Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez, Türkiye ekonomisinin, Avrupa Birliğinin krizle çalkalandığı, pek çok Arap ülkesinin ise siyasi kaosla boğuştuğu 2011 yılında ''parmak ısırtan'' bir performans sergilediğini ifade ederek, ''Hızlı büyüme döneminden ihtiyatlı olunması gereken bir yıla geçiyoruz. Tüm parametreler, 2012'de herkesin daha bir ihtiyatlı olmasını zorunlu kılıyor'' dedi.
Sönmez, yaptığı açıklamada, 2011 yılında, canlı iç talep, dinamik özel sektör yatırımları ve ikinci yarıda kur desteğiyle artan ihracatın, Gayri Safi Yurtiçi Hasılayı (GSYH) bu yıl muhtemelen yüzde 8'in üzerinde bir büyümeye taşıdığını belirtti.
Yıl genelinde imalat sanayisinden inşaata kadar tüm önemli sektörlerde canlılık yaşandığını vurgulayan Sönmez, şunları kaydetti:
''Alınan parasal ve vergisel önlemlere rağmen, ekonomi son çeyreğe kadar sıcak kalmaya devam etti. Büyümenin istihdama yansıması sonucu işsizlik oranı yüzde 8.8 ile 2001 krizinden sonraki en düşük düzeyine geriledi. İyi yönetişim, kamu maliyesindeki istikrar ve sağlam finans sistemi, risklere karşın ekonomide işlerin yolunda gitmesini sağladı. Türkiye ekonomisi, Avrupa Birliğinin krizle çalkalandığı, pek çok Arap ülkesinin ise siyasi kaosla boğuştuğu 2011 yılında parmak ısırtan bir performans sergiledi.''
-''Yumuşak iniş, sert fren''-
Sönmez, 2011 yılında ''olumsuz'' diye tanımlanabilecek iki konu olduğuna dikkati çekerek, bunların cari açık ve hedeften sapan enflasyon olduğunu belirtti.
''Özellikle yılın ilk yarısında patlayan dış ticaret açığı, GSYH'nın yüzde 10'u kadar bir cari açık yarattı. Bu baskının sonucu olarak, alınan parasal tedbirlerin de etkisiyle TL üçüncü çeyrekten itibaren değer yitirmeye başladı. Döviz sepeti, TL karşısında yüzde 25 değer kazandı. Kur geçişkenliği ve vergi artışlarının etkisiyle enflasyon çift haneye yükseldi. Bütün bu gelişmelere rağmen 2011 yılının Türkiye ekonomisi için oldukça başarılı geçtiğini söylemek mümkün. Mali disiplinde ciddi bir bozulma ya da bugün yaşadığımızdan farklı bir dışsal şok yaşanmazsa, 2012'nin de Orta Vadeli Program'da öngörülen hedefler çerçevesinde geçmesini bekliyoruz. Türkiye için gelecek yıl yüzde 4 civarı bir büyüme, yumuşak inişi temsil edecek. Çok düşük de olsa yüzde 2 ve altı bir büyüme ihtimali, sert freni ifade eder. Ekonomide olası bir yavaşlama ve hükümetin aldığı önlemlerle birlikte yüksek cari açık sorununun 2012 yılında daha az gündeme geleceği kanısındayız.
Hızlı büyüme döneminden ihtiyatlı olunması gereken bir yıla geçiyoruz. Tüm parametreler, 2012 yılında herkesin daha bir ihtiyatlı olmasını zorunlu kılıyor.''
-Bursa ekonomisi Türkiye'ye paralel seyirde-
Bursa'nın, Türkiye'nin dördüncü büyük kenti ve ikinci büyük ihracatçısı olduğuna da değinen Sönmez, ''2011 yılında Bursa'nın toplam ekonomi performansı Türkiye'ye paralel bir seyir izledi'' dedi.
Ağustos sonu itibarıyla kentteki toplam sigortalı sayısının 2010 yılı sonuna göre, yüzde 8.86'lık bir artışla 552 bin 907'ye çıktığını, aynı dönemde Türkiye'deki sigortalı sayısının artışının ise yüzde 9 olduğunu kaydeden Sönmez, 2011'in ilk 10 ayında kentte kurulan şirket sayısı yüzde 17.4 artarken, Türkiye genelinde bu oranın yüzde 7.5'te kaldığını belirtti.
2011 yılında Bursa'nın geç açıldığı alanlardan birinin de ihracat olduğuna işaret eden Sönmez, yılın ilk yarısında Avrupa pazarındaki sorunlar nedeniyle otomotiv ihracatında yaşanan düşük büyümenin, toplam ihracat artışını olumsuz etkilediğini, ancak yılın ikinci yarısında kur artışının da etkisiyle ihracatın ivmelendiğini ifade etti.
Sönmez, kasım sonu itibarıyla Bursa'nın 11 aylık toplam ihracatının yüzde 14 artışla 11.5 milyar doları bulduğunu, aynı dönemde Türkiye'nin toplam ihracat artışının ise yüzde 19.7 olduğunu anımsatarak, şunları söyledi:
''Yaşanan bütün sıkıntılara rağmen bu yıl ihracatta tüm zamanların rekorunu kırmış olacağız. Otomotiv dışındaki tüm sektörlerde görkemli bir ihracat artışımız var. Dış ticaretteki tek üzüntümüz, bugüne kadar kentimizin ihracatıyla ithalatı arasında lehimize olan dengenin bu yıl başa baş noktaya gelmesi oldu. İthalat bağımlılığı Türkiye'nin mutlaka çözmesi gereken önemli bir mesele.''
-Bursa'da yabancı sermayeli şirket sayısı 307'den 568'e çıktı-
Bu yılın, ayrıca yatırımcıların Bursa konusundaki iştahlarının devam ettiği bir yıl olduğunu dile getiren Sönmez, şu bilgileri verdi:
''2011 yılının ilk 9 ayında Bursa'da yatırım yapmak için alınan teşvik belgesi sayısı 157. Bu rakam, İstanbul ve Konya'dan sonra en yüksek yatırım başvurusunun Bursa'dan yapıldığını ortaya koyuyor. Taahhüt edilen sabit yatırım tutarı 1.4 milyar lira, sağlanması öngörülen istihdam ise 3 bin 693. 2010'da yapılan yatırım başvurularını daha bu yılın ilk 9 ayında yüzde 42 oranında aşmışız. Baktığınız zaman Bursa'da son 5 yılda 9.1 milyar liralık yatırım için başvuru yapılmış. Türkiye geneliyle kıyaslandığında Bursa'nın yatırımlardan aldığı payın, ülke ekonomisindeki yeri ile uyumlu olduğu görülüyor. Bursa, yapısı itibarıyla, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yoğun olduğu bir kent. 2006'da 307 olan Bursa'daki yabancı sermayeli şirket sayısı bu yılın ilk 8 ayı itibarıyla 568'e çıktı.''
ZAMAN
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Ekonomi, 2011.12.26 15:14