CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın ekonomik krizin derin etkilerinin azaltılması amacıyla TBMM'ye yasa teklifi sundu. Bir-çok işyerinin kapatılmak üzere olduğunu, pek çok sektörde de işçi çıkarıldığını anımsatan Aydın,kısa çalışma ödeneğinin devreye sokulmasını ve işsizlik fonunun üretim için kullanılmasını istedi.
CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın, hükümetin önleme almayarak her geçen gün büyüttüğü ekonomik krizin etkilerinin azaltılması amacıyla bir yasa teklifi hazırladı. Aydın TBMM'ye verdiği yasa teklifinde hem işçinin hem de işverenin böylesi bir dönemde korunmasını istedi. Son iki ayda bir çok işyerinin kapatılma noktasına geldiğini, bir çok işyerinde de işçi çıkarıldığını hatırlatan Aydın, kısa çalışma ödeneğinin devreye sokulmasını istedi. Aydın, kısa çalışma ödeneğiyle, işçi ve işverenin krizden korunabileceğini kaydetti.
Erkan Aydın, aynı zamanda işsizlik fonunun da üretim için kullanılmasını istedi. Aydın şu gerekçeleri sıraladı:
"Yaşanan ekonomik krizlerde ülke ekonomisinin aktörlerinden olan işverenlerden bazıları işletmelerini küçültme yolunu tercih ederek işçi sayısını azaltırken, bazıları da çalışma sürelerini azaltma, üretimi kısarak stokları eritme ve böylelikle işçilere daha az ücret ödemek suretiyle giderleri azaltma veya ücretsiz izin uygulamalarına gitmektedirler. Bununla birlikte, işverenler, ekonomik kriz dönemlerinden çıkmak için almış oldukları bu önlemleri, zorlayıcı sebeplerle işletmelerinin içinde bulunduğu kötü durumdan kurtulmak amacıyla da kullanmaktadırlar. Böylesi hallerde işçiler ya işsiz kalmakta ya çalışma sürelerinin azaltılması sebebiyle ücretlerinde düşüş yaşamakta ya da ücretsiz izin uygulaması ile işsiz kalmamalarına rağmen ücret geliri elde edememektedirler. Bunun yanında işverenler ise ya işletmelerini kapatmakta ya zarar etmekte ya da kalifiye işçilerini kaybetmektedirler. Ekonomik ve toplumsal boyutları olan böyle durumların işverenler ve bilhassa işçiler üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla yasa koyucu batılı ülkelerde de örneği görülen "kısa çalışma" kavramını 2003 yılında 4857 sayılı İş Kanununun 65.maddesinde yapmış olduğu düzenleme ile Türk çalışma hayatına getirmiş ancak geçen zaman içinde uygulama yürürlükten kalkmıştır.Kısa çalışma, normal çalışma sürelerinin geçici olarak azaltılmasıdır. Sürekli borç ilişkisine giren işveren, işçiye ve işletmeye ilişkin aksaklıkların her zaman ortaya çıkabileceğini göze almak ve bu risklere katlanmak zorundadır. Bu nedenle, işletme rizikosuna katlanma yükümlülüğü işverene aittir. Gerçekten, enerji kısıntısı, makinelerin arızalanması, doğal afet, işgücü eksikliği gibi işletmenin teknik işleyişinden, üretimin devletçe yasaklanması ya da ulusal yas ilan edilmesi nedeniyle tatil gibi resmi bir makamın kararından ya da hammadde eksikliği, sipariş azalması gibi nedenlerden doğan durumlar tipik işletme rizikosu olup, bu rizikolara katlanma yükümü işverene aittir. İşveren bu gibi nedenlerle düştüğü zor durumdan çıkmanın yükünü işçiye yükleyemez. Bu duruma düşmesinde işverenin kusurlu olup olmamasının da kural olarak bir önemi yoktur. Hatta işletmenin tehlikeye girmesi bile, işverenin ücret ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz ve çalışma sürelerinde tek taraflı olarak değişiklik yapmasına olanak tanımaz. Öte yandan, işletme rizikosunun işverene ait olması, işverenin işçilerle anlaşarak, iş sözleşmelerinde gerekli değişiklikleri yapmasına engel olmaz. Bu bağlamda işçi ve işveren anlaşarak, geçici bir süre için, ücretin bir kısmından vazgeçilen ya da daha kısa süreli bir çalışma biçiminin öngörüldüğü bir iş sözleşmesi değişikliğine karar verebilirler."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2016.12.03 13:01