'Şehirlerarası göçü önlemeliyiz' diyen RUMELİSİAD Başkanı Zarif Alp, "Her şehir kendi kalitesini ve vizyonunu ortaya koymalı. Devlet desteklerinde insan istihdamı ile ilgili bölgesel teşvikler oluşturulabilir" diyor.
ELİF DİDEM DANACIOĞLU / BURSADA BUGÜN
2022 yılından umutlu olan RUMELİSİAD Başkanı Zarif Alp'e göre, Türkiye ekonomisinin hedeflerine ulaşabilmesi için istihdamın artırılması ve finansmana ulaşımın rahat sağlanması konusu büyük önem taşıyor.
'Kredilerin önü uygun fiyatlarla hızlı açılmalı' diyen RUMELİSİAD Başkanı Zarif Alp, "Şu ortamda finansman en önemli silah, kimsenin bekleyecek durumu yok" dedi. Başkan Zarif Alp, Türkiye ve Bursa'nın 2022 ekonomi senaryoları doğrultusunda değerlendirmelere ilişkin sorularımı yanıtladı. RUMELİSİAD Başkanı Zarif Alp'in sorularıma verdiği yanıtlar şöyle:
Türkiye'nin 2022 ekonomi senaryolarını nasıl sıralarsınız?
Türkiye'nin ekonomi senaryolarına pozitif bakmak zorundayız. Birçok kişi 2022'nin zor geçeceğini düşünüyor. 2021 yılı içerisinde hammadde tedariği, finansman ve zorlu piyasa koşullarından edindiğimiz tecrübelerle, 2022 yılının daha iyi geçeceğini öngörüyoruz. Batı iş insanına göre, bizim iş insanımız daha hızlı önlem alabiliyor. Ekonominin geleceğine yönelik beklentimiz olumlu yönde diyebiliriz.
Yeni iş fırsatları hangi ülkede? İhracat hangi pazarlara kayıyor?
Afrika pazarının talepleriyle Batı pazarının (Avrupa veya Avrupa Birliği) talepleri arasında çok fark var. Teknoloji ve katma değeri yüksek ürünler ihraç edecekseniz mutlaka Batı ülkeleriyle çalışmak zorundasınızdır. Son 5 yıldır Türkiye rekor başarılara imza attı. Her geçen gün Türkiye'nin pazar payı ve müşteri potansiyeli daha da artıyor ve diğer ülkelerden ciddi bir talep var.
"MESLEK OKULLARINDA YETİŞMİŞ ELEMANA İHTİYACIMIZ VAR"
Türkiye ve Bursa'nın en önemli sorunlarından birisinin istihdama eleman tedariği sağlanamaması olduğunu vurgulayan RUMELİSİAD Başkanı Zarif Alp, şöyle devam etti: " Bu sadece kalifiye eleman meselesi değil, çalışacak eleman yok. Üniversite mezunları lise mezunlarından daha az maaşa çalışır hale geldi. Türkiye üniversite mantığından çıkmalı, meslek okullarına ve zanaat atölyelerine yönelim artmalıdır. Sanayinin meslek okullarında yetişmiş elemana ihtiyacı var. Türkiye'nin geleceğini belirleyen en önemli etken olacağını düşünüyorum. Sanayi, katma değeri yüksek ve dijitalleşmiş bir ürün üretmekte sıkıntı yaşıyor. Maalesef, eğitim düzeyimiz istenilen seviyede değil. Bilim adamları istediklerini bulamadıkları için göç ediyor. Ülke olarak beyin göçünü önlemek için tüm olanakları sağlamalıyız."
"KAYIT DIŞINA ÇÖZÜM İSTİYORUZ"
Kayıt dışına çözüm bulunması gerektiğine de değinen Başkan Zarif Alp, "Hükümetimizden; vergi adaletinin sağlanmasını, meslek liselerinin çoğalmasını ve denetimlerin artarak kayıt dışı ekonominin önlenmesini istiyoruz. Avrupa Birliği, ABD ve diğer ülkeler dâhil tüm gözler Türkiye'de. Türkiye'nin kalite ve yapabilirlik anlamında eleştirecek tarafı yok" dedi.
"SANAYİ BÖLGELERİ RANT MERKEZİ OLDU"
Sanayi bölgelerine de değinen Zarif Alp, "Sanayi bölgeleri rant yeri olmamalı. Üretim amaçlı makine parkları, fabrika arsalarından daha aşağıda bir maliyete sahip duruma geldi. Yani, iş insanları tüm sermayeyi arsaya yatırır hale geldi. Sanayi alanlarını yatırım aracından çıkararak, üretim alanlarını çoğaltmalıyız. Sanayi bölgelerinde sanayici ve üretici olmayan insanların yeri olmamalı. Sanayi binalarının devir hakkı olmamalı diye düşünüyorum. Bursa'da sanayi bölgelerinde dağınık bir yapı var. Aynı zamanda, Bursa sanayi bölgelerine ciddi talepler var. Bir taraftan sanayiyi büyütürken, diğer yandan da katma değeri yüksek ürünler üretebilen bir şehir olmalıyız. Bursa'da göçü önlemeli, doğru istihdam alanları sağlamalıyız. Bursa'nın gündemi bacasız sanayi olmalı. Açılan her sanayi bölgesi Bursa insanının yaşam kalitesini bozuyor" dedi.
"FİNANSMANA ERİŞİM ZORLAŞIYOR"
Ekonomik dalgalanmaların yaşandığı şu günlerde ekonominin genel görünümü hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Bursa, Türkiye için önemli bir şehir. Şu günlerde, Bursa iş insanı belirsiz bir tablo çiziyor. Her geçen gün finansmana ulaşım zorlaşıyor. İnanılmaz bir piyasa belirsizliği hâkim. Herkes büyümek istiyor, maalesef frene basmak zorunda kalıyor. Eğer finansman kolaylığı sağlanamazsa, Bursa'da ciddi sıkıntılar olabilir. İş insanı finansmana rahat ulaşabilmeli. Şu ortamda finansman önemli silah, kimsenin bekleyecek durumu yok. Firmalar 15 gün stokla çalışırken, 4 aylık stoklarla çalışır hale geldi. Her geçen gün hammadde tedariğinde zorlanılıyor. Kredilerin önü uygun fiyatlarla hızlı açılmalı. Önceleri banka kredilerinde 1 milyon limit yeterken, aynı firma 5 milyon limite ihtiyaç duyar hale geldi. Yakın zamanda ödenmeyen çekler veya malzeme tedarik edemeyen firmaların olmadığı dönemleri görmeyi diliyorum.
Firmaların çoğu KOBİ niteliği taşıyor ve büyük bir kısmı aile şirketi. Bu durumun ekonomik dalgalanmalardan etkilenmelerine olumlu ya da olumsuz katkıları nedir?
Ekonominin yüzde 85'ini aile şirketleri ve KOBİ'ler oluşturuyor. KOBİ'lerin önünü açmamız lazım. Örneğin; Bursa Küçük Sanayi Sitesi'nde 1200- 1300 civarında dükkân var. Sizce, her yıl NOSAB veya başka bir sanayi bölgesine geçen kaç tane firma var? Şuanda Küçük sanayi bölgesinde yer alan firmaların yüzde 25'i alan darlığından dolayı önlerini göremiyor. Maddi anlamda yeterli değiller. Doğru yönlendirildiklerinde inanıyorum ki, çoğu ihracatçı olacaktır. Her şeyi büyüklerden beklemek çok doğru değil. 10 tane KOBİ, bir büyüğü oluşturabilir.
Türkiye'nin ihracatını yakın gelecekte hangi ülkeler tehdit edebilir?
10 yıl önce Türkiye için Çin ciddi rakipti. Her geçen yıl Çin, Türkiye'nin rakibi olmaktan çıktı. Şuanda Çin'e ihracat yapıyoruz. Bugün karşımızda 20 dolara çalışan bir Çin yok. Çin, teknolojik anlamda bizim çok önümüzde. Bugün birçok şeyi minimize ederek ağır işleri yapmaktan yavaş yavaş çıkmak üzereler. Türkiye'nin rakibi Macaristan, Romanya ve Polonya diyebiliriz.
Küresel ekonomiyi tehdit eden durumlar var mı?
Dünyada teknolojik savaş var. Bu durumda, Batı ve Avrupa ülkelerinin önüne geçmemiz lazım. Biz; hem teknoloji hem de ekonomik anlamında Romanya, Polonya ve Macaristan'ın önüne geçebilmeliyiz. Türk iş insanı bilim adamı olabilecek düzeyde. Yeter ki, fırsatlar tanınsın. Eğitim ve teknik alt yapımızı bilim adamı yetiştirecek ortama hazır hale getirmemiz lazım.
"BÖLGESEL TEŞVİKLER OLUŞTURULMALIDIR"
Gelecek vizyon da neler olmalı?
Bizler problem konuşan değil, çözüm üreten olmalıyız. Öncelikle; sanayicinin sorunlarının azaltılması gerekiyor. Bir sanayicinin arsa tahsisinde sıkıntısı olmamalı ve bürokratik engellerle karşılaşmamalıdır. Daha öncede belirttiğim gibi; Bursa'nın en büyük problemi rant. Sanayi bölgelerindeki rantlara devlet çözüm yolları bulmalıdır. Bursa'daki şirketlerin en büyük problemi öz sermaye azlığı... Artık, Türkiye'de döviz konuşulmamalı. Türkiye öyle bir yere gelmeli ki, döviz ile işimiz olmamalı. Kendi paramızla pazarlığımızı yapmalıyız. Yerli üretimde döviz fiyatı veriliyor. Kendi para birimimizi güçlendirmeliyiz. Devlet desteklerinde insan istihdamı ile ilgili bölgesel teşvikler oluşturulabilir.
İstihdam teşviğinde neler yapılmalı, öneriniz var mı?
Öncelikle, şehirlerarası göçü önlemeliyiz. Bursa katma değeri yüksek pahalı ürünler üretebilmelidir. Her şehir kendi kalitesini ve vizyonunu ortaya koymalı.
"ÜRETEN VE GİRİŞİMCİ GENÇ NESİLLER HEDEFLİYORUZ"
RUMELİSİAD'da yeni projeler var mı?
RUMELİSİAD'ın en büyük özelliği iş insanı vizyonu ile hareket etmesidir. Derneğimizde; Türkiye, Bursa ve Balkan ekonomisine dokunacak projeler üretmeye çalışıyoruz. Mesela; Bulgaristan'daki iş insanlarımızla dostluk parkı oluşturduk. Türk köyünde bir sınıfı komple restore ediyoruz. Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile iş birliği yaptık. Şubat ayı itibariyle öğrencilerimizi 10 kişilik gruplar halinde firmalarımıza davet edeceğiz. Öğrencileri mühendis arkadaşlarımızla buluşturacağız. Üreten ve girişimci genç nesiller hedefliyoruz. Onlarla beraber atölyeye gireceğiz ve birlikte montaj yapacağız. Her 15 günde bir üyelerimizle eğitimlerimize devam ediyoruz. Bizler iş insanı vizyonumuz ile birlikte üretim ve ekonomi odaklı gelişimin peşindeyiz. Önceliğimiz insan odaklı katkı sağlayacak projeler üretmek. RUMELİSİAD'da kenetlenmiş bir ekip ruhu var. Birbirimize çok inanıyor ve güveniyoruz. Birbirimize katkı sağlama yönümüz güçlü.20 kişilik gruplar halinde 5 dakikalık süre ile üyelerimiz firma sunumları yapıyorlar. Kendi işimizdeki ticaret hacmini büyütürken, birbirimizle karşılıklı ticaret yapıyoruz.320 civarında üyemiz var. Yönetim kurulu toplantılarımızı 30-35 kişi olarak yapıyoruz.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Ekonomi, 2022.01.12 12:02