret etti. Bu çerçevede hem yeni bir anayasaya kavuşmamız acısından görüşmeler yapıldı hem de Avrupa Birliği süreciyle ilgili yasalara destek verilmesi talep edildi. Her iki genel başkan da bu konuda tamamen mutabık olduklarını ve yasalar meclise geldiğinde Avrupa sürecini ilgilendiren vizenin kaldırılması için gerekli olan yasalarda işbirliği yapacaklarını vaat ettiler. Tabiatıyla yasalar peyderpey meclise geliyor. Bunlar içinde kişisel verilerin korunması yasası var. Ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik insan hakları koruma yasası var. Pasaportların tekrar yenilenmesi ve biyometrik verili pasaportların parmak izli olarak tekrar çıkarılması var. Siyasi etik yasası var. Terörün finansmanının önlenmesi yasası var. Bu çerçevedeki bütün bu yasaların hazırlıkların tamamlandı, bazıları meclise sevk edildi. Bazıları komisyonlardan geçti. Muhalefet partileri liderlerinin bu açıklamalarındaki tutumlarını sürdüreceklerini ümit ediyoruz. Neticede bunlar Türkiye'nin yasalarıdır Türkiye Cumhuriyetinin daha iyi şartlara gelmesi ve kendini daha iyi hissetmesi, insanlarımızın vize gibi bir 1980 askeri darbesinin bize miras bıraktığı bir hadiseden kurtulmasına yöneliktir. Önümüzde Mart ayına kadar olan dönemde bu yasaların çıkması lazım. Kısa sürede de bunları çıkartmak için muhalefet partilerin işbirliğini bekliyoruz."
Volkan Bozkır öğle yemeğinin ardından Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 'Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci' konulu toplantıya katıldı.
AB SÜRECİ HIZLI BİR KONUMA GELDİ
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, 'Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci' konulu sivil toplumla diyalog toplantısında yaptığı konuşmada AB sürecindeki gelişmelerle ilgili bilgi verdi. AB üyelik sürecinin Türkiye'nin bir medeniyet projesi olduğunu söyleyen Bozkır şöyle konuştu:
"Türkiye inşallah önümüzdeki yıllarda bu sürecin devamıyla çok önemli noktalara gelebilecektir. Bugüne kadar 2 bin yasayla Anayasamızın büyük bir bölümü değiştirilmiş, siyasi, sosyal, ekonomik reformlar Türkiye Cumhuriyeti'nin yararına olarak gerçekten mümkün hale gelebilmiştir. Önümüzdeki dönemde de yine AB standartlarına ulaşmak ve Türkiye'yi demokrasi, ekonomik ve sosyal alanda gerçekten hak ettiği seviyelerde görebilmek amacıyla büyük bir reform hamlesine giriştiğimiz bu günlerde yine AB süreci bizim önümüzdeki en önemli gösterge olacaktır. AB sürecinde geçtiğimiz aylarda önemli bir paradigma değişikliği oldu. Belki de bir süredir arzu ettiğimiz hızla yürümeyen bir süreç birçok faktörün bir araya gelmesiyle bugün çok daha hızlı, aile içinde hissettiğimiz gelecekle ilgili önemli adımları atabileceğimiz bir konuma geldi. Bunun arasında çok önemli unsurlar var. Bir tanesi bu yıl içinde Türk vatandaşlarını en fazla rencide eden hususlardan biri olan vizenin kalkacak olması. Gerçekten 1980 askeri darbesinin ülkemize bıraktığı yadigarlardan biri vizedir. Vize başvurusu yapan tüm kardeşlerimiz bilirler ki o beklenen kuyruklar, toplanma mecburiyetinde olan belgeler, vize verilecek mi, verilmeyecek mi heyecanları. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hiçbir zaman hak etmediği bugünün tablosuna uymayan bir durumdur. İnşallah içinde bulunduğumuz yılda vizenin kalkması suretiyle Türk vatandaşlarının Schengen Bölgesi'ne vizesiz girebileceği ve 36 yıl sonra ilk defa karşılaşacağı bir durum ortaya çıkacak."
'GÜMRÜK BİRLİĞİ İLİŞKİSİNİ GÜÇLENDİRECEĞİZ'
Bakan Bozkır, İlk bakan olduğunda kendisine 'Kaç fasıl açacaksın?', 'Kaç fasıl açamazsan bakanlıktan istifa edeceksin?' şeklinde soruların sorulduğunu anlattı. Bozkır şöyle devam etti:
"Fasılların açılması tabi ki önemlidir ama fasılların açılması bütün AB ilişkisi değildir. Fasılları biz Türkiye'de açarız, bununla ilgili bütün gereksinimi yerine getiririz. AB resmen açtığı zaman da bununla ilgili olarak mesafeyi kısaltırız. Ama esas önemli olan bu sürecin doğru işlemesi. Süreç içinde yapılanlar, Türkiye'nin seviyesinin yükselip yükselmediğidir. Bu şekilde uzun zamandır 'fasıl açamıyor' görüntüsü de ortadan kalktı. 17'nci faslı Aralık ayında açarak tekrar müzakere sürecinin devam ettiği bir ortam yaratıldı. AB zirvelerine Türkiye tekrar davet ediliyor. Ekonomi ve enerji alanlarında önemli zirveler yapılacak ve Türkiye'nin gümrük birliği ilişkisini daha güçlendirecek bir yapıya doğru çalışmalara başlıyoruz. Bugün Türkiye gümrük birliği ilişkisinde yaklaşık 150 milyar dolarlık bir ticaret hacminin sahibi. Şimdi tarım, hizmetler ve kamu alanlarının dahil edilmesiyle yeni bir gümrük birliği çerçevesinde inşallah 300 milyar dolarlık bir ticarete ulaşabileceğimiz bir müzakere sürecini tekrar başlatıyoruz."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2016.01.07 17:58