Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

Patlayan ihracat değil enflasyon!

2024.01.20 21:20 - Son Güncellenme: 2024.01.20 21:20
A

TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Özatay'dan  "2024 yılında dünya ve Türkiye ekonomisini neler bekliyor?" sorusu ile ilgili değerlendirmelerini dinledim.

Prof. Dr. Fatih Özatay, ekrana önce "Cari açık dengesizliği hep bizimle mi olacak?" paylaşımlarını yansıttı:

"Cari açığı (finansman ihtiyacını) düşürmek gerekiyor."

Nasıl?

"Kısa dönemde bunun yolu ithalatı azaltmaktan geçiyor."

Yani...

"Kredi artışının dizginlenmesi ve daha düşük büyüme. Kamu bütçe açığının azaltılması..."

Ekliyor:

"İhracatı kısa dönemde sıçratmak mümkün değil. Mal sattığımız pazarlardaki GSYH artışı ana belirleyicilerden biri. Döviz kurunu sıçratıp ihracatı artıramayacağımızı Eylül 2021'den sonra yaşadıklarımızdan anlamamız gerekiyor. Sonuçta patlayan ihracat değil, enflasyon. Kurla gelen rekabet gücü, maliyet artışıyla (enflasyonla) yok oluyor."

Ardından orta - uzun dönemli bakış açısı üzerinde durdu:

"Türkiye'nin en can alıcı ekonomi sorunu, dış borca bağımlı bir ekonomi yapısına sahip olması... Ama dış borç bulmakta çeşitli nedenlerle zorlanabiliriz. Şöyle ki; dış politika (Trump'un tweetleri mesela), yurtdışı finans piyasalarında büyük sorunlar ve ekonomimizin bozuk olması. Bu nedenle riski bir ülke olarak görülmemiz. (Yüksek CDS) Borçlanma ihtiyacını düşürmeden borçlanamamak demek, duvara toslamak demek. Ekonomide daralma, kur artışı ve faiz."

Mayıs 2023 seçimleri sonrası bütçe açığı için atılan adımları sıraladı:

"Seçimden kısa bir süre sonra bütçe açığını azaltabilmek için bazı kararlar alındı. Vergi oranları yükseltildi ve TL cinsinden Kur Korumalı Mevduatın yükü TCMB'ye aktarıldı. Hem bu kararların etkisiyle hem de yükselen enflasyonun vergi gelirlerini artırmasıyla bütçe açığı korkulan ölçüde yüksek olmadı. Ancak 2023 bütçe açığının GSYH'ye oranı korkulan kadar yüksek olmasa da hala yüksek (yüzde 5,5 civarında).Üstelik faiz dışı açık uzun yılların rekorunu kırdı."

Gelelim 2024'e...

2024 hedefleri tutar mı?

Ne yapmalı / ne yapmamalı?

"Uygulanmakta olan para politikasından geri dönüş olmamalı. Bütçe açığı kontrol altında tutulmalı. Unutmayalım, seçim öncesindeki yakıcı ilk sorun cari açığın finansmanıydı. İyileşme olmasına rağmen bu iyileşmenin süreceğinin garantisi yok. Finansörler o yüzden çekingen davranıyorlar. U dönüş olur mu diye sorguluyorlar."

Dış koşullar yardımcı mı?

"Fed ve ECB, yılın muhtemelen ikinci yarısında faiz düşürmeye başlayacaklar. Dış finansmanı daha az maliyetle ve daha bol bulabilmemiz açısından olumlu."

"Ham petrol fiyatlarının (Brent) 2023 ortalaması düzeyinde kalması bekleniyor. Cari açığımız açısından olumlu."

"Kızıldeniz'de gerginlik sürerse olumsuz..."

Son olarak...

"Az önce belirttiğim adımlar atılırsa ve altını çizdiğim dış koşullarda bir kötüleşme olmazsa enflasyon hedefinin (2024 sonu yüzde 36) tutmaması için bir neden kalmıyor."

"Büyüme için OVP'de yüzde 4 tahmini var. Hem bütçe açığını hem de cari açığı kontrol altında tutabilmek için bunun biraz daha düşük olması iyi olur. Mesela yüzde 3,5 civarı bir büyüme makul olur. Tutmaması için de bir neden yok."

"İstihdam oranı (yüzde 48'in biraz üzeri) ulaşılabilir görünüyor. 2023'ten farklı değil."

Özetle...

2024 Türkiye ekonomisi için kritik bir yıl olacak.

Parasal sıkılığın devam etmesinin öngörüldüğü 2024 yılında büyüme performansı ve enflasyonun seyri yakından izlenecek.

Türkiye'nin önemli ihracat pazarlarındaki ekonomik aktivite de önemli başlıklardan biri olacak.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları