Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demir, Nilüfer Çayı'ndaki kirli suların Marmara Denizi'nin kaderi olacağını söyledi. Demir, karbon salınımının düşürülmediği takdirde müsilajın artacağını, iklim krizi ve küresel ısınmanın devam edeceğini ifade etti.
CANSU ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN
DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demir, Bursada Bugün'e özel yaptığı açıklamada Marmara Denizi'nin kurtuluşunun Nilüfer Çayı'nı temizleyerek gerçekleşebileceğini ifade etti. Demir, Paris İklim Anlaşması'nın bir an önce harekete geçirilmesi gerektiğini belirterek, Nilüfer Çayı'na tehdit oluşturan firmalar ile ilgili gerekenin yapılması konusunda çağrıda bulundu.
Murat Demir, Marmara Denizi için müsilaj tehlikesinin devam ettiğini söyledi. Deniz suyunun ısınması durumunda bakteri oluşumunun artış göstereceğini belirten Demir, firmaların atıklarının temiz sulara boşaltması durumunda müsilaj tehditi, iklim krizi ve küresel ısınmanın devam edeceğini ifade etti.
Nilüfer Çayı'na, Bakanlık tarafından üçüncü seviye kirli raporu verilmesini sert bir şekilde eleştiren Demir, Marmara Denizi'nin temizlenmesi için Nilüfer Çayı'nın temiz akması gerektiğini vurguladı. Demir, konuyla ilgili ifadelerinde şu sözlere yer verdi; "Türkiye'nin gündeminde sıkça yer alan müsilajın Marmara Denizi'ndeki tehditler devam ediyor. Nilüfer Çayı temiz akmadığı sürece, Marmara Denizi'ndeki müsilaj sorunu gündemde kalacak. Bakanlık konuyla ilgili acil eylem planı ortaya koydu ancak bu eylem planı içerindeki çalışmalar hakkında neler yapıldığına dair bir bilgimiz olmadı. Geçen yıl Bakanlık, Nilüfer Çayı için dördüncü seviyedeki kirliliği yönetmelikte değişiklik yaparak üçüncü seviye kirliliğe düşürdü. Bu da kağıt üzerinde Nilüfer Çayı temizlenmiş oldu anlamına geldi ama Nilüfer Çayı'nda kirlilik anlamında değişen hiçbir şey olmadı. Arıtma sisteminden arıtılmadan, arıtılmadan ya da ileri biyolojik arıtmaya tabi tutulmadan bütün Bursa sanayisinin kirliliği deşarj ediliyor. Arıtma yapılmadan tüm kirli sular Marmara Denizi'ne gidiyor. Bu bir kirlilik. Türkiye geçen yıl Paris İklim Anlaşması'nı imzaladı. Burada karbon emisyonunu azaltacağına dair taahhütü var ancak bu taahhüt 2050 yılına kadar süresi var. 2050 yılına kadar karbon salınımını düşürmezsek, iklim krizi ve küresel ısınma devam edecek. Deniz suyu ısındığı için bakteri oluşumu daha hızlandığı için müsilaja elverişli olacak. Bizim burada yapacağımız iki şey var; bir, Paris İklim Anlaşması'nı hemen harekete geçirmeli, bir an önce fosil yakıtlardan vazgeçmeliyiz. İki, Nilüfer Çayı'nı temizlemek zorundayız. Çayı kirleten firmaları ya kapatmalıyız ya da firmaları ileri biyolojik arıtma tesisleri kurmaya zorlamalıyız."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2022.05.06 09:32