Yargıtay kararları, kiracıların tahliye sırasında doğal yıpranma nedeniyle boya ve tadilat yapmak zorunda olmadığını belirtti. Bursa'da hukukçular, kiracıların sadece kötü kullanımdan sorumlu olduğunu vurguluyor.
Kira ilişkilerinde uzun yıllardır tartışma konusu olan "kiracının evi nasıl teslim aldıysa öyle bırakması gerekir" anlayışı, yargı kararlarıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Son dönemde verilen emsal kararlar, özellikle tahliye sürecinde kiracılara dayatılan boya ve tadilat yükümlülüklerini farklı bir hukuki zemine taşıdı.
Bursa'da hukukçular, kiracıların taşınmazı boşaltırken boya-badana yapmak zorunda bırakılmasının artık genel bir kural olmadığını vurguluyor. Bu yaklaşım, kiracı-ev sahibi ilişkilerinde yerleşmiş bazı uygulamaların da yeniden değerlendirilmesine neden oluyor.
Tahliye Sürecinde Boya Tartışması Yeniden AlevlendiKira sözleşmelerinin sona ermesiyle birlikte en çok tartışılan konulardan biri olan boya ve bakım masrafları, son Yargıtay kararlarıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Uygulamada birçok ev sahibinin, kiracılardan evi yeniden boyayarak teslim etmesini talep ettiği bilinirken, bu durumun her zaman hukuki karşılığı olmadığı ifade ediliyor.
Hukukçular, özellikle uzun süreli kullanım sonucunda ortaya çıkan doğal eskime ve yıpranmanın kiracıya yüklenemeyeceğini belirtiyor. Duvarların zamanla solması, küçük yüzey deformasyonları veya genel kullanım izlerinin bu kapsamda değerlendirildiği ifade ediliyor.
Bursa Barosu'na bağlı avukatlardan Selman Nuri Kaya, kiracıların sorumluluk sınırlarının Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde net şekilde belirlendiğini belirtiyor. Kaya'ya göre, kiracının yalnızca kötü kullanım sonucu oluşan zararlardan sorumlu tutulabileceği, doğal yıpranmanın ise ev sahibine ait olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlara göre, sözleşmede "boyanmış teslim edilecektir" gibi ifadelerin yer alması bile her durumda kiracıya otomatik bir yükümlülük getirmiyor. Özellikle kullanım kaynaklı olmayan eskimelerin kiracıdan talep edilmesi hukuki açıdan tartışmalı kabul ediliyor.
Depozito Kesintilerinde Yeni DeğerlendirmeKira ilişkilerinde sık karşılaşılan bir diğer sorun ise depozito iadesi sırasında yapılan kesintiler. Ev sahiplerinin çoğu zaman boya ve tadilat gerekçesiyle depozitodan kesinti yaptığı bilinirken, hukukçular bu uygulamanın her durumda geçerli olmadığını ifade ediyor.
Eğer kiracı taşınmaza kasıtlı bir zarar vermemişse ve sadece kullanım kaynaklı aşınma söz konusuysa, bu masrafların kiracıya yüklenemeyeceği belirtiliyor. Haksız kesintiler durumunda ise kiracıların yasal yollarla haklarını arayabileceği vurgulanıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararları da dikkat çekiyor. Yüksek mahkeme, kiracının taşınmazı özenli kullanması halinde yalnızca kötü kullanım kaynaklı zararların sorumluluğunu taşıyacağını ortaya koyuyor.
Kararlarda, sözleşme bitiminde taşınmazın "ilk teslim edildiği gibi" bırakılması ifadesinin, doğal eskimeyi kapsamadığı yönünde yorumlar yer alıyor. Bu durum, tahliye süreçlerinde kiracıların yükümlülüklerini daha net bir çerçeveye oturtuyor.
Uzmanlara göre bu gelişmeler, kira ilişkilerinde uzun süredir devam eden uygulamaların yeniden şekillenmesine yol açabilir. Özellikle büyük şehirlerde sıkça yaşanan boya ve tadilat tartışmalarının, yargı kararları doğrultusunda daha net kurallara bağlanması bekleniyor.
Kiracılar açısından bakıldığında ise bu durum, tahliye sürecinde karşılaşılan ek maliyetlerin azalabileceği bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor. Ev sahipleri için ise mülkün teslim şartlarına ilişkin beklentilerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Kaynak: IHA
Bursa Bölge, 2026.05.23 10:13