Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında Denizolgun'un doktoru olduğu öne sürülen Nurettin Demirkol, "yalan tanıklık" suçlamasıyla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Demirkol, çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.
Denizolgun'un ölümünün ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla tanıkların ifadelerine başvuruldu. Soruşturma dosyasında yer alan değerlendirmeler doğrultusunda Nurettin Demirkol'un daha önce tanık sıfatıyla verdiği beyanlar da incelemeye alındı.
Arif Ahmet Denizolgun'un Ölümüyle İlgili Soruşturma DerinleştiBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin farklı bilgi ve beyanların karşılaştırıldığı belirtildi. Bu kapsamda soruşturma dosyasında bulunan tanık ifadeleri, telefon kayıtları ve diğer delillerin birlikte değerlendirildiği öğrenildi.
Soruşturma kapsamında adı geçen Nurettin Demirkol'un ise Denizolgun'un doktoru olduğu iddia edildi. Demirkol, daha önce soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla ifade verdi. Ancak savcılık tarafından yapılan incelemede, söz konusu ifade ile farklı tarihlerde gerçekleştirilen ihbar ve diğer kayıtlar arasında çelişkiler bulunduğu değerlendirmesine yer verildi.
Bu gelişmenin ardından Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçlaması kapsamında işlem başlatıldı. Gözaltına alınan Demirkol'un emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adli makamlara sevk edildiği bildirildi.
Sevk Yazısında Dikkat Çeken İfadeler Yer AldıNurettin Demirkol hakkında hazırlanan ve tutuklanması talebiyle mahkemeye sunulan sevk yazısında, soruşturmanın önemli ayrıntılarına yer verildi. Yazıda, Demirkol'un tanık olarak verdiği ifadede Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünü şüpheli bir durum olarak değerlendirmediğini söylediği belirtildi.
Buna karşılık soruşturma dosyasında yer alan 155 ihbarıyla ilgili farklı bir değerlendirme yapıldığı kaydedildi. Sevk yazısında, Demirkol'un söz konusu ihbarda kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve Denizolgun'un ölümünü şüpheli olarak bildirdiği ifade edildi.
Savcılık tarafından hazırlanan yazıda, iki farklı beyan arasındaki uyumsuzluğun soruşturma açısından önem taşıdığı belirtildi. Demirkol'un tanık sıfatıyla verdiği ifadeyle 155 ihbarında aktardığı bilgilerin birbirinden farklı olması, dosyada değerlendirmeye alınan başlıklardan biri oldu.
Soruşturma kapsamında yalnızca Demirkol'un ifadelerinin değil, HTS kayıtları ve diğer tanıkların beyanlarının da incelendiği belirtildi. Savcılık, elde edilen veriler arasında Demirkol'un anlatımlarıyla örtüşmeyen noktalar bulunduğunu değerlendirdi.
Sevk yazısında, telefon kayıtları ile tanık ifadeleri arasında ortaya çıktığı belirtilen çelişkilerin soruşturma açısından dikkate alındığı aktarıldı. Savcılık, mevcut deliller doğrultusunda Demirkol hakkında kuvvetli suç şüphesinin oluştuğu kanaatine vardı.
Bu değerlendirmelerin ardından Nurettin Demirkol'un tutuklanması talep edildi. Dosyada yer alan bilgi ve belgeler doğrultusunda Demirkol, savcılıkta ifade verdikten sonra Sulh Ceza Hakimliği'ne gönderildi.
Adliyeye sevk edilen Nurettin Demirkol, Sulh Ceza Hakimliği'nde hakim karşısına çıktı. Savcılığın tutuklama talebini değerlendiren hakimlik, Demirkol'un tutuklanmasına karar verdi.
Kararın ardından Demirkol cezaevine gönderildi. Böylece Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, "yalan tanıklık" suçlamasıyla gözaltına alınan doktor olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol hakkında tutuklama kararı verilmiş oldu.
Kaynak: DHA
Güncel, 2026.09.04 20:26