Bursa'ya gelen Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, "İnşallah önümüzdeki 4 yıl içinde yerli otomobil konusunda sözünü söyleyecek, kamuoyunun önüne bir marka ve model ortaya koymuş olacağız" dedi.
Mesut DEMİR/BURSADABUGUN.COM
Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Bilim Merkezi projesi ile ilgili son durumu değerlendirmek için Bursa'ya gelen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Vakanı Nihat Ergün, Merinos'taki Gönül Sofrası'nda Vali Şahabettin Harput ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile birlikte yemek yedi. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Ergün, Bursa'daki araştırma geliştirme merkezindeki çalışmaları görmek istediklerini ifade ederek, "Bilim merkezleri aslında 50-60 yıl önce gelişmiş ülkelerde bilime karşı genç kuşakların ilgisini artırmayı, araştırmacılığa merak uyandırmak ve gençlerin bilim teknoloji ile iç içe olmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur. Bu konularda Türkiye olarak geç kaldığımızı biliyoruz. Ama son yıllarda büyük bir atılım içinde olduğumuzu da memnuniyetle ifade edebiliriz. Bugün hem kamu otoritesi bu konuda çalışmalarımız var. Aynı zamanda TÜBİTAK'ın bilimler akademisinin bakanlığımızla bağlı ve ilgili kurum haline gelmesi, Türkiye'de bilim merkezi olmayan hiçbir ilimiz kalmayacak Bütün illerde bilim merkezleri olacak. Öğrenciler lise, üniversite ve araştırmacılar meraklı olan bütün insanlar bu merkezlerin için çok aktif olacaklar" dedi.
Bakan Ergün, bilim merkezleri projeleri özel olarak destekleyecek çalışma yapacaklarını ifade etti. Ergün, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin projelerini tamamladığını ve kısa sürede Bursa'da kurulacağını dile getirdi.
Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü; "Bunun yanında inovasyon merkezleri, AR-Ge merkezleri yönelik çalışmalarımız sürüyor. Biz 50'den fazla araştırma elemanı çalıştıran arge merkezi kurma izni veriyoruz. Bu firmalarımızın orada yaptığı harcamaların gelir ve kurumlar vergisinden düşülebiliyor. Orada yaptıkları çalışmalar sırasında istihdam ettikleri doktora olan ve olmayanlara yönelik teşvikler var. Damga vergisi teşvikleri var. Bütün burada arge merkezlerinde uygulanıyor. 110'a şyakın firma arge merkezleri kurdu. 15 bin kişi burada çalışıyor. Şimdi biz Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda rekabet gücünü buralarda görüyoruz. Ucuz iş gücü enerji ham maddeli el dünya ile rekabet edemeyiz. Bunları bize ucuza sağlayacak ülkeler var. Çin, Hindistan ile Endonezya ile bizim yarışma imkanımız yok"
Bizim en büyük hazinemiz gençlerimiz. Kendi toplumumuz onun içinde. Onun içindeki zenginlikler bizi aydınlatacak. Bu araştırma merkezleri bu konu önemli. Bazı konular bize çok şeyler söylerler. Onu anlamak da gecikiriz. Toplumumuz bize çok şey söylüyor. 'ben genç ve dinamik toplumum' diyor. Araştırma merkezlerinde bu cevherler çıkacak ve parlayacak. Bazı madenler vardır. Diğerlerinden o kadarki farklıdır ki biz onun dilinden anlamadığımız için o içindeki zenginliği göremeyiz. Bor madenini gördüğünüzde parlak bir maden. Doğal. O diyor ki aslında ben alelade bir maden değilim. Benim içimde cevherler var diyor. Lütfen araştırın ve bulun diyor. Biz onu araştırmakta geç kaldık. Bor enstitüsü kurduk. Şimdi boru türlerinde neler üreteceğimizi, hangi teknolojilerimizde bunu kullanabileceğimizi yeni yeni keşfetmeye başladık, Yeterki bilim araştırmaya önem verelim. Bunlara önem verenlerin yanında olduklarını göstermek için Bursa'ya geldik" diye konuştu.
"Bursa merkez bu konuda. Türkiye'nin otomotiv merkezi Bursa. Hem an hem yan sanayi açısından Bursa bizim için önemli. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte yerli otomobilin üretimi ile ilgili Bursa her zaman baş rolü oynayacak illerden bir tanesidir. Şimdi kamuoyunda büyük bir bilinç oluştu. Garkındalık ve istek oldu. Bir an evvel olsun diyorlar. Türk otomotiv sektörünü içerisinde bir yerli marka ve model sadece milli hisler, milliyetçi duygularla olması gereken şey değil. Sanayinin sanayileşmenin olması gereken bir şey. Türkiye'de yerli bir marka tasarım ve model olursa otomotiv sanayinin göbeğinde yerli marka olacaksa, etrafında büyük gelişmeler olacaktır. Kendilerini geliştirmek için bunu motive eden güç olarak göreceklerdir. Onun ile birlikte yeni marka ve model yatırımları da Türkiye'ye gelecek. Türkiye otomotiv sektöründe önümüzdeki yıllarda hem ana hem yan sanayide çok daha büyük bir merkez olacak. Biz her zaman şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bursa başta olmak üzere bu bir havza meselesidir. Birbirini destekleyen bir eko sistem oluşmuş. Nerede oluşmuş? Bursa, Yalova, Kocaeli ve Sakarya. Bu havzaya bakarsak, otomotiv sektörünün bütün ana damarları nın buralarda attığını görüyoruz. Tabiki Bursa bu konuda büyük bir merkez. Bu havza, niye ABD'deki gibi vaktiyle Detroit gibi bir üretim merkezi gelmesin. Ve geliyor da. Gün geçtikçe daha iyi bir noktada olacak. Şimdi firmalar da yüz yüze görüşme sürecini başlatacağız. Türkiye'de otomotiv sektöründe ileri gelen firmalar ile ana ve yan sanayi firma yetkilileri ile görüşmeler yaparak, hepsinin kendine göre bir hazırlığı var. Bunları biliyoruz. Topluca Otomotiv Sanayicileri Derneği olarak bir çalışma yaptılar ama. O tabi, rakiplerin yaptığı çalışmaydı. Onlar ayrıca kendileri ile de tek tek görüşülmesi gerektiğini ifade ettiler. Çünkü her birinin birbirinden habersiz çalışmaları da var. O çalışmaları da kendileriyle görüşeceğiz. Değerlendireceğiz. İnşallah önümüzdeki 4 yıl içinde yerli otomobil konusunda sözünü söyleyecek, kamuoyunun önüne bir marka ve model ortaya koymuş olacağız" ifadelerini kullandı.
Avrupa'daki krizi değerlendiren Ergün, şunları kaydetti:
"Avrupa'daki gelişmeler, Türkiye otomotiv sektöründe bazı sektörleri de etkileyebilir. Ama Türkiye'nin çok dinamik bir ülke olduğunu, farklı pazarlara her ürün açısından ihraç edebildiğini herkes biliyor. Otomotiv sektörü de birçok pazara hitap etme kabiliyetine sahip. Türkiye'nin iç pazarındaki büyümenin nasıl bir büyüme olduğunu, dinamik bir büyüme olduğunu herkes biliyor. Bugün itibariyle Sadece otomotiv sektörü için söylüyorum. İç pazarda geçen yıl 510 bin otomobil satıldı. Bu yıl 600 binden fazla otomobil satılacak. Şimdiden bu rakamların yakalanabildiğini görüyoruz. Birkaç yıl içinde Türkiye'de iç pazarda sadece otomobil, bir milyon rakamını geçecektir. Şu anda iç pazarda satılan otomobilin sadece yüzde 30'u Türkiye'de üretilen otomobillerden oluşuyor. Yüzde 70'i ithal otomobillerden oluşuyor. Demekki Türkiye'de üretilen otomobillerin marka ve modelleri bizim tüketimimizi tatmin etmiyor. Tüketicimiz yurt dışındaki marka ve modellere yöneldiğine göre yüzde 70 oranında yeni ve markalı modellerin üretimine ve tasarımına ne kadar ihtiyaç olduğunu somut verilerle görüyoruz. İç Pazar gelişirken, hem mevcut firmalar iç pazarda daha çok pay almak için çalışmalılar. Bazı sıkıntıları aşarken, iç pazarlar çok büyük destek verir firmalara. 2009 yılında iç pazarımız ekonomik krizin aşılmasında destek sağladı. Mobilyada, otomotivde vergi indirimleri yaptık. Kısa çalışma ödeneği gibi uygulamaları devreye soktuk."
Bakan Ergün, Vali Harput ve Büyükşehir Belediye Başkanı Altepe ile birlikte Merinos'taki Bilim Merkezi'nde incelemelerde bulundu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Ekonomi, 2011.11.17 15:21