Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

Sandığa 'ne kadar' yansır?

2024.03.27 18:28 - Son Güncellenme: 2024.03.27 18:28
A

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliği ile her ay gerçekleşen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksi'ne göz atalım istiyorum.

Tüketicilerin genel güven düzeyini yansıtan endeks, mart ayında yerinde saydı diyebiliriz.

Ocak ayında 80,4 iken, Şubat ayında 79,3 ve Mart ayında da 79,4 oldu.

Geçen 12 aya kıyasla hanenin mevcut maddi durumuna ilişkin değerlendirme ile gelecek 12 ayda olası maddi durum ve genel ekonomik durum beklentileri önceki aya göre kötüleşmiyor fakat çokta iyimser değil. 

Örneğin, hanenin maddi durumunda iyileşme beklenmiyor.

Geçen 12 aylık döneme göre mevcut dönemde hanenin maddi durumu, ocak ayında 67,2 olan endeks şubatta 67,1'e inmişti. Martta da 66,6'ya kadar geriledi.

Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisine ilişkin endeks ise,ocakta 79,5 iken şubatta 78,2'ye indi ve martta da küçük bir artışla 78,9'a yükseldi fakat yine de kötümser alanda kalmaya devam etti.

Velhasıl maddi durumu kötüleşen tüketici, gelecek 12 ayda büyük bir iyileşme beklemiyor.

Örneğin, genel ekonomik durumu inceleyelim.

Geçen 12 aylık döneme göre mevcut dönemde genel ekonomik durum hakkındaki görüşü yansıtan endeks, Martta 49,9'a kadar indi.

Bu değer ocakta 51,8 iken şubat ayında 52,2'ye yükselmişti.

Gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi mart ayında 74,9'la yerinde saydı.

Çünkü bu değer şubatta 74,6 ve ocakta 77,2 olmuştu.

Yerel seçim sandığına gitmeye birkaç gün kala, tüketicilerin hem maddi durumları hem de genel ekonomiye ilişkin beklentilerinde umutsuzluk sürüyor.

Yüksek enflasyonla düşen alım gücü, ekonomideki yavaşlama ve sıkı finansal koşullar...

Hatta yazımı yazarken aklıma Ipsos Türkiye'nin yaptığı araştırma sonuçları geldi.

Bakın sonuçlar ne söylüyor.

'Türkiye'nin en önemli sorunu nedir?' sorusuna katılımcıların yüzde 85'i ekonomi yanıtını vermiş.

Halkın yüzde 65'i enflasyonu, açıklanan resmi enflasyondan daha yüksek hissediyormuş.

Halkın yarısının en büyük endişesi enflasyon!

Ankete katılan 4 kişiden 3'ü (yüzde 75) Türkiye'nin genel durumundan memnun olmadığını söylemiş.

Yüzde 72'si son bir ayda alım gücünün azaldığını hissettiğini bildirmiş.

Öte taraftan emekliler maaşlarına zam beklerken, promosyon müjdesi geliyor.

Aylık düzenli gelire katkı sağlamayacak, birikmiş borçların bir bölümünün ödenmesi ya da ertelenen ihtiyaçların alınmasında kısa sürelik rol oynayacak.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nun araştırma sonuçları diyor ki, Mart ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 20 bin 98 liraya, yoksulluk sınırı ise 57 bin 280 liraya yükseldi.

Emeklilerin yaşam kalitesini artıracak iyileşmeler tam anlamıyla karşılık bulmazken, öte taraftan asgari ücretliye seçim ayarı şeklinde haberler dolaşıyor.

Ekonomik krizler ve seçimler arasındaki ilişki derken;

Ekonomi sorunu genel seçim ile yerel seçim karıştırılır oldu.

Birçok seçime baktığımızda, seçim öncesinde ekonomi politikalarında değişikliklerin yaşandığını görüyoruz.

Özellikle devletin ekonomik göstergelerin kötüye gittiği durumlarda, seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte siyasetçiler tarafından ekonomik rahatlama vaatleri yapılır ya...

Gelinen nokta...

Tüketici güveninde iyimser olmayan tablonun varlığını sürdürmesi, enflasyonda devam eden yükseliş ivmesi ve artan pahalılık haneler üzerinde olumsuz etkiyi artıyor.

Oluşan beklentilerin yeterince karşılık bulmaması, emeklilerin taleplerinde iyileşmenin beklenen boyutta yanıt bulmaması da etkili olabilecek gibi duruyor.

Çünkü dert geçim sıkıntısı...

Ve seçmenlerin hepsi bir tüketici...

Ama morali bozuk birer tüketici!


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları