Gülistan Doku soruşturmasında hakkında kırmızı bülten çıkartılan firari şüpheli Umut Altaş, ABD güvenlik makamları tarafından gözaltına alındı.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolmuş, genç kadından bir daha haber alınamamıştı. O tarihten bu yana sürdürülen soruşturmada çok sayıda iddia gündeme gelirken, dosya kamuoyunun yakından takip ettiği olaylardan biri haline gelmişti.
Gülistan Doku Dosyasında Yeni Dönem BaşladıSoruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanmış, 3 kişi hakkında ise adli kontrol uygulanmıştı. Uzun süredir yurt dışında olduğu belirtilen Umut Altaş hakkında da uluslararası seviyede arama kararı çıkarılmıştı.
ABD'de teslim olan Altaş'ın, soruşturma açısından kritik bilgiler verebileceği değerlendiriliyor. Özellikle son dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle dosyada yeniden hareketlilik yaşanırken, kamuoyunda olayın çözülmesine yönelik beklenti daha da arttı.
Yetkililerin, Altaş'ın teslim olmasının ardından Türkiye'ye iade süreci ve olası ifadeleri konusunda hukuki adımları değerlendirdiği belirtiliyor. Gülistan Doku dosyasında yıllardır netlik kazanmayan birçok detayın, bu gelişmeyle birlikte yeniden incelenebileceği ifade ediliyor.
Firari şüpheli Umut Altaş, teslim olmadan önce yaptığı açıklamalarla da gündeme gelmişti. Bir basın kuruluşuna konuşan Altaş, olayın artık aydınlatılması gerektiğini belirterek dikkat çeken ifadeler kullanmıştı.
Altaş, açıklamasında Türkay Sonel'in kendisine cinayeti itiraf ettiğini öne sürerken, olayla ilgili çeşitli detaylar anlattı. İddialarına göre söz konusu konuşma valilik konutunda gerçekleşti. Altaş, o dönemde yaşananları tam anlamıyla kavrayamadığını ifade ederek, kendisine bazı notlar bırakıldığını da ileri sürdü.
Açıklamalarında olay sırasında kullanılan silaha dokunduğunu da söyleyen Altaş, yaşananların yıllardır vicdanında büyük bir yük oluşturduğunu dile getirdi. Dosyanın çözüme kavuşmasını istediğini belirten şüphelinin ifadeleri sosyal medyada ve kamuoyunda geniş yankı buldu.
Altaş'ın açıklamalarında en çok konuşulan bölümlerden biri ise cesedin taşındığına ilişkin öne sürdüğü iddialar oldu. Şüpheli, Gülistan Doku'nun viyadük civarında öldürüldüğünü düşündüğünü ifade ederek, ardından bir korumanın devreye girdiğini ileri sürdü.
İddiasına göre olay sonrası "Santa Fe" marka bir araç kullanıldı ve ceset başka bir bölgeye götürüldü. Altaş'ın açıklamalarında geçen isimler ve detaylar, soruşturmanın yeniden derinleştirilmesi çağrılarını da artırdı.
Öte yandan Altaş, cesedin tam olarak nerede olduğunu bilmediğini belirtirken, bazı bölgelerin yeniden araştırılması gerektiğini savundu. Özellikle üniversite çevresi, Aktuluk Mahallesi, Bayraktepe mevkiindeki su arıtma tesisi yakınları ve çöplük alanların incelenmesi gerektiğini dile getirdi.
Kaynak: DHA
Güncel, 2026.05.22 22:02