Kamuran Vatansever

Kamuran Vatansever

"Zeki Müren: Elbet bir gün buluşacağız" sergisi

2024.03.25 10:00 - Son Güncellenme: 2024.03.25 10:04
A

Türkiye'nin ilk kent müzesi olan Bursa Kent Müzesi'nin kuruluşunun 20. yılına özel hazırlanan ''Zeki Müren: Elbet Bir Gün Buluşacağız'' sergisi 7 Mart'ta ziyarete açıldı. Zeki Müren'in Mehmetçik Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı'na bağışladığı kişisel eşyalardan kurgulanan sergide sanatçının sahne kıyafetleri, ayakkabıları, gözlükleri, piyanosu, plakları, mektupları ve fotoğrafları sergileniyor.

Sergide Bursa ile bağı vurgulanan Zeki Müren, 6 Aralık 1931 tarihinde Bursa'nın Tophane Mahallesi'nde Mora göçmeni, kereste tüccarı Kaya Bey ile Bulgaristan göçmeni Hayriye Hanım'ın tek çocuğu olarak dünyaya geliyor. İlk ve ortaokul eğitimini Bursa'da tamamlayan Zeki Müren, lise eğitimi için İstanbul'a gider ve Boğaziçi Lisesi'ne kayıt olur. Lise öğrencisi olduğu yıllarda hayranı olduğu Müzeyyen Senar'ın plaklarını alarak şarkılarını ezberliyordu. İlk müzik derslerini Bursa'nın ünlü hafızlarından İzzet Gerçeker'den alan sanatçının 1949 yılında yaptığı ilk beste ''Zehretme Bana Hayatı Cananım''dır. Besteyi notaya döken İzzet Gerçeker aynı yıl besteyi İstanbul Radyosu'na gönderir ve beste Suzan Güven tarafından seslendirilir.

Zeki Müren sadece bestelerinin değil, kendi sesinin de radyolarda duyulmasını istediğinden, 1950 yılında İstanbul Radyosu'nun açtığı sınava girerek 186 aday arasından sınavı kazanan tek kişi olur. Sanatçının hayatını değiştiren fırsat, 1 Ocak 1951'de radyoda verilecek olan canlı konserin solisti Perihan Sözeri'nin rahatsızlığı sebebiyle iptal edilmesi ve yerine Zeki Müren'in davet edilmesidir.

Zeki Müren, 1950 yılında başladığı İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ninden 1954 yılında mezun oldu. Üniversite eğitimini tamamlamadan gazinolarda sahneye çıkmama kararı alan sanatçı, mezuniyetinin ardından ilk sahne deneyimini 1954 yılında İzmir Fuarı'nda yaşadı.

Zeki Müren, seyircinin ilgisini devamlı kılabilmek için sahneye birçok yenilik getirdi. Seyirci ile arasındaki mesafeyi azaltıp, onlara yakın olabilmek için sahneyi ''T'' şeklinde dizayn ettirerek sahne aldığı gazinolarda kullanmaya başladı. Bu sahnede daha rahat hareket edebilmek için ilk kez sabit mikrofon yerine uzun kablolu mikrofon kullanmaya başladı. Sahnede ilk defa renkli ışıklar kullandı ve sahneye dekor kurdurdu. Seyircinin görmek istediği ışıltının farkında olan sanatçı, kıyafetlerinde de değişikliğe gitti. Kıyafetlerine taşlar ve pırıltılar ekleyerek kıyafetlerini renklendirdi.

Sanatçıyı geniş bir hayran kitlesine ulaştıran radyodan sonraki bir diğer araç ise sinemadır. Oynadığı ilk film 1954 yapımı olan ve adını Zeki Müren'in şarkısından alan ''Beklenen Şarkı''dır. Film, Zeki Müren'in popülaritesi sayesinde gişe rekorları kırdı. Türkçeyi en iyi konuşan sanatçılardan biri olan sanatçı, Yeşilçam filmlerinde ses dublajı kullanmayan, ses kayıtlarını kendi yapan tek sanatçıydı. Toplam 19 filmde oynadı ve film müziklerini seslendirdi.

İki yüze yakın bestesi olan ve altı yüzü aşkın plak dolduran Zeki Müren, 1955'te ''Manolyam'' adlı şarkısıyla Türkiye'de ilk kez verilen Altın Plak ödülünü aldı.

Sanatçı, kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı sebebiyle yaşamının son yıllarında Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi. Son konserini 8 Eylül 1984 tarihinde Bodrum Kalesi'nde verdi. Konser geliri Bodrum Antik Tiyatrosu'nun onarımı için bağışlandı.

24 Eylül 1996 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu 64 yaşında yaşamını yitiren sanatçı, vasiyeti üzerine Emir Sultan Kabristanı'na  babasının yanına defnedildi.

''Zeki Müren: Elbet Bir Gün Buluşacağız'' sergisi yıl boyunca Bursa Kent Müzesi'nde ziyaret edilebilir.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları