Bakanlıklar tarafından üzerinde çalışılan yeni tamamlayıcı emeklilik sigortası sistemi (TES) merak konusu olurken, gözler bu çalışmanın detaylarına çevrildi. Peki, tamamlayıcı emeklilik sistemi nedir? Asgari ücretli çalışanın emeklilikte alacağı tutar ne olacak? Emeklilik için belli bir süre ve yaş şartı olacak mı? Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun Bursada Bugün'e anlattı.
GÜLNAME PAÇA / BURSADA BUGÜN
Özgür Erdursun, "Tamamlayıcı emeklilik sistemi Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamasından sonra kamuoyunda çok tartışılan bir konu oldu. Aslında tamamlayıcı emeklilik sistemi demek, normal emekli maaşının yanında, bir kişinin ayrıca emekli maaşına küçük de olsa bir katkı şeklinde ikinci bir para alması yani emeklilik maaşını tamamlama şekline denir" dedi.
"AMAÇ KIDEM TAZMİNATINI FONA DEVRETMEK"
Ülkemizde tamamlayıcı emeklilik sisteminin var olduğuna değinen Özgür Erdursun, "Ülkemizde 01.01.2017 tarihinde tamamlayıcı emeklilik sistemi devreye girdi. Tamamlayıcı emeklilik sisteminin, ülkemizdeki ismi "bireysel emeklilik sistemi"dir. 45 yaş altına "zorunlu emeklilik sistemi" yaklaşık 3 yıldır hayatımızda. Ama baktığımızda neden tamamlayıcı emeklilik sistemi konuşuluyor burada? Çünkü amaç kıdem tazminatını fona devretmek. Kıdem tazminatı ile bireysel emeklilik sistemini birleştirmek, ikisine entegre etmek. Yeni bir model tamamlayıcı emeklilik sistemi devreye sokmak. Burada en çok tartışılan konu tamamlayıcı emeklilik sisteminden ziyade, kıdem tazminatının fona devridir. Ayrıca kıdem tazminatından ülkemizde çalışanların tamamı yararlanamıyor" şeklinde konuştu.
"YASAL DEĞİŞİKLİKLERİN SONUCU UMULDUĞU GİBİ OLMUYOR"
Özgür Erdursun, "Hükümetin dile getirdiği birkaç tane konu var. Mesela, ülkemizde kıdem tazminatından herkes yararlanamıyor. Biz yeni bir sistem oluşturalım, gelecek güvencesi olsun, düşük finansal oynaklıklar artık olmasın, çalışana güvence olsun, 1 yılın altında çalışanların işten ayrıldıktan sonra kıdem tazminatı hakları yoktur ama 1 yılın altında çalışanların da bu hakkı olsun. Kıdem tazminatı fona devir olduğunda, tamamlayıcı emeklilik sistemi ile beraber çalışanların maaşları da yükselecek diyorlar. Bu sistem verimliliği artıracak, mobbingleri bitirecek, mahkemelerle artık 3 yıl uğraşmayacak, ülkenin menfaatine olacak, toplumda faydayı artıracak, hatta 1 yıl çalışan bir brüt ücret tazminatı alır yani 1 aylık kıdem tazminatını alır. Biz bunu daha da üstüne çıkartacağız, fonda parayı değerlendireceğiz ve çalışanların cebine daha fazla para girecek. Bu maddeler söylenenlerden birkaç tanesi. Üzerinde durulan modellerden bir tanesi ise gerektiği zaman ilk konut ediniminde bir defaya mahsus olmak üzere, evlendiğinde, ağır hastalık geçirdiğinde ya da sadece bir kereye mahsus işsiz kaldığında bu parayı alabilsin, üretime destek olsun. Fonun devlet tarafından değil de sigorta şirketleri tarafından yönetileceğini, bunun da rekabeti getireceği konusunda birçok madde yazılmış. Bu maddeler tarafları ikna etmek için güzel sözler. Çünkü kıdem tazminatının fonla devreye girmesi demek, çalışanların paralarının fona devri demek. Bu söylenenler kulağa çok hoş geliyor ancak bu kadar hoş gelen yasal değişikliklerin sonucu umulduğu gibi olmuyor. Mesela 8 Eylül 1999'da kademeli emeklilik sistemi geldiğinde denildi ki: "Artık biz herkesi emekli etmeyeceğiz. Kademeler ile emekli edeceğiz. 3 yıl, 5 yıl, 7 yıl ve 9 yıl gibi süreyle hemen emekli etmeyeceğimiz için de, sosyal güvenlik sisteminde para birikecek. Emekli olduğunuz zaman daha fazla maaş alacaksınız" demişlerdi ama gelinen noktada Türkiye'de emekli maaşları, Türkiye'deki asgari ücretin yarısına düştü yani söylendiği gibi olmadı. Bu söylenen sistemin mağdurları ortaya çıktı. Mağdurlar dernekler kurdu, haklarını aramaya başladılar" ifadelerine değindi.
"KIDEM TAZMİNATINA BİR YAŞ SINIRLAMASI GELECEK"
Özgür Erdursun, "Kıdem tazminatının iyi yanları söyleniyor ama bunu biz incelediğimizde pek de öyle olmayacak gibi görüyoruz. Çünkü kıdem tazminatına bir yaş sınırlaması gelecek. Yani kıdem tazminatında yaşı gelenler olacak. Örneğin; 25 yaşında bir arkadaşımız işe başladı. 20 yıl boyunca asgari ücretle çalışacak. O iş yerinde sabit hiç ayrılmadan 20 yıl çalıştığında ve 45 yaşına geldiğinde ya kendi isteği dışında işten çıkartılacak ya da haklı bir nedenle işten çıkartıldığında, 20 yıllık bir kıdem tazminatı hakkı var. Bunu alabiliyor ya da mahkemeye gidiyor ve mahkeme kararıyla alabiliyor. Ama bu yeni sistemle 20 yıl çalışan kişinin bir de yaşını beklemesi gerekecek. Çünkü burada düşünülen 60 yaş. 60 yaş gelmeden bu para alınmayacak, sadece bir kereye mahsus alınacak diyorlar. Örneğin; Bir iş yerinde 5 yıl çalıştınız ve ayrıldınız. kıdeminizi de aldınız. Ondan sonra bir daha alamayacaksınız. 60 yaşını bekleyeceksiniz" diye konuştu.
"FON HÜKÜMETLER İÇİN EKONOMİK OLARAK ZOR DURUMA DÜŞTÜKLERİNDE KULLANACAKLARI BİR PARA KAYNAĞIDIR"
Özgür Erdursun, "Şimdi mevcutta kıdem tazminatını işveren ödüyor. Çalışanların cebinden kıdem tazminatları için para çıkmıyor. Bu yeni geliştirdikleri sistemde, kıdem tazminatına çalışanlar da katkı koyacak. Kıdem tazminatı nedir? Çalışanların yıpranma payıdır. Ama artık çalışanlar kendi tazminatları için katkı koyacaklar. Bu da yüzde 3 yani brüt maaşının yüzde 3'ü. Toplamda birikecek kıdem tazminatının yüzde 36'sını çalışanlar kendisi finanse edecek. Bunlar çok fazla söylenmiyor, daha çok kulağa hoş gelecek ve ikna edecek sözler söyleniyor. Bugün 20 yıl asgari ücretle çalışan birinin 58 bin lira para alması gerekiyor. Yeni sistemde ise 58 bin liranın 21 bin lirasını kendisi finanse edecek, kendi maaşından kesilecek ve 60 yaşını bekleyecek. 60 yaşına geldiğinde de yüzde 25'ini alacak. Yani 14 bin lirasını alacak. Peki, geriye kalan 44 bin lira ne olacak? Kişi 60 yaşını bekleyecek ve 60 yaşından sonra kaç yaşına kadar yaşayacağı ön görülerek, yıllık maaşına eklenecek. Bu para da aylık olarak bölünecek ve 188 lira olarak emekli maaşına ilave edilecek. Böyle olacağı kesin değil, birkaç tane model var diyorlar ama aslında düşünülen bu. Bir yaş şartı getirmek ve aslında fona herkes ulaşılabilir söyleminin sonunda belli bir yaşta ulaşabilecekleri gerçeği var. Yani buna herkes kolay ulaşamayacak. Fon kelimesi herkesi korkutur. Çünkü fon hükümetler için ekonomik olarak zor duruma düştüklerinde kullanacakları bir para kaynağıdır. Geçmiş dönemlerde de böyle oldu. Bunda da böyle olabilir diye düşünüyoruz" dedi.
Özgür Erdursun, "Bir uzman olarak bana sorarsanız, kıdem tazminatı fona devir olmalı mı? Evet olmalı. Çünkü çalışanların yüzde 14'ü kıdem tazminatından yararlanıyor, yüzde 86'sı yararlanamıyor. Ama diyorum ki mevcut yasalarımıza göre olsun. Ayrıca bir tamamlayıcı emeklilik sistemine bence gerek yok. Tamamlayıcı emeklilik sisteminin yerine, 2008 yılında emekli maaşı bağlama oranları değişti. Yüzde 60'lardan yüzde 20'lere düşürüldü. Bir kişi çalışıyor, primleri yatırılıyor ama düşük maaş alıyor. Bu kendi problemi değildir. Zaten 2008 yılında yapılan değişiklik de böyle oldu. Tekrar yasal bir değişiklikle tekrar emekli maaşı hesaplama sistemi değişebilir. Kıdem tazminatının fona devri olabilir mi? Tabii ki olur. Çokta iyi olur. Şu anda mevcut yasalarımızda olan 4857 numaralı iş kanunu 17. Madde, 27. Madde ve 25. Madde de çalışanların ve işverenlerin nasıl korunacağını, hangi durumlarda kıdem tazminatını alınacağını yazmış. Örneğin; siz çalışıyorsunuz ben de işverenim. Her ay kıdem tazminatı için fona para yatırıyorum. 1 yıl ya da 2 yıl sonra siz işten ayrıldığınızda paranızı alabilirsiniz. Madem ben sizi düşünüyorsam, çok çabuk ulaşmanızı istiyorsam böyle olmalı. Yani bu tür modeller gerçekleştirilebilir" diye konuştu.
"ÇALIŞANLARIN MAAŞLARINI DÜŞÜREBİLİR"
Kıdem tazminatı çok tehlikeli bir konu olduğunun altını çizen Özgür Erdursun, "Çalışma hayatı bir dengedir. Bu denge bozulursa çalışma hayatı artık altüst olur. Örneğin; sizin bir firmanız var ve yanınızda çalışan kişi sizin işyerinizin sırlarını aldı, rakip firmaya verdi. Şimdi bu kişi kıdem tazminatını hak eder mi? Hayır etmez. Zaten hak etmemeli ve bunu da yapmamalı. Bu gibi durumlar söz konusu. Bunların da o dengeyi bozmaması gerek. Çalışanların maaşlarını arttıracak deniliyor. Tam tersi çalışanların maaşlarını düşürebilir. Örneğin; bir firmada 10 yıldır çalışan birisi var ve 5000 lira alıyor. Ben bu kişiyi şu anda işten çıkarırsam kıdem tazminatı ödemek zorundayım diye düşünürüm. Çıkarmam ama yeni sistemde kıdem tazminatı fonda deyip, asgari ücretli birisini alabilirim. Daha tecrübesiz ama o işi yaptırmaya çalışırım. Bu da neye neden olur biliyor musunuz? İş kazalarına, iş yerinde disiplinsizliği neden olur. Yani iyi ya da kötü tarafı değerlendirmeden kıdem tazminatı fona devir olursa, bu sefer çalışma hayatındaki dengede bozulur. Bu nedenle kıdem tazminatı konusunda niyet çok önemli. Eğer çalışanların cebine para gitsin diyorsanız, kıdem tazminatında bir iki değişiklik yapılarak kıdem tazminatı fona devredilir ve devam eder. Ama amaç parayı kullanmaksa, denge altüst olur" dedi.
"ÖZEL SEKTÖRDE KURULDUĞUNDA BUNUN BAŞINA BİR GÜREŞÇİ Mİ KOYACAKLAR"
Özgür Erdursun, "Çalışanların fona daha rahat ulaşması hedeflenmiş gibi gözüküyor. Vatandaşa güzel sözler söylenmesi gerekir ki, ikna edilebilsin. Bu konuya detaylı bakmamız gerek. Yaş sınırı olacak mı? Çalışanların cebinden para çıkacak mı? Çalışanlar o yaş geldiğinde de tamamını alabilecek mi? Bir de güvence kim olacak, şu an için özel sektör deniliyor ama o özel sektörde kurulduğunda bunun başına bir güreşçi mi koyacaklar? Biliyorsunuz ülkemizde parti istediğini fonun başına koyuyor. Bu fonun başında profesyonel birileri mi olacak, yoksa güreşçi, sanatçı birisi mi olacak ya da geçmiş döneminde olan bir milletvekili mi olacak? Korku ve endişe bu yönde. Ben diyorum ki kıdem tazminatı düşündüğümüz bir modelle fona devir olsun. Ama kafamda bir soru işareti yer alıyor. Bize iyi niyetle yaklaşabiliriz ama siyasiler bizim gibi yaklaşmaya bilirler. Bugünkü siyasi parti çok iyi niyetli olabilir ama bir gün seçimi kaybeder gider ve belki ondan sonra gelecek kişi kötü niyetli olabilir. Bu model üzerinde çok konuşulması gerekiyor. İşçinin hakkı, işverenin hakkı ve muhalefet partilerinin de burada söz hakkının olması gerekiyor ki fon birilerinin çıkar ve menfaatleri için kullanılmasın. Öyle olabileceği endişesini bu ülkede herkes yaşıyor. Hükümet nasıl bir sistem uygulayacağını yazılı olarak söylerse, taraflar tam anlamıyla konuşur. Olumlu bir şey çıkabilir de, çıkamayabilir de. Çıkma ihtimali yüzde 1, çıkmama ihtimali yüzde 99. Bizler de süreci takip ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2020.06.18 09:33