12 Mayıs tarihinde delege seçim başvuru süreci ile başlayan Sağlık-Sen Olağan Genel Kurulu, adaylardan Tamer Elinç'in, "hukuksuzluk yapıldı" iddiasında bulunarak, Bursa 4. İş Mahkemesi'ne müracaat etmesiyle yarıda kaldı. Mahkeme, delege seçiminin tamamlanmasıyla başkanlık seçimine geçilmesi aşamasında olan Genel Kurul'un, 15.09.2022 tarihine kadar durdurulmasına karar verdi. Elinç, bu kararı zafer olarak görürken Yünkül, mahkemenin iddiaları incelemek için tedbir aldığını, karar verdikten sonra seçimi yapacaklarını ifade etti.
ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN
Sağlık-Sen 6. Olağan Genel Kurulu karıştı. Başkan adayı Tamer Elinç'in, şaibe iddiaları nedeniyle adliye koridorlarına taşıdığı Genel Kurul için mahkeme, yürütmeyi durdurdu. Aynı mahkeme, 15 Eylül'de iddialar için karar verecek.
Sağlık-Sen Başkan Adayı Tamer Elinç, "Normal Seçim süreci için adaylık başvurumuzu yaptık. Bursa Şubesi ilk önce delege başvurularını istedi. 150 delege başvuru yapacaktı fakat hiçbir kuruma, kaç delege çıkaracağı bildirilmedi. Mevcut başkan, hangi hastaneden kaç delege seçileceğini gizledi, sadece kendileri biliyordu. Akabinde 31 günlük bir seçim takvimi yayınladılar. Hafta sonlarını çıkınca 24 gün oluyor. 18 Mayıs Çarşamba günü bir yazı yazdılar ve İl Sağlık Müdürlüğü'nün seçimi olduğunu söylediler. 19 mayıs resmi tatil, sonraki günler cuma, cumartesi ve pazar. Ve düşünün ki biz, pazartesi İl Sağlık Müdürlüğü'nün seçimine gideceğiz. 19 noktaya sandık kurdurdular. Ne bizi, ne başkasını bilgilendirmediler. Mevcut yönetiminden bu sandıklara, sandık başkanları atadılar. Bu durumu duyduktan sonra mevcut başkanı arasam da cevap vermedi. Dilekçe yazdık, geri dönmediler. 7 bin 500 üyemiz var. Bu üyelerin tamamına delege seçimi yapılacağına dair bilgilendirme yapmaları gerekirken, onu da yapmadılar. İnternet sayfasına koydular ama bayram, kandil, anneler günü gibi özel günlerde sms attıkları gibi delege seçileceğine dair sms atmadılar" dedi.
"GELMEYEN ÜYELERİN YERİNE OY KULLANACAKLARDI"
Kendilerine yakın hastanedeki kişileri delege adayı gösterdiler diyen Elinç, "Sandık başlarına da bu isimleri yerleştirdiler. Bu 19 sandık için 20 Mayısta 31 günlük seçim takvimini, imzalarının dahi bulunmadığı bir kağıda yazıp, asmışlar. Sağlık-Sen internet sitesinde buna yer vermemişler fakat mevcut başkan, kendi sosyal medya hesabında yayınladı. Halbuki bu ilanı tüm üyelerin duyacağı şekilde, internet sayfasında veya sms ile telefonlara geçmeleri gerekiyordu. İşleri tamamen gizli yürüttüler. Biz sadece İl Sağlık Müdürlüğü binasında sandık kurulacağını düşünürken, 19 noktaya sandık kuracaklarını öğrendik. Bence bunu yapma nedenleri; bizim ekibimizin oralara gidemeyeceğini düşündüler ve sandığı kendileri dolduracaktı. Gelmeyen üyelerin yerine oy kullanacaklardı. Bunu daha önce birçok yerde yaptıklarını da duyduk. Sandık başkanları ve yönetimleri kendilerinden. Listedeki kişi ile oy kullanmaya gelen kişinin aynı kişi olduğunu biz doğrulayamıyoruz. Rakibim hali hazırda başkan olduğu için, yetki onlarda, onlar doğrulayabiliyor. Listede ismi olmayan insanlar var. Bu insanlar için sadık yetkilisi, Bursa Şube'yi arıyor, durumu belirtiyor. Aldığı cevaba göre ismi yazmasa da, alttaki boş kutucuğa ismini yazıp, oyunu kullandırıyor. Bu listenin önceden kesinleştirilmesi gerekiyordu. Bu şekilde her gelenin ismini alta yazdılar, oy kullandırdılar" diye konuştu.
"KENDİ OYLARINI BLOK YAPIP BİZİM OYLARI ÇARŞAF YAPTILAR"
Elinç, "Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin seçimlerinde ise, 21 Temmuzdaydı. Fakat yine kimsenin haberi olmadan ve kanun dışı bir şekilde seçimi 18 gün geriye çektiler. 10 tanesi binası olan bu hastanenin 1 binasına, 'evrak- kayıt'tan geçmemiş ve yine imzasız bir kağıtla duyuruyu asıyor. Cuma günü öğleden sonra panoya bu duyuru asılıyor ve 18 gün sonra yapılacağı duyurulan bu seçimin 18 gün önceye ve pazartesi gününe alındığı askıya çıkıyor. Sebebi için ise, okulların tatil olması nedeniyle böyle bir talep geldiğini belirttiler. Madem öyle, diğer yerlerde niye seçim yaptılar? Oralarda veli olup, tatile çıkacak öğrencisi olan yok muydu? Ayrıca; kendi oylarını sıralı bir şekilde (1'den 25'e kadar) blok olarak listeye koydular. Bizim arkadaşlarımızı çarşaf yapmış oldu. Oy kullanacak kişilere," 1'den 25'e kadar bizim adaylarımız" diye kolaylık sağlamış oldular. 1100 üyesi olan bu kurumda, dağınık şekilde oy kullanılacak olsaydı eğer, kaç kişi bu blok listedeki 25 kişiyi aklında tutup oy verirdi? Oy kullananların dakikasını tuttum. İçeri girip oy kullanan genç bir arkadaş, 7 dakika içinde oy kullandı. Bu da, bloklaşan oyları çabucak işaretlemesini gösterir bir örnektir" diye ifade etti.
"İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ VE YÜKSEK İHTİSAS'TAKİ SANDIKLADA BLOK OYLARIMIZ İPTAL EDİLDİ"
Seçim takviminin ileri bir tarihe alınabileceğinin fakat geriye alınamayacağının altını çizen Elinç, "Bu hukuka aykırı bir durumdur. Başkan bu durum için ise, tüzükte 3 gün önce ilan etme yetkisi olduğunu söyledi. Böyle bir şey söz konu olamaz. Dünyanın neresinde 31 gün seçim olmuş? Seçim tek günde yapılır ve bitirilir. Bu dönemden önce zaten böyle bir seçim yapmadılar. Bundan önceki seçimde rakibi olan kişiyle de mahkemelik oldular. Sadece sendika binasında oy kullandırılıyordu. Bizim talebimiz üzerine, genel merkez tüm şubeleri toplayarak, kurumların tamamına sandık kurulmasını kararlaştırdı. Kaos olan bu durumdan herkes rahatsızdı. Sendika binasında istediklerine oy kullandırıp, istemediklerine kullandırmıyorlardı. Sonra, "başkan biziz" diye ilan ediyorlar, geçip gidiyorlardı. Kurumlarda oy kullanılmaya başlanınca bu seçimde, her türlü illegalliği bize karşı yaptılar. Bizim talebimiz olduğu şekilde, listenin 50'nci sırasında kendi ismim ile başlayıp 100'ncü sıraya kadar kendi listemiz olacaktı. Fakat benim ismim, 61'nci sıraya yazılmış. Bize oy verecek arkadaşların bazıları 50'nci sıradan başlayıp oy vermişler, bazıları da 61'nci sıradan başlayıp oy vermişler. Talebimiz uygulanmadığı için, listemizin arasına 2 adet bağımsız aday girmiş oldu. Bize oy verecek olanlardan, dikkatsizlik sonucu 50'nci sıradan itibaren oy verdiği için, 75 blok oyumuz iptal edildi. İl Sağlık Müdürlüğü'nde ki oy farkımız ise 30 oydu. Düşünün lütfen! 75 oyumuz bu şekilde iptal edilmeseydi 45 oy farkla biz kazanacaktık. Yine Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, seçimi 18 gün öne çektikleri için, 100'e yakın kişi oy kullanamadı. O kurumdaki fark ise 50'ydi. Her türlü illegalliği yapmalarına rağmen farklar çok azdı. Belki bu oylar iptal olmasaydı biz kazanacaktık" diye belirtti.
"ŞAHİTLERİMİZ VAR BİRİ DE SENDİKANIN AVUKATIDIR"
Elinç, sözlerini şöyle sonlandırdı; "17:00'da seçim bitmesine karşın, oy sayma ile temize geçme işlemi ertesi sabah 04:00'da bitti. Ayrıca evrak kayıt defteri, noter onaylı değildi. Dilekçe verip sayı almamızı istedikleri için, sıra numaralarına bakalım dedik. Defteri boş bırakıp, adamları öne alıyorlardı. Sayıları, bizzat kendileri orada doldurup, defteri bize göstermediler. Şahitlerimiz var, biri de sendikanın avukatıdır. Avukatın yanında, tüm üyelere sms atması gerektiğini, delege seçimi için bilgilendirmesi gerektiğini söyledim. Yanlış yaptığını söyledim. Bununla da kalmayıp, baş temsilcisine talimat vererek, bizi karakola şikayet ettirdi. Benim yaptığım, hukuksuzluğa karşı çıkmaktı. Akabinde bir yerel medyaya bu durumu haber yaptırdılar. 7 bin 500 üyeye haberin linkini attırdılar ve "şımarık aday, temsilcimizi sözlü taciz etti" dediler. Bunu bakan beye, bakan yardımcısına attılar. Kamera kayıtlarını almışlar ve servis etmişler. Savcılığa bunun için suç duyurusunda bulunduk. Görüntülerde iddia ettikleri gibi bir şeyde çıkmadı. Rakibim aynı zamanda Memur-Sen başkanı. Bu seçimi tarafsız yapması gerekiyordu fakat resmen taraf olduğunu bizzat kendisi ifade etti. Birçok yerde, sandık başkanları da üyelerin kolundan tutup, oy kullandırmaya getirdi. Böyle sandık başkanı olur mu? Mahkemeye bunları izah ettik ve yürütmeyi durdurma kararı verdiler" ifadelerini kullandı.
"İDDİA ETTİĞİ HERŞEY YALAN"
İddia ettiği her şey yalan diyerek sözlerine başlayan Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi Sağlık-Sen İl Başkanı Gökhan Yünkül, "Seçimi manipüle ediyor. 31 gün seçim takvimi, her kurumda yapılan seçimleri, ayrı günlerde yapılması için açıklandı. Kaldı ki önceki seçimimizde de 30 gün olarak yapılmıştı. Her kurumda yapılan seçim, ayrı bir seçimdir. Bütün hastanelerde yapılan seçimlerde kendi adamları da vardı. Fotoğraf ve video çektiler. Bazı sandıklarda, oy sayım tutanaklarında imzaları da mevcuttur. Mahkemenin verdiği karar, kendilerinin haklı olduğu, bizim seçimi kaybettiğimiz gibi bir karar değildir. Sadece iddia ettiği şeyleri, mahkeme incelemek için tedbir koyup, pazar günü yapacağımız seçimi beklemeye almıştır. Bu kararı kendi lehine bir kazanım gibi yansıtmaya çalışıyor. İddiaları mesnetsiz çıktığında, seçimimizi yapacağız" dedi.
"YENİLEN PEHLİVAN GÜREŞE DOYMAZ"
Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi seçimlerini 15 gün geriye çektik diyen Yünkül, "Bunun nedeni daha önce açıkladığımız gibi, orada çalışan üyelerimizden böyle bir talebi olmasıdır. Kendi tüzüğümüzde olduğu şekilde, 3 gün önceden ilan ettik. Takvim değişikliği olduğuna dair, bu kurumdaki üyelerin tamamına sms attık. İnternet sitemiz ve sosyal medya hesaplarımızdan duyuruldu. Yaklaşık 1200 üyemiz var ve 900 kadarı oy kullandı. Haberi yoksa, bu kadar üye nasıl gelip oy kullandı? 100 oyun geçersiz sayıldığı iddiaları da asılsızdır. Birden fazla kişiye oy verdiğiniz zaman, YSK'ya göre oyunuz geçersiz sayılmıyor mu? YSK'da geçersiz oy gerekçesi neyse, bizde de aynı kurallar geçerlidir. Saat 17:00'da oy verme işlemi bitti. Gece saat 01:30'da oy sayımı bitti ve Tamer Bey'de sandığın başındaydı. Sandığı izlediğine dair fotoğrafları ve videosu da var. İstanbul seçimlerinin sayımı günlerce sürmedi mi? Sandık başkanının baş ucunda bir adamı vardı. Yani kimin oy aldığını açıklayan kişinin baş ucunda. Algı oluşturmak için yaptıkları şeyler bunlar. Bizim yaptığımız işlerden şüphemiz yok. Tüzük ve mevzuat veya yasa dışına çıkmadık. Yenilen pehlivan güreşe doymaz. Baştan seçim yapalım diyor. Biz dükkan işletmiyoruz. Burası kurumsal bir yapıdır. 7 bin 500 üyemiz var. 25 yıllık mazisi olan bir sendikayız. İlk kez değil, 6. kez olağan kongre düzenliyoruz. İlanı, duyurusu gibi her türlü işlem, kurala bağlanmıştır" diye konuştu.
"DELEGE İLANINA ÇIKILACAĞINI 1 GÜN ÖNCESİNDEN KENDİSİNE SMS İLE BİLDİRDİM"
Yünkül, "Tamer Bey,'Oylarımız iptal edildi' diyor, senin oyunun iptal edildiğini nereden biliyorsun? Belki iptal olanlar benim oyumdu. İradenin hangi yönde olduğunu nerden biliyorsunuz? Delege adayları bağımsızdır. Onun veya benim delegem diye bir şey yok. Seçilen delegelerde başkanı belirler. Delege ilanına çıkılacağını bir gün öncesinden sms atarak kendisine bildirdim. Kendiside bana dönüş yaptı. Başıma bunun geleceğini tahmin ettiğim için, özellikle dikkat ettim. Delege ilanı sosyal medya hesaplarından, internet sitesinden ve sms atılarak üyelere duyuruldu. Tüm kurumlarda 3 gün duracak şekilde askıya çıkıldı ki kurumlara asılmak zorundadır. 300 üzerinde delege başvurusu yapılmış. Nasıl olur da haberi olmadan insanlar başvuru yapabilir? Kendisi dahil 150 kişilik ekibi, başvuru yaptı. İlana çıkmasaydık, duyuru yapmasaydık, kendi başvurularınızı alsaydık, o zaman bir sıkıntı olduğunu iddia edebilirdiniz. Böyle şeyler mi yaşanmış? Kendisininde benimde belirlediğimiz delege adayları gelip başvuru yaptı. Kendisi, delege başvurularının ilk günü benimle fotoğraf bile çektirdi. Makamda çay içti. Sendikanın önünde kendi adayları ile fotoğraf çektirdi. Kendi sosyal medya hesaplarından da paylaştı" diye ifade etti.
"MAHKEME TEDBİRİ KALDIRDIĞI ZAMAN SEÇİMİMİZİ YAPACAĞIZ. BAKALIM NASIL ENGELLEYECEK?"
Delege ilanının duyurulmadığı iddiasında bulunan rakibine, sosyal medya hesaplarından neden paylaşmadığını soran Yünkül, "Sağlık-Sen'in tüzüğü var, 4688 sayılı sendikalar yasası var, bunlar varken keyfe keder hareket edip, yasaya uymamak gibi bir durum kesinlikle olamaz. Her bir sandığı izledir. Bazı sandıklarda 5 tane müşahitleri bile vardı. Oy sayımlarını bizzat takip ettiler. Biz yaptığımız işten eminiz. Yaptığı iş, algı çalışmasıdır. Usulsüzlük olduğu için, mahkeme lehimizde karar verdi algısı yapıyor. Mahkeme bunları inceledikten sonra tedbiri kaldıracak ve biz seçimimizi yapacağız. Bunu nasıl engelleyecek? Hangi çağda yaşıyoruz? İletişim çağındayız. Bir haber, dünyanın diğer ucunda duyuluyor. Gizli, kapaklı iş yapmak nasıl mümkün olabilir? İlan asılmadıysa, duyurulmadıysa neden sosyal medyalarından yayınlamadın? Kendisine bir gün önceden ilana çıkılacağına dair attığım mesaj duruyor. Bu mesajı atma nedenim ise, böyle bir durumla karşılaşabileceğimi, kendisinin böyle şeyler yapabileceğini bildiğim içindir. Bunları ciddiye alıp, cevap vermek bile benim içindir zuldür. İlanlarımız asıldı, her kurum için ayrı 3 kişinin imzaladığı tutanaklar mahkemeye verildi. İlanların 3 gün askıda kalması gerekiyordu, öyle de oldu. Kaç delege çıkacağı asılı olan ilanda yazıyordu. Sandık kurulu oluşturulmasından, oy sayım cetveline kadar her süreci takip ettiler" ifadelerini kullandı.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2022.07.23 11:12