Doç. Dr. Coşkun Erüz, Karadeniz'in de iklimi de değiştiğini ifade ederek, "Karadeniz'in özellikle güney ve doğu kıyılarında sık sık yaşadığımız ani ve şiddetli yağış ve buna bağlı sel ve heyelan gibi olaylara neden olacak meteorolojik olayların şiddeti ve sıklığının artması öngörülmektedir" dedi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Coşkun Erüz, dünyadaki küresel ısınmaya bağlı iklim değişimine paralel olarak Karadeniz'in ikliminin de doğal olarak değiştiğini belirterek bu iklim değişimlerinin doğal ekosistemler ve insan yaşamını olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Erüz, sel ve heyelan gibi olaylara neden olacak meteorolojik olayların şiddeti ve sıklığının artmasının öngörüldüğüne dikkat çekerek, "İklim değişim analizlerinde, yüksek dağ silsileleri ile çevrili Karadeniz'in özellikle güney ve doğu kıyılarında sık sık yaşadığımız ani ve şiddetli yağış ve buna bağlı sel ve heyelan gibi olaylara neden olacak meteorolojik olayların şiddeti ve sıklığının artması öngörülmektedir" dedi.
'Önlem alınması gereki̇yor'
Karadeniz'de sık sık yaşanan sel ve heyelan gibi olaylara neden olacak yağışların şiddeti ve sıklığı, yapılan pek çok model analizinde artış yönünde sonuçlar verdiğini ve bunun önlem alınması gereken bir durum olduğunu kaydeden Erüz, "Son 50 yılda küresel ısınmaya bağlı olarak deniz su sıcaklığının 0.5-1C° nin üzerinde artış göstermesi, kirlilik yükünün artması ile birlikte Karadeniz'in ekolojik yapısında da değişime neden olmaktadır" diye konuştu.
Karadeniz'in binde 18-22 oranında düşük tuzluluğa sahip, acı su karakterli, kendine has karakteristik özelliklere sahip bir iç deniz olduğunu belirten Erüz, Karadeniz'in kendisini çevreleyen karasal, subtropikal-subpolar iklim kuşağı etkisi altında olan bir deniz olduğunu belirterek Karadeniz'i çevre ülkelerde yaklaşık 170 milyon insanın kirletici yükü ile direkt veya dolaylı olarak etkilediği ifade etti.
Dünyadaki denizlerin bir çoğunda düşük yağış ve tatlısu girişi, yüksek buharlaşma sonucu tuzluluk artışı etkisi görülürken, Karadeniz'in tam tersine İstanbul Boğazından alt akıntı olarak taşınan Akdeniz kökenli tuzlu su ve buharlaşmadan yağışa bağlı, daha fazla miktarda tatlı su almasından dolayı yüzeyde yüzde 10-18, dipte yüzde 22 tuzluluğa sahip, acı ve tatlı su eğilimli bir yapı gösterdiğini belirten Erüz, Karadeniz'in kendine has bir iklim ve fiziksel yapı ve buna bağlı ekolojik yapıya sahip olduğunu söyledi.
Son dönemde etkisini gösteren hızlı soğuma ve yoğun kar yağışlı hava durumu, Karadeniz'i ve ülkemizi etkileyen hava kütlelerinden kaynaklandığını kaydeden Erüz,"İklimsel parametrelere bakıldığında, ağırlıklı olarak Atlantik'in orta ve kuzeyinden kaynaklı hava kütlelerinin ve son dönemde ve gelecek birkaç hafta içinde görüleceği gibi Sibirya üzerinden gelen hava kütlelerinin Karadeniz'i etkiliyor. Karadeniz, kıtalar arasında bulunan yarı kapalı bir iç deniz.Dolayısıyla bulunduğumuz coğrafya iklimsel olarak Atlantik ve Sibirya hava kütleleri, kirlilik açısından ise çevresinde karasal bölgelerin etkisi altında olan bir deniz. Çevresinde bulunan ülkelerde yaklaşık 160-170 milyon insanın direkt veya dolaylı olarak kirletici baskısı altında olan, çok kırılgan bir ekosistem.Karadeniz'in kendine has bir iklim karakterine sahip etkileyen iklimsel parametrelere baktığımız zaman da; Atlantik'ten gelen hava kütleleri, kış aylarında kuzeyden gelen hava kütleleri ya da güneyimizdeki çöl dediğimiz sahra ve çevresi bölgelerden gelen hava kütleleri bizi etkiliyor.Ona bağlı olarak yazın ani kuraklıklar veyahut yıl boyu süren genel yağışlar, kış aylarında, son dönemde de etkisini gösteren hızlı soğuma ve yoğun kar yağışlı hava durumu Karadeniz ve ülkemizi etkileyen hava kütlelerinden kaynaklanıyor" açıklamasında bulundu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2022.01.27 12:36