Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı'nın isim benzerliğinden dolayı yanlışlıkla gözaltına alındığı ihale yolsuzluğu soruşturması kapsamında haklarında 462 yıla kadar hapis talebiyle dava açılan ve aralarında eski milletvekili, kamu çalışanları ve müteahhitlerin de bulunduğu 16 kişinin yargılanmasına başlandı.
Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, "suç işlemek için örgüt kurmak, kurulan örgüte üye olmak ve ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından toplam 462 yıla kadar hapisleri istenen eski milletvekili M.G. (56), Sakarya Bayındırlık İskan Müdürü ve suç tarihinde Uludağ Üniversitesi Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı olan S.T. (57), Uludağ Üniversitesi Bütçe Daire Başkanı Z.Ö. (63), Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü müdür yardımcılarından M.A. (54), İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı A.Y. (55) ve müteahhitler C.Ö. (41), E.Ç. (47), M.T.Ö. (49), İ.G. (51), F.T. (56), B.K. (45), A.R.B. (50), Ş.Ç. (57) ile S.G. (62) ilk kez hakim karşısına çıktı. Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı'nın isim benzerliğinden dolayı yanlışlıkla gözaltına alınmasına yol açan gerçek şüpheli İ.Y. (47) ve M.E. (50) ise ilk duruşmaya katılmadı.
ÇETENİN LİDERİ OLDUĞU İDDİA EDİLEN ESKİ MİLLETVEKİLİ SUÇSUZ OLDUĞUNU SÖYLEDİ
Kurulan suç örgütünün lideri olduğu iddiasıyla 63 yıla kadar hapsi istenen eski milletvekili M.G., "Fesat karıştırıldığı iddia edilen ihalelerin hiç biriyle alakam yoktur. Çete üyesi olduğu öne sürülen diğer sanıklardan sadece ikisini tanırım. Ben siyasi hayatım boyunca bir çok otoyolun yapımına imza atmış birisiyim. Benim bu tür ihalelerle işim olmaz. Kendi şirketim adına da hiç bir ihale almış değilim. İddialar asılsızdır" dedi.
BAYINDIRLIK MÜDÜRÜ İFADE VERİRKEN GÖZLERİ DOLDU
Sakarya Bayındırlık İskan Müdürü S.T'nin, ifade verirken gözlerinin dolması dikkatlerden kaçmadı. Bunları hak etmediğini ifade eden S.T., "Kamuda uzun yıllar yüksek mimarlık yaptım. 2005-2006 yılları arasında Uludağ Üniversitesi'nde Yapı İşleri Teknik Daire Başkanlığı görevini yürüttüm. Görev yaptığım süre içinde hiç bir ihaleye fesat karıştırmadım. Uludağ Üniversitesi'nde görevli olduğumda ihale dosyası alan firmalar şartnamelerdeki bazı eksiklikler için tek yetkili olduğum için doğrudan beni ararlardı. Ben de kendilerini diğer teknik elemanlara yönlendirirdim. Ancak bu görüşmelerimiz farklı yerlere oturtulmuş. Bu da benim çok zoruma gidiyor. Somut hiç bir delil olmadan sadece telefon kayıtlarıyla suçlanıyoruz. Üstelik görevde olmadığım zamandaki ihaleye bile adım karıştırılmakta. Hakkımızda iddianameye dayanak olan bilirkişi raporunu da kesinlikle kabul etmiyorum" diye konuştu.
"POLİS ŞAFAK VAKTİ EVLERİMİZİ BASTI"
İhaleye fesat karıştırmakla suçlanan müteahhitlerden B.K., "Sabahın altında polis kapıdan bacadan evimize girip bizi yaka paça gözaltına aldı. Birlikte çete kurduğumuz iddia edilen sanıklardan sadece Salih Taç'ı hemşerim olduğu için tanıyorum. Üstelik fesat karıştırdığımız iddia edilen ihalenin yapıldığından bile haberim yok. Suçsuzum. Beraatimi istiyorum" dedi.
Uludağ Üniversitesi'nde 1983 yılından beri 300 ihaleye katıldığını ve yaptığı başarılı işlerden dolayı 20'ye yakın işte özel davet mektubu aldığını belirten müteahhit S.G ise, "Uludağ Üniversitesi'nin ilk ve son en yüksek bedelli ihaleleri de ben aldım. Bunların sonuncusu halen devam ediyor. Ancak benim ihalelere fesat karıştırmam asla mümkün değil. Hazırlanan bilirkişi raporlarını da kabul etmiyorum. Üniversite yönetimi başarılı çalışmalarım sebebiyle bana çok sayıda teşekkür plaketi verdi".
İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı A.Y. da, Odunluk İlköğretim Okulu ihalesine komisyon üyesi olarak katıldığını, müteahhitlerle hiç bir görüşmesinin olmadığını söyledi. Bu arada isim benzerliği yüzünden Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı'nın yanlışlıkla gözaltını alınmasına sebep olan gerçek şüpheli İ.Y.'nin adres değişikliği sebebiyle tebligat yapılamadığı için davaya katılmadığı belirtildi.
Dava, eksiklerin giderilmesi ve dinlenmeyen diğer iki sanığın da ifadelerinin alınması için ertelendi.
İHA
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2011.01.19 11:44