İsveçli bir araştırmacı, İslamcıların İsveç siyasetine sızmak için 1980'lerden beri sistematik şekilde çalıştıklarını gösteren bir makale yayımladı.
İsveç'in Lund Üniversitesi'ne dinlerarası ilişkiler konusunda araştırmalar yapan Sameh Egyptson, Expressen gazetesinde yayımladığı makalede, Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) ve diğer İslamcı örgütlerin İsveç'teki siyasi partiler üzerinden ülke siyasetine sızmak için sistematik çalışma içinde olduğunu söyledi.
İsveç Müslüman Konseyi'nin (SMR) 2001'de yayımladığı Arapça bir rapordan alıntı yapan Egyptson, İslamcıların 1980'lerde İsveç siyasi partileriyle oy pazarlığına girdiğini aktardı. Buna göre SMR ile İsveç İslami Derneği (IFIS), İsveç siyasi partileriyle işbirliği yaparak siyasi kadroları eğitmek ve bu partiler aracılığıyla Müslümanların hakları için mücadele etmek için birlikte çalışmaya girişti.
Mısırlı Kıpti kökenli öğretim görevlisi, 'sızma' ifadesinin kendi yorumu olmadığını, IFIS'ın eski başkanı, Stockholm Camisi'nin halihazırdaki yöneticisi Mahmud Khalfi'nin konuyla ilgili Tunis News web dergisinde yayımlanan makalesinde birebir bu kelimeyi kullandığını belirtti.
Bu kapsamda eski Konut Bakanı Mehmet Kaplan'ın Yeşiller Parti'sindeki ve Abdirizak Waberi'nin Ilımlı Parti'deki kariyerinin 'sızma' terimiyle değerlendirildiğini kaydeden Egyptson, Khalfi'nin İhvan'ın kolu IFIS'le ilişkileri normalleştirdiği için İsveç'in siyasi partileri, kraliyeti ve devletini övdüğüne dikkat çekti.
Türkiye kökenli Kaplan, Genç İsveçli Müslümanların başkanlığına gelmesinin ardından siyasette hızla yükseldi.
Önceki solcu koalisyon hükümetine Yeşiller'den konut bakanı olarak giren Kaplan'ın "Ermeni itlere ölüm" diyen Türk İşçi Dernekleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Barbaros Leylani ile yemek yemesi, antisemitist açıklamaları ve Rabia işareti yapması, Milli Görüş ve Türk milliyetçi örgütleriyle ilişkilerinin mercek altına alınmasına neden olmuştu. Tepkilerin ardından istifa eden Kaplan'ın İsveç siyasetinde yeri kalmadı.
Somali kökenli Waberi ise IFIS başkanlığından milletvekilliğine sıçrayıp parlamentonun savunma komisyonu üyeleri arasına da katılmıştı. Poligami ve İslam'la ilgili görüşleri yüzünden Ilımlı Parti'de gözden düşen Waberi, diğer yandan Avrupa İslami Örgütler Federasyonu'nun (FIOE) başkan yardımcısı oldu.
O zamandan beri birçok siyasetçinin İslamcılığının ifşa olduğunu söyleyen Egyptson, Merkez Partisi'nin eylüldeki genel seçimler öncesi bir milletvekili adayının İslamcı çıkması üzerine aday listesini değiştirmesi ve Yeşiller'in bir üyesinin Müslüman oylarını Ilımlı Parti'ye yönlendirme karşılığı cami izni talep etmekten mahkemelik olması örneklerini hatırlattı.
"Bizim gibi Ortadoğu'dan gelenler için bunlar sürpriz değil. Mısır'da İhvan, Cemal Nasır'ın Sosyalist Parti'sinin devamı 3 partiden 2'sine sızdı, bunun sonucunda hem Liberal Parti hem de Sosyal Demokrat Parti siyaset sahnesinden silindi" değerlendirmesini yapan Mısır doğumlu İsveçli öğretim görevlisi, İsveç siyasi partilerinin de oy hesaplarını kendi değerlerinin önüne koymakla eleştirildiklerine dikkat çekti.
Bunun İslamcı olmayan Müslümanları da yaraladığını belirten Egyptson, "İsveçli partilerin artık İslamcıların sızmasını soruşturmaları ve kendi ideolojik temellerine dönmeleri önem arz ediyor. Her yeni İslamcı üye ifşası, partilere güven kaybını hızlandırıyor. Çok geç olmadan artık bu mesele soruşturulmalı" dedi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Dünya, 2018.11.28 16:07