Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

Bursa'da emekliler zamları halayla karşıladı!

2023.06.19 19:42 - Son Güncellenme: 2023.06.19 21:28
A

Henüz asgari ücrete ara zam, memur ve emekli maaşı zamları netleşmedi ancak beklentisi bile güncel zamları harekete geçirmeye yetiyor.

Maaşlarda artış beklentisi ile etiketler şimdiden değişöeye başladı.

Son dönemde zam gelmeyen ürün grubu neredeyse kalmayacak.

Çaya zam, benzin, motorin, LPG'ye zam, una zam, ekmeğe zam, tütün ürünlerine zam, gıdaya zam, içeceğe zam, taksi tarifelerine zam...

Bugün 2021 Tüm Emekliler Sendikası'nın basın açıklamasına katıldım.

2021 TÜM EMEKLİ-SEN üye ve dostları ile birlikte Fomara Meydanı'ndaydı.

''Emekliler açlık sınırının altında yaşamak istemiyor. Enflasyon oranında zam talebimizi haykırmak için buradayız" konulu açıklama gerçekleştirdiler.

Kimi slogan attırıyor, kimi güncel zamlara tepki olarak halay çekiyordu.

Temel talep ekonomik güvence, emeğin karşılığını almak ve daha iyi bir yaşamdı.

Emekliler mücadeleyle ilgili taleplerinin özellikle altını çiziyorlardı.

Kalabalık emekli grubuyla meydanda toplanan sendika üyelerine yönelik konuşmayı, 2021 Tüm Emekliler Sendikası Merkez Yürütme Kurulu adına 2021 Tüm Emekliler Sendikası Bursa Şube Başkanı Zeki Korhan'dan dinledik.

Emekliler üzerinde '2021 Tüm Emekliler Sendikası Bursa' yazılı gömlekler giyerek;

"Zamlar coştu, Emekliler şaştı!", "Sendika hakkımız engellenemez!", "İnsanca yaşam istiyoruz!", "Saraya değil, Emekliye bütçe!"şeklinde sloganlar attı.

Açıklama iktidara eleştiri ile başladı.

"Emeklilere TÜİK'in gerçek dışı uydurma rakamlarına göre sadaka zamlar veren bir iktidar görüyoruz. Emeklilere ve emekçilere kaşıkla verip kepçe ile alan bir iktidar görüyoruz. Enflasyon ve hayat pahalılığı altında emeklileri inim inim inleten bir iktidar görüyoruz. Açlık sınırı altında bir yaşama mahkûm edildikleri için mutfak ihtiyaçlarını bile alamaz duruma düşürülüp, ilerlemiş yaşlarında gururları kırılarak Pazar artıklarını toplamak zorunda bırakan bir iktidar görüyoruz."

Seçim sonrası tabloya değindiler.

 "Maalesef seçim sonrası her geçen gün tablonun daha da ağırlaşacağını biliyoruz çünkü Cumhuriyet tarihinde ilk kez merkez bankasının döviz rezervleri milyarlarca dolar ekside. Seçimleri kazanabilmek için halktan ekonomiyi batırdıklarını gizlemek için Rusya'ya olan 30 milyar dolarlık doğalgaz borcunun ödenmeyip ötelendiğini, yine Körfez ülkelerinin iktidarın ekonomiyi batırdığı anlaşılmasın diye 40 milyar dolar civarında tefeci faizi ile kısa vadeli kredi gönderdiği biliniyor. Büyük umutlarla Maliye bakanlığına getirdikleri Mehmet Şimşek, bakanlığı devralırken kendisine dört elle sarılmalarına sebep olan ekonomik krizin sebebinin 'Türkiye'nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır' diyerek tek adam rejiminin ekonomi politikaları olduğunu söyledi."

Bir eleştiri de Mehmet Şimşek'in geçmiş dönem ekonomi politikalarına geldi.

"Mehmet Şimşek'in rasyonel olmayan yani akıl dışı, gerçekçi olmayan politikalar sebebiyle oluştuğunu söylediği ekonomik krizin faturasını krizin sorumlusu olmayan başta emekliler olmak üzere halka keseceğini geçmiş pratiğinden biliyoruz. Neoliberal politikaların sıkı bir savunucusu olan Mehmet Şimşek; gün geldi 'asgari ücret artışı zulümdür' dedi, gün geldi işçi grevlerini yasaklamayı, ertelemeyi savundu. Mehmet Şimşek gün geldi işçilerin tek güvencesi kıdem tazminatının işsizlik sebebi olduğunu, işgücü piyasasının olabildiğine esnekleşmesini, yani işçilerin kölelik şartlarında çalıştırılmasını savundu. Bu neoliberal kafa yapısının biz emeklilere de sıcak bakmayıp, sebebi olmadığımız ekonomik krizin faturasını bize ödetmek isteyeceği daha ilk icraatında belli oldu."

TÜİK'e seslendiler.

"Bütçe açığı yılın ilk 4 ayında 382,5 milyar TL olarak öngörülenin çok üstünde gerçekleşti. Rasyonel olmayan ekonomi politikaları uyguladıkları kurtarıcı olarak getirdikleri kişi tarafından dahi söylenen tek adam iktidarının 2023 bütçesinin de rasyonel bir bütçe olmadığı 4 ayda ortaya çıktı. Bu tabloyu bilerek göreve başlayan Mehmet Şimşek, bütçe tasarrufuna Mayıs enflasyonunu yüzde 0.04 olarak açıklayarak, biz emeklilerin zammımızdan çalarak ekonomik krizin faturasını bizlere ödeteceğini göstermiş oldu. ENAG'a göre Mayıs ayı enflasyonu yüzde 5.68. Ama Mehmet Şimşek ile birlikte TÜİK aklımızla daha fazla dalga geçecek."

"Sebebi olmadığımız krizin faturasını ödemeyeceğiz!" diyerek altını çizdiler.

Ve güncellenen zamlar...

"Bütçe açığını kapatmak için iğneden, ipliğe her şeye zam yapacaklar. Bizleri daha da yoksullaştıracaklar. Ülkede bozulan gelir dağılımını düzeltmek bir tarafa itibardan tasarruf olmaz diyerek; şatafatlı yaşamlarından tasarruf yapmayarak, yüksek gelirlilerden vergi almayarak, bütçe açığını dolaylı vergilerle başta biz emekliler olmak üzere halkın sırtına yıkacaklar. Krizin faturasını ödemek yerine, insanca yaşamak istiyoruz. Yükselen fiyatlara yetişemiyor, faturalan ödeyemiyoruz. Çarşıda, pazarda yangın var. Şahsım tek adam iktidarının rasyonel olmayan ekonomi politikaları yüzünden Birleşmiş Milletler Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, dünyada gıda fiyatları son iki yılın en düşük seviyesine gerilemiş olmasına rağmen, Türkiye'de sürekli artıyor. Yıllarca çalıştık, vergi ve sigorta primlerimizi ödedik. Ömrümüzün geri kalan bölümünde insanca yaşamayı hak ettik."

Emeklilerin acil talepleri de vardı. Özellikle vurguladıkları...

"Tüm emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarına gerçek enflasyona göre derhal seyyanen ek zam yapılsın. En düşük emekli aylığı ve bayram ikramiyesi asgari ücretle eşitlensin. Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında yılda dört ikramiye verilsin. İntibak yasası derhal çıkarılsın. 2000 öncesi ve sonrası emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilsin. Aylık bağlama oranı (ABO) yeniden yüzde 70'e çıkarılsın."

Son olarak...

"Emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın!"

"Emekli aylıklarının TÜİK'in açıkladığı sahte enflasyon oranlarına göre hükümet tarafından tek yanlı olarak belirlenmesi uygulamasına derhal son verilmelidir. Tüm emeklilerle dul ve yetimlerine ödenen aylıkların toplu sözleşme yoluyla belirlenmesi için, anayasanın 'Sendika kurma hakkı' ve 'Toplu sözleşme hakkı' ile ilgili 51 ve 53. maddelerine 'Emekliler' ibaresi eklenerek, emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvence altına alınmalıdır. Artık yeter! Dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç patronu değil, milyonlarca yoksul emekliyi koruyun. Devlet bütçesi ve maliye hazinesi dolar milyarderi ve milyoneri patronlar ve müteahhitler için değil, milyonlarca yoksul emekli için harcansın."

Ardından Bursa'da emekliler sakin bir şekilde dağıldı.

Umarım beklentilerde aynı sakinlikte karşılanır ve talepler cevaplanır.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları