Sabah erken saatte başlayıp gün içerisinde şiddeti değişen ya da tamamen geçen baş ağrıları beyin tümörlerinin habercisi olabiliyor. "Bu duruma uyku düzeninde bozulma da eşlik ediyorsa mutlaka bir uzmana görünmek gerekir" diyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op.Dr. Salih Aydın, beyin tümörlerinin nedenleri ve belirtileri hakkında bilgi verdi
Stres, yorgunluk, aşırı gürültü ya da sinirsel birçok olay sonrası başlayan baş ağrısı çoğu zaman ağrı kesiciler ile iyileştirilmeye çalışılsa da dayanılmaz ağrı nedeniyle acil servislere yapılan başvurular ciddi oranda yüksek. Bu baş ağrılarının yaklaşık yüzde 7'sinin nörolojik bir sorundan kaynaklandığını belirten Op.Dr. Salih Aydın, "Baş ağrısının migren ya da basit bir psikojenik ağrı diye geçiştirilmesi altta yatan ve beyin cerrahisi açısından acilen müdahale edilmesi gereken ciddi bir hastalığın ya da bir tümörün atlanmasına neden olabilir" açıklamasında bulundu.
ÇOCUKLARDA EŞLİK EDEN KUSMALARA DİKKAT!
Beyin tümörü olan hastaların yaklaşık yüzde 40'ında hastalığın kendisini gösterdiği ilk belirtinin baş ağrısı olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Aydın "Tümör kaynaklı baş ağrıları genellikle spesifik ve bölgesel bir nitelik taşımaz. Bu tür ağrılar sabahları daha kötü olup gün içerisinde hafifler. İlerleyen durumlarda baş ağrısına bulantı ve kusma eşlik eder. Bu durum çocuklarda erişkinlere göre daha sık görülür. Özellikle çocuklarda baş ağrısı görülmesi durumunda ebeveynlerin tüm bu durumları yakından gözlemesi gerekir. Ayrıca görme, işitme gibi fonksiyonel bozukluklar da bu belirtilere eşlik edebilir" diyerek anne-babaları uyardı.
15 YAŞINDAN SONRA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR
Beyin tümörlerine 15 yaşından sonra daha sık rastlandığını, 70-80 yaş arasında en yüksek görülme oranına ulaştığını kaydeden Op.Dr. Salih Aydın, cinsiyet farkı olmamakla birlikte bazı tümörlerin erkeklerde bazı tümörlerin de kadınlarda daha sık görüldüğünü de söyledi.
NEDENİ GENETİK OLABİLİR
Beyin tümörlerin iyi ve kötü huylu olmak üzere iki kategoriye ayrılıyor. Ancak iyi huylu olup beyinde riskli bölgelere yerleşmiş tümörler de "tehlikeli tümör" grubunda yer alıyor.
Yüksek dozda radyasyon alımı, HIV enfeksiyonu, kemoterapi tedavisi görülmesi, kafa travması geçirilmesi ve bazı genetik sendromların beyin tümörü oluşmasında etkili olabileceğini vurgulayan Aydın, "Elbette ki beyin tümörleri nedenleri arasında genetik olanlar da var. Bazı genetik sendromlar beyin tümörü riskini güçlü bir şekilde artırıyor. Yıllarca hiçbir şikayeti olmadan yaşayan ve insidental dediğimiz tesadüfi tetkikler sonrası ortaya çıkan tümör vakaları da mevcut" dedi.
TAM ENDOSKOPİK CERRAHİ DAHA KONFORLU
Beyin tümörlerinin hepsine ameliyat uygulanamayacağının altını çizen Op.Dr. Salih Aydın, "Tümörün beyindeki yerleşim yeri, iyi huylu ya da kötü huylu olması, hastanın yaşı, klinik durumu ya da diğer sistemik hastalıkları gibi durumlar göz önüne alınarak ameliyat kararı alınır. Bazen sadece takip gerekebilir" diye konuştu.
Gelişen teknolojinin sağlık konusunda da kendisini göstermesi ile hipofiz tümörleri ve kafa tabanı tümörlerinin "Tam Endoskopik Cerrahi" yöntemi sayesinde açık ameliyatlardan daha konforlu bir şekilde çıkarılabildiğini kaydeden Aydın "Bazı iyi huylu tümörler tam olarak çıkartılırsa ameliyat sonrası herhangi bir tedaviye gerek kalmıyor. Bazense ameliyat sonrası tümörün patalojisine göre radyoterapi, kemoterapi veya takip gerekebiliyor" şeklinde konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Sağlık, 2019.04.01 01:36