Kırmızı bültenle aranan Umut Altaş, New York'ta sokakta yaşadığı dönemde Gülistan Doku dosyasına ilişkin çarpıcı iddialar ortaya attı. Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in cinayeti kendisine itiraf ettiğini öne sürerken, olay sonrası "Şükrü o işi halletti" dediğini ve cesedin bulunduğu yere dair iki farklı ihtimal paylaştığını iddia etti.
Kamuoyunda uzun süredir tartışılan Gülistan Doku dosyası, yaklaşık 6 yıl sonra yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Soruşturmanın kilit isimlerinden biri olarak değerlendirilen ve kırmızı bültenle aranan Umut Altaş'ın, ABD'nin New York kentinde sokakta yaşadığı dönemde bulunduğu ve burada dosyaya ilişkin önemli iddialar dile getirdiği öne sürüldü.
Altaş'ın açıklamaları, hem soruşturmanın geçmişine hem de dosyada adı geçen isimlere yönelik yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
24 TV ve Akşam Gazetesi'ne konuştuğu belirtilen Umut Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'nun ölümüyle ilgili kendisine doğrudan bir itirafta bulunduğunu ileri sürdü.
Altaş, Sonel'in valilik konutunda gerçekleştiğini iddia ettiği bir görüşmede, "Çok bağırıyordu, ben de sıktım" şeklinde ifade kullandığını öne sürdü. Bu sözlerin olayın merkezinde yer alan en kritik iddialardan biri olduğu değerlendirilirken, açıklamalar kamuoyunda geniş yankı buldu.
"Not Bıraktı, Silaha Dokundum" İddialarıOlayların yaşandığı dönemi tam olarak idrak edemediğini savunan Altaş, Türkay Sonel'in kendisine cinayete ilişkin bir not bıraktığını da iddia etti. Ayrıca araç içinde bulunduğu bir sırada cinayet silahını gördüğünü ve kısa süreliğine dokunduğunu öne sürdü.
Altaş, tüm bu yaşananların ardından olayın aydınlatılmasını istediğini belirterek, "Artık bu sürecin ortaya çıkarılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
Umut Altaş, açıklamalarının devamında Gülistan Doku'nun cesedinin nerede olabileceğine ilişkin doğrudan bir bilgiye sahip olmadığını ancak iki farklı bölge üzerinde durduğunu dile getirdi.
Bayraktepe çevresi ile Aktuluk Mahallesi civarını işaret eden Altaş, cesedin olay yerine yakın ve araçla ulaşılabilir bir noktaya gömülmüş olabileceğini düşündüğünü ifade etti. Bu değerlendirmelerin tamamı kendi gözlem ve çıkarımlarına dayandığını belirtti.
Viyadük Bölgesi ve Araç Takibi İddiasıDosyada yer alan PTS kayıtlarına da değinen Altaş, olay günü Türkay Sonel ile aynı araçta bulunduğunu doğruladığını ancak cinayetten o aşamada haberdar olmadığını savundu.
Sonrasında araçla Tunceli Üniversitesi çevresi, dere yatağı ve köprü bölgelerinde dolaşıldığını anlatan Altaş, özellikle viyadük çevresinde sürekli tur atıldığını gördüğünü söyledi. Bu hareketliliğin, olası bir kontrol amacı taşıdığı yönünde yorumlar yaptı.
Altaş'ın en dikkat çeken iddialarından biri de cinayet sonrası süreçle ilgili oldu. Türkay Sonel'in kendisine "Şükrü o işi halletti" dediğini ileri süren Altaş, burada bahsedilen kişinin dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruması olduğunu iddia etti.
Bu açıklama, dosyada daha önce yer almayan yeni bir isim tartışmasını da beraberinde getirdi.
Eski Vali ve Polislerle İlgili İddialarUmut Altaş, geçmişte yaşandığını öne sürdüğü bazı olaylara da değinerek Türkay Sonel'in çevresindeki insanlara karşı sert ve kontrolsüz davranışlar sergilediğini iddia etti.
Altaş, polislerle yaşanan bir tartışma sırasında silah gösterildiğini, ardından kimlik veya nüfuz kullanılarak olayın kapatıldığını öne sürdü. Ayrıca Sonel'in kişisel ilişkileri ve çevresiyle ilgili de çeşitli iddialarda bulundu.
Türkiye'ye Dönme ve Teslim Olma AçıklamasıAçıklamalarının sonunda Umut Altaş, Türkiye'ye dönerek yetkililere teslim olmayı planladığını da ifade etti. Bu açıklama, dosyada yeni bir gelişme ihtimali olarak değerlendirilirken, soruşturmanın nasıl ilerleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2026.05.22 11:06