''Başkomutanlık görevi TBMM'nindir'' diyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, bunun Cumhuriyetin kuruluşundan beri böyle olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Gazi Meclis dememizin temel nedeni de budur'' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.
İşte Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları;
Onlar biz rahat yaşayalım diye canlarını feda etti. Olara tüm ülkenin borcu var. Ben terör konusunda bütün siyasal partilerin aynı hassasiyeti göstermesini defalarca dile getirdim. Bu ülke 14 yılda nasıl terör bataklığı haline geldi? Terörden şikayet etmek kolay asıl sorun terörle mücadelenin nasıl yapılması gerektiği ile ilgilidir. Bir parti ben tek başıma terörle mücadele edeceğim derse bunu yapamaz. Yapamadı da zaten.
"2 YILDA BİR AF KANUNU ÇIKIYORSA, HEPİMİZİN DÜŞÜNMESİ LAZIM"
Bugün TBMM'de bir kanun teklifi görüşülecek. Daha önce gelmişti, torba madde içindeydi ve itirazlarımızdan dolayı geri çekilmişti. Getirilen bir mali af var, biz bir mali af getirilmesinden yanayız ama yapılan düzenlemenin yanlış ve eksik yönleri var. AK Parti 14 yılda 6 kez mali af çıkardı. Eğer 2 yılda bir af kanunu çıkıyorsa, oturup hepimizin düşünmesi lazım. Demek ki yönetimde bir sorun var. En son 2014'ün 9'uncu ayında çıktı.
Bizim arkadaşlarımız ısrarla esnafın ödeyebileceği bir taksitlendirme olması gerektiğini söylüyor. Bütün ekonomik sıkıntılara rağmen bankadan kredi alıp sigorta primini yatıranlar var. Adaletli bir devlet borcunu zamanında ödeyen vatandaşı ödüllendirmelidir. Borcu olmayan insanın ödüllendirildiği bir mekanizmanın olması lazım. Vergisini zamanında yatıran insanların cezalandırıldığı bir süreç yaşıyoruz.
VARLIK BARIŞI DÜZENLEMESİ
Yurt dışından herhangi bir para gelirse, bu para Türkiye'ye gelirse ben bu parayı aklarım. Para terör örgütü parası mı, önemli değil. Peki kime ait bu para? O da belli değil. Kara parayı aklamak için ülkeye para geliyor. Bizim bankalar için olağanüstü riskler olur. Türkiye ekonomi alanında kazandığı bütün itibarını kaybeder. Türkiye bütün saygınlığını kaybeder. Plan bütçe komisyonunda arkadaşlarımız bütün ayrıntıları belirttiler.
"CAMİYE, KIŞLAYA, ADLİYEYE SİYASET GİRERSE İŞTE BUNLAR OLUR"
15 Temmuz darbe girişimi oldu, hala bunun etkilerini toplum üzerinden atmış değil. Bu darbe girişiminden hepimizin çıkarması gereken dersler var. Önce düşüneceğiz ve anlayacağız. Bu darbe girişiminden ders olarak neyleri çıkarmalıyız? Önce şunu herkesin bilmesi lazım. Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girerse işte bunlar olur.
"NİÇİN BU ZAMANA KADAR ENGEL OLMADINIZ?
Sınav sorularını çalıp, istediklerini harp okullarına sokacaklar. Niçin bu zamana kadar engel olmadınız? Orduyu sıcak siyasetin unsuru haline getirmek Türkiye'yi felakete sürükler.
Görüştüğüm bütün kesimlere eğitim sistemindeki yozlaşmayı anlattım. Bu eğitim sistemi Türkiye'yi felakete sürükler dedim. Bu eğitim sisteminden hiçbir anne baba memnun değil. Bu eğitim sisteminin yeniden inşa edilmesi gerektiğini ifade ettim.
"SİYASET BİR SINIFIN, CEMAATİN ÇIKARLARI İÇİN YAPILMAZ"
Siyaset kişisel çıkarlar için yapılmaz, siyaset bir sınıfın, cemaati çıkarları için yapılmaz. Siyaset toplum için yapılır. Siyaset bana ne verecek değil ben topluma ne vereceğim şeklinde yapılır siyaset. Bir cemaate, bir inanç grubuna devleti teslim edemezsiniz. Umarım bundan da ders çıkarırsınız.
"NASIL OLUYOR DA TÜRKİYE TEKRAR BİR DARBENİN EŞİĞİNE GELİYOR?"
Siyaset aynı zamanda öz eleştiri yapma ve geçmişi iyi analiz etme aracıdır. Siyaset geçmişten ders almadığı için hep aynı felaketleri yaşamıştır. Nasıl oluyor da Türkiye Cumhuriyeti tekrar bir darbenin eşiğine geliyor? Demek ki geçmişten iyi ders almamışız. Geçmişi kötü analiz ederseniz, toplumu felakete sürüklersiniz.
Terörden şikayet etmek kolay sorun şikayetin ötesinde.
Geçen hafta çok öenmli bir değerimizi kaybettik. Halil İnalcık Hocamızı. Bir ailimin ölümü alemin ölümü demektir. Bilge bir insanın ölümü dünyanın ölümü demektir. Tarihçilerin Kutbu olarak adlandırılır. Bütün dünya tarihçilerinin dikkatle izledikleri bir isimdi. Her eser bir tarih anıtı olarak bizim önümüzdeydi.
Biz bir mali af kanunun çıkarılmasından yanayız ama yapılan düzenlemenin yalnış ve eksik yönleri var. Ben bunları söylemezsem tarihe karşı sorumlu olurum.
En son 2014'ün 9. ayında çıktı. O günden bu yana size rakamları vereyim. Bugün vergi alacağı 90 milyar liraya çıkmış durumda. Af kanunu çıkıyor 67 milyar lira, ama borç azalması gerekirken 90 milyar liraya çıkıyor.
Bizim arkadaşlarımız ısrarla esnafın ödeyebileceği bir taksitlendirmeden yana oldular. Bir de dürüst mükellef var. Bütün sıkıntılara rağmen bankadan kredi çekip vergisini sigorta primini ödeyen vatandaş var. Adaletli devlet borcunu zamanında ödeyeni de ödüllendirmeli. En azından demeli ki borcu olmayan vatandaştan yüzde 1 düşürk vergi alsın. Borcu olmayan insanların ödüllendirdiği bir sistem olmalı.
Kaynağı belli olmayan paranın Türkiye'ye gelişi için bir teklif var. Plan Bütçe Komisyonu'ndaki arkadaşlarımız bu konuda muhalefet şerhi koydular. Türkiye Cumhuriyeti kara para aklayan bir devlet değildir. Uluslararası anlaşmalara sadık bir ülkedir Türkiye Cumhuriyeti.
CAMİYE, KIŞLAYA, ADLİYEYE SİYASET GİRMEMELİ
Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girmemeli. Eğer buralara siyaset girerse bunlar olur.
Sınav sorularını çalıp harp okullarına sızdılar. Niçin göz yumdunuz bunlara? Niçin ses çıkarmadınız?
Dönemin kuvvet komutanları hem komutan olayım hem milletvekili olayım diyor. Atatürk ya ordu ya siyaset diyor. Orduyu sıcak siyasetin unsuru haline getirmek, Türkiye'yi felakete sürükler.
BİLİMSEL LAİK EĞİTİMİN ÖNEMİ
Bu darbe bize bir şey öğretti. Bilimsel laik eğitimin ne kadar önemli olduğunu öğretti.
Bakara Suresi diyor ki aklınızı kullanmıyor musunuz? Yani eğer inanç penceresinden bakıyorsanız inancımız da bunu emrediyor.
Bütün dünyanın keşfettiği şeyi biz niye keşfedemiyoruz.
Siyaset bireylerin, cemaatin çıkarı için değil toplum için yapılır. Siyaset bir özveri alanıdır.
Siyaset geçmişi iyi analiz etmezse tarihi tekerrür ettirir. Devleti bir cemaat teslim ederseniz sonu böyle olur.
Efendim diyorlar ki cemaat devlete sızdı. Yok efendim bilerek istenerek bunlar devlete yerleştirildi. Bu darbe girişimi bize parlamenter sistemin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. TBMM Başkanı'na teşekkür ediyorum baskılara bombalara rağmen Meclis'i açık tuttu. Milletvekillerine teşekkür ediyorum. Parlamentonun gücü bir kez daha kanıtlandı.
Türkiye Cumhuriyeti'ni kuranlar Osmanlı'nın neden çöktüğünü biliyordu. Onun için Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkeleri oluşturuldu. Onlar ümmet dediler Cumhuriyeti kuranlar millet dediler. Cumhuriyetin kurucu değerlerinin ne kadar önemli olduğu ortada.
Bu darbe bize medya özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Yıllar yılı laiklik dinsizliktir dediler. Laiklik dün ve vicdan özgürlüğünün garantisidir. Bakın hangi görüşten olursa olsun insanlar darbeye karşı çıktı. Bunu sağlayan laiklik, hukukun üstünlüğü ve demokrasidir.
YENİ MAĞDURLAR YARATMAMALIYIZ
Bir kişi suç işlemişse herkesi suçlayamazsınız. Bir aileyi bütün mahallenin ortasında darbeci diye suçlamak çok tehlikeli. Yeni mağdurlar yaratmamalıyız.
Adalet ama intikam değil. Sadece darbecileri mi, hayır er ve erbaşları linç edenlerin de mahkeme önüne çıkartılmalı.
Geçmişte FETÖ terör örgütünün mağdur ettiği kişiler var. Hayatlarının en verimli dönemlerini hapishanede geçirdiler. Bunların tamamının suçsuz oldukları ortaya çıktı. Bir kumpasa kurban gittikleri ortaya çıktı. Bu ülkede adalet varsa o insanlara hakları iade edilir ve görevlerinin başına gelirler. Balyoz, Ergenekon, Casusluk davası.. Hepsinin itibarının iade edilmesi lazım.
Yakalanıyor kişiler, doğru adliyeye. Hakim tutuklamazsa şöyle bir kaygısı var: 'Ya beni de tutuklarsa' diye endişe ediyor. Falan bankaya niye para yatırdın diyorlar. Efendim bankayı siz kurmadınız mı? Bankayı kapatırsın mesele biter. İş dünyasını tehdit edersen o farklı bir noktaya gider.
OHAL'İN HUKUKU AŞAN NOKTALARI BİZİ TEDİRGİN EDİYOR
Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Darbe girişimini yapanlar belli bir dönemde sistemli olarak yerleştirildi mi? Bunlarla mücadele gerekiyor mu, evet gerekiyor. OHAL yasası Anayasa'ya uygun olarak çıkartıldı, evet. Tereddüttümüz, OHAL'in hukuku aşan kullanımı bizde kaygı uyandırıyor. OHAL dönemini kullanıp OHAL sonrasındaki sürece ilişkin de yasal düzenleme yaparsanız bu demokrasiye de parlamenter sistemine de aykırıdır.
Ben devleti yeniden inşaa edeceğim diyorsunuz. KHK'larla yeniden devlet inşaa edeceğiz diyorlar. Bu devlet hepimizin devleti. Bizim seçmiş olduğumuz temsilcilerin olduğu parlamentoda yeniden inşaa yapılır.
Kuvvet komutanlarını düşünün, önce Cumhurbaşkanı, sonra Başbakan sonra da Bakan talimat verebilecek. Böyle bir yapı olabilir mi? Amerika'da olabilir biz kendi tarihimize kendi kültürümüze bakarız. Metehan'dan bu yana orduda bir hiyerarşi var. Ben Türkiye Cumhuriyeti'nden yanayım. Orduyu nasıl savunuyorsam orduyu da BDDK'yı da Türkiye Cumhuriyeti'ni de savunuyorum. Ordu sivilleşmez arkadaş. Sivil yönetime ordu hesap verir.
TBMM'de bir güvenlik ve istihbarat komisyonu kuruldu. Kurulduğu günden bu yana bir istihbarat birimi yetkilisi gelip bilgi vermedi. Eğer gelip bilgi vermiyorlarsa bu siyasi iradenin onayı olmadan olamaz. buradan sayın İsmail Kahraman'a çağrı yapıyorum, ya adam gibi gelip bilgi verirler ya da komisyonu kapatın.
''BAŞKOMUTANLIK GÖREVİ TBMM'NİNDİR''
Başkomutanlık görevi TBMM'nindir. Cumhuriyetin kuruluşundan beri TBMM başkomutandır. Gazi Meclis dememizin temel nedeni de budur. Başkomutanlık yetkisi Mustafa Kemal Atatürk'e sürekli değil 3'er aylık sürelerle verilmiştir.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2016.08.02 14:07