17 Ağustos 1999'da yaşanan Gölcük Depremi'nde ailesiyle birlikte enkaz altında kalan Necati Şimşek (54), o gece yaşadıklarını Bursada Bugün'e anlattı. Depremde evi ve iş yeri yıkılan Necati Şimşek, Bursa'ya taşındıktan sonra yıllarca depremin etkilerini üzerinden atamadığını ifade ederek, "6 ay boyunca üzerime yorgan alamadım, bina üzerime geliyor gibiydi. Asansör kapısı kapanıyordu, ben evden dışarı atıyordum kendimi. En çok trafik kazaları olduğu zaman hatırlıyorum. Araba kullanırken dizlerim titriyor kalabalık yerlerde" dedi.
FADİME NİSA SAYAR / BURSADA BUGÜN
Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan ve 7.4 şiddetinde gerçekleşen 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 23 yıl geçti. Marmara Bölgesi illerini etkileyen depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı. Türkiye'nin en büyük doğal afet olaylarından biri olarak kayıtlara geçen depremin izleri Gölcük'te silinmiş olsa da depremzede insanlar hala 17 Ağustos gecesinin acısını yaşıyor.
Deprem sırasında ailesiyle birlikte Gölcük'te bulunan evinin enkazı altında kalan 54 yaşındaki Necati Şimşek, 17 Ağustos gecesini ve sonrasında yaşadıklarını Bursada Bugün'e anlattı.
"ÜZERİMDEKİ ENKAZI 1,5 SAATTE KALDIRDILAR"
Deprem sırasında eşi ve 6 aylık olan oğlu ile evde uyuduklarını belirten Şimşek, yüksek gürültü ile uyandığını ve vücudunun yarısının enkaz altında gördüğünü söyledi. Komşuların yardımı ile 1,5 saatte enkazdan çıkabildiğini ifade eden Şimşek şöyle konuştu;
"Gece saat 2'yi geçmişti. Akşam halı sahadan gelmiştim, yorgundum. Evimiz Yalova-Bursa yolu üzerindeydi. Bir gürültüye uyandık. Herhalde yolda tırlar çarpıştı diye düşündüm. Ama uyandığımda binanın yarısı benim üzerimdeydi. O gürültünün deprem olduğunu anlamadık yani. Bir uyandık, her taraf aydınlık... Eşim odanın içine doğru düştü, ben yatakta kaldım. Boynumun üzeri ve sağ kolumun yarısı hafriyatın altında kaldı. Sadece kafam dışarıdaydı, oradan nefes alıyordum. Bağırış vesaire aşağıya inmeye çalıştık ama inilmiyordu. Merdivenler patlak, çelik kapılar açılmıyor, millet bağırıyor... Eşim dışarı çıkınca komşularımız 'sizde bir şey var mı' diye soruyor. O da 'Necati enkazda kaldı' diyor. 2-3 komşumuz geliyor ve benim üzerimdeki enkazı 1,5 saatte kaldırıyorlar. Enkazdan sonra sırtıma atılan 12 dikiş izi ve sol kolumdaki yara hala duruyor."
Yaşadığı dairenin alt katında 14 yaşında bir kız çocuğunun da hayatını kaybettiğini aktaran Şimşek, deprem etkisiyle oluşan tsunami nedeniyle apartmanın bir bölümünün suya gömüldüğünü ifade etti.
"ARTÇILAR DEVAM EDERKEN EVDEN PARA ALMAYA GİTTİM"
Enkaz altından çıktıktan sonra eşi ve oğlu ile birlikte toplanma alanına gittiğini söyleyen Necati Şimşek, artçı depremlerin birkaç gün boyunca devam ettiğini belirtti;
"Çıktıktan sonra komşularla konuştuk, nerede toplanacağız diye. Eski Garaj dediğimiz yerde toplandık, şu an belediye binası var orada. Gittiğimizde kimisinin elleri kolları kimisinin ayakları simsiyah durumdaydı. Gittik oturduk oraya, insanlar bir şeyler yapmaya çalışıyor. 3 kişilik bir aileyiz o zaman. Sabah oldu, çocuğum ağlamaya başladı. Üzerimizde para yok. Artçı depremler devam ediyordu. Pantolonumun cebinden para almak için 3 kez eve gittim. Artçılardan dolayı ev sürekli sallanıyordu. En son gidişimde pantolonumu çektim aldım bir şekilde. Sonrasında toplanma alanına gittim ve bir daha da geri dönmedim eve."
"BURADAN CANLI ÇIKMAZ"
Necati Şimşek, İstanbul'da yaşayan akrabalarının kendisini ve ailesini bölgeden çıkarmak üzere Gölcük'e geldiğini ve yıkılan evleri gördüklerinde "Buradan canlı çıkmaz" şeklinde endişe duyduklarını aktardı.
İstanbul'da bir süre kaldıktan sonra Bursa'ya taşındıklarını söyleyen Necati Şimşek, "Eşimin teyzesi İstanbul'da yaşıyordu. Bizim Gölcük'te yaşadığımızı biliyorlardı. Depremin olduğu günün akşamında, saat 11 gibi bizi almaya geldiler. Orhangazi, İznik tarafından geldiler. Telefonla ulaşım yok zaten. Bizim oturduğumuz apartmanı bildikleri için doğrudan oraya geliyorlar. Apartmanın halini görünce de panik yapmaya başlıyorlar, buradan canlı çıkmaz diye. Sonrasında yoğunluk nerede diye bakıyorlar ve Eski Garaj'a gelip bizi buluyorlar. Bizi oradan ambulansla alıp İstanbul'a götürüyorlar. İstanbul'da sırtıma 12 dikiş atıldı. Orada 2 gece kaldık, sonra Bursa'ya geldik. O günden beri de Bursalı olduk" diye konuştu.
"MADDİ DURUMU İYİ OLANLAR İŞ MAKİNESİ KİRALAYIP CENAZELERİNİ ÇIKARDI"
Bursa'ya geldikten sonra barınma yardımı almak için Gölcük'e günlerce gidip geldiğini vurgulayan Necati Şimşek, herhangi bir devlet desteği sağlanmadığını söyledi. Şimşek ayrıca deprem sonrasında, enkaz altında kalan insanların günlerce çıkarılamadığını ve maddi durumu iyi olan vatandaşların iş makinesi kiralayarak kendi evlerinde arama kurtarma çalışması yaptırdığını ifade etti;
"Dediler ki elektrik, su faturanızı getirirseniz yardım yapılacak, konteyner verilecek. 1 hafta Bursa'dan Gölcük'e gidip geldim. Baktım bana sıra gelmiyor, bıraktım geldim. Hiçbir yardım almadık yani. Enkazdan ölüleri çıkarırken de herkes çıkaramadı. Maddi durumu iyi olanlar iş makinelerini kiralayıp kendi evlerine götürdü. Parası olmayanlar kenarda kaldı, günlerce beklediler. Hiç uğranmayan semtler bile oldu. Devlet kurumları da her şeye ulaşamadı. Komşularımızdan ölenler de çok oldu. Kendi köylülerimiz vardı, 7-8 kişilik aile gitti. Daha sonra oradan hiç kimseden haber alamadık. Sadece 1 hafta boyunca oraya gidip geldiğimde bir komşumuzla görüştüm, 'Komşum hiç boşuna gidip gelme. Burada ev sahipleri, kiracıların faturalarını alıp kendisine yardım alıyor. Kiracıları kimse düşünmüyor' dedi. Böyle olaylar da çok oldu."
Bursa'ya taşındıktan sonra hayatının tümüyle değiştiğini vurgulayan Necati Şimşek, "Buraya geldikten sonra 1 hafta-10 gün kadar halamın evinde kaldık. İzmit'te kendi köfteci dükkânımda 17 liraya eleman çalıştırıyordum, burada Yıldırım'da dönercide 8-10 liraya çalışmaya başladım" dedi.
"6 AY BOYUNCA ÜZERİME YORGAN ALAMADIM"
17 Ağustos Depremi'nin 23. yıldönümü dolayısıyla o günleri tekrar hatırladığını söyleyen Necati Şimşek, duygularını şöyle ifade etti;
"6 ay boyunca üzerime yorgan alamadım, bina üzerime geliyor gibiydi. Asansör kapısı kapanıyordu, ben evden dışarı atıyordum kendimi. En çok trafik kazaları olduğu zaman hatırlıyorum. Kendim araba kullanırken dizlerim titriyor kalabalık yerlerde."
Şimşek, Bursa'da yeni bir hayat kurduğunu ancak eşi Sevgi Şimşek ile birlikte hala o günleri hatırlayarak etkilendiğini belirtti. Depremde 6 aylık olan oğlu Aydın Can Şimşek'in ise 23 yaşında olduğunu ve depremi hatırlamadığını ifade eden Necati Şimşek, 14 yaşındaki kızı Tuana Yağmur Şimşek ile ailesinin büyüdüğünü ve Bursa'da yaşamaya devam ettiklerini söyledi.
Necati Şimşek, deprem riski en yüksek illerden biri olan Bursa'da ise konut yapılaşmasının hala yeterince denetlenmediğini ve bu durumdan endişe duyduğunu ifade etti.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2022.08.18 13:54