CHP'nin Bursa'daki kalesi Nilüfer'de üç dönemdir belediye başkanlığı yapan Mustafa Bozbey'in aday olup olmayacağı kesinleşmezken, pek de sürpriz olmayan bir isim olan Hasan Ertürk, Nilüfer için kolları sıvadı. Aday olup seçilmesi halinde Nilüfer'i nasıl yöneteceği konusunda çalışmalara şimdiden başlayan Ertürk, Nilüfer'i katılımcılık ilkesiyle yönetmek için çantasında birçok proje biriktirmiş...
Rabia DENİZ/BURSADABUGUN.COM
Yerel seçim kulislerinin hız kazandığı partilerde adaylık heyecanı yaşanıyor. 14 Mart'ta yapılacak yerel seçimler için en hareketli parti olan CHP'de de aday adayları siyaset arenasına çıkmaya başladı. CHP'nin Bursa'daki kalesi Nilüfer'de üç dönemdir belediye başkanlığı yapan Mustafa Bozbey'in aday olup olmayacağı kesinleşmezken, pek de sürpriz olmayan bir isim olan Hasan Ertürk, Nilüfer için kolları sıvadı. Nilüfer'i yönetmeye aday olan Ertürk, İlçe Başkanlığı'ndan istifa ederek aday adaylık başvurusunu yaptı.
Uludağ Üniversitesi'ndeki akademik çalışmalarıyla bilinen ve yerel yönetim konusunda oldukça tecrübeli olan Prof. Dr. Hasan Ertürk aday adaylığı sürecini Bursada Bugün'e değerlendirdi...
UZMANLIĞINI PRATİĞE DÖKMEK İSTİYORUM...
AK Parti'nin Nilüfer'de hiç şansının olmadığını belirten Hasan Ertürk, aday adaylığı sürecini çok samimi bir dille anlatıyor: "Aday adaylığı süreciyle ilgili bir gelişme yokken yaklaşık 8 ay önce il başkanıyla bir görüşme yaptım. İl Başkanı Metin Çelik'e uzmanlık alanımı pratikte kullanmak istediğimi söyledim. 87 yılından bu yana Ekrem Barışık ile Erdem Saker döneminde belediyenin bir çok projesinde yer aldım. Bursa ile ilgili kendi alanımda bir çok çalışmaya imza attım ve hep pratiğin içinde oldum. Bu birikimimi artık siyasete dökmeye karar verdim."
PARTİ İÇİNDE İKİLİK YARATMAM AMA...
CHP'nin aday belirlemedeki önceliğinin Bozbey olacağı yönündeki söylemlere değinen Ertürk, Bozbey karşısındaki şansını şu sözlerle değerlendiriyor: "Bu süreçte Mustafa Bozbey'in çok güçlü bir isim ve fenomen olduğuyla ilgili bir çok uyarılar aldım. Aday adaylığı sürecinde örgütteki üye ve delegelerle, il yönetimindeki arkadaşlarla, Genel Başkanımızla görüştüm. Nilüfer'de Bozbey ile ilgili kesin bir karar varsa parti içinde bir ikiliğe yol açmayacağımı söyledim. Kendilerinden aldığım yanıtta en demokratik hakkımı kullanabileceğim söylendi. Bozbey'in Büyükşehir'de görülmek istendiği izlenimini aldım ve bu nedenle Nilüfer'e aday olmak istedim. Bozbey de Nilüfer'de kalmak isterse bunun tercihini yapacak olan partinin yetki organlarıdır. Genel Merkez partinin tabanı, kamuoyu ve merkez yoklamasıyla karar verecektir. Bu tercih Bozbey tarafından olursa bana düşen belirlenen adayla birlikte parti için çalışmak ve Nilüfer'de seçimi kazanmak için adaya destek vermektir."
Aday olup seçilmesi halinde Nilüfer'i nasıl yöneteceği konusunda çalışmalara da şimdiden başlamış Ertürk... Adaylık için hazırlıklarını tamamlayan Ertürk, ilçeyi Nilüferlilerle birlikte katılımcılık anlayışıyla yönetmek için çantasında birçok proje biriktirmiş...
YÖNETİMİN ANAHTARI KATILIMCILIK İLKESİ
15 günde bir 60 kişilik Nilüfer proje Grubu adı altında toplanıp seçim stratejileri belirlediklerini anlatan Ertürk ve ekibi, Nilüfer'in sorunlarına çözüm olacak projeler üretmeyi planlıyor. Yerel yönetimler için partinin hedefleri arasında yer alan 6K ilkesini benimsediklerini ifade eden Ertürk, bütün projelerin başında katılımcılık ilkesi geliyor. Ertürk katılımcılık ilkesinin nasıl uygulanacağı konusunda da bir çalışma yapmış. Bütün dünyada katılımcılık ve yerel demokrasinin ön plana çıktığını vurgulayan Ertürk,
"Tabandan örgütlenmeye başlıyorsunuz. Nilüfer'de koşullarında site yöneticileri ile mahalle muhtarlardan oluşan bir mahalle meclisi kurulacak ayda bir toplanacak. Bunların bütün teknik destekleri sağlanacak. Mahallelerden nüfusları oranında kent meclisi temsilcileri seçilecek. Akademik oda temsilcileri, STK temsilcileri ve uzmanlar olacak. Kent konseyleri bir şeyler yapmaya çalışıyor ancak asıl önemli olan kent konseyinde çıkan kararların mutlaka belediye meclisine gelip tartışılması gerekiyor. Katılımcı mekanizmayı hayata geçireceğiz" diye konuştu.
KÖYLERE KOOPERATİFÇİLİK
Özellikle kırsal kesimin desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Ertürk, Nilüfer'deki Ağaköy örneğinde olduğu gibi kırsalda kooperatifçilik mantığını geliştireceklerini ifade etti. Kooperatifçilik yoluyla dünyaya ihracat yaparak çok iyi gelir elde edilebildiğine dikkati çeken Ertürk, "Kırsal Kalkınma Destek Fonları ve AB fonlarını kullanarak Ağaköy örneğinde olduğu gibi gelir düzeyi yaratmak için bütün köylerde kırsal kesimde iş birliği yaparak kooperatifçiliği yaygınlaştırmaktır istediğimiz. Her köy için projeler üretip hibe almak uluslararası fonları kullanmak gerekiyor" dedi.
AB FONLARIYLA EKOKÖY...
Ertürk projelerinde oldukça iddialı. Nilüfer'i üniversite kenti yapmak istediğini belirten Ertürk, yeni bir üniversite için de şimdiden görüşmeler yaptığını belirtiyor. Ertürk, kentin gelişen yüzü Nilüfer'e bir kongre ve kültür merkezi yapılabileceğini anlatırken, ilçenin dağ yörelerinde köylüleri destekleyecek ekoköy projeleri için de çalışıyor. Ertürk, Gölyazı gibi karakteristik köylerde ekolojik tarım ve pansiyonculuğun başlatılabileceğine işaret ediyor.
1985'te Bursa Belediyesi'nin Büyükşehir statüsüne geçiş sürecini yöneten ekibin içinde görev yapan Ertürk, yerel yönetimlere hiç de yabancı değil. 1995'te Kent Konseyi'nin Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş. Kent Araştırmaları Merkezi'nin 12 yıl başkanlığını yapan Ertürk, Bursa UNESCO Adaylığı Başvuru Danışma Kurulu Başkanlığı, Sağlıklı Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyeliği'ni de üstlendi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2013.08.06 09:02