Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 10'unu yapan Uludağ İhracatçı Birlikleri'ne (UİB) üye firmalar, 2010 yılında 18 milyar 536 milyon 363 bin dolar ihracat gerçekleştirdi. 2009 yılına göre yüzde 8 artış sağladıklarını belirten ihracatçılar, kur politikası ve Türk lirasının aşırı değerli olmasından şikayetçi
UİB Koordinatör Başkanı Şenol Şankaya, sürekli artan cari açığın baş aktörünün ithalat olduğunu belirterek, "Tehlike çanları hala çalmaktadır. Türkiye'nin rekabet gücünün olmaması ihracatçının önünde büyük bir engel teşkil ediyor. İhracat rakamları artmasına rağmen, hala 2008 yılı verilerine ulaşamadık" dedi.
UİB kanalıyla 2010 yılında yapılan ihracat rakamları açıklandı. UİB'e üye firmalar, 2009'a göre 2010 yılında ihracatlarını artırırken, 1 Ocak-31 Aralık 2010 tarihleri arasında 18 milyar 536 milyon 363 bin dolarlık ihracat yapmayı başardı. Geçen seneye göre yüzde 8 oranında artan ihracat rakamları sanayici tarafından memnuniyetle karşılanırken, ekonomik kriz öncesine henüz ulaşılamadı.
Ağırlıklı olarak AB ve Ortadoğu ülkelerine ihracat yapıldığını belirten UİB Koordinatör Başkanı ve Uludağ hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Şenol Şankaya, toparlanma yılı olarak gösterilen 2010'da üretim çarklarının yeniden döndüğünü ve ihracatın yeniden hız kazandığını kaydetti. Büyüme oranları, sanayi üretim endeksi, kapasite kullanım oranları ve tüketici güven endeksinde ciddi bir iyileşme olduğunu söyleyen Şankaya, sanayici için kur ve aşırı değerlenen TL'nin artık bir gerçek olduğunu kaydetti.
SANAYİCİYE KUR VE TL DARBESİ
Bunun ihracatçıyı zor durumda bıraktığını belirten Şankaya, "Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği'nin hazırladığı raporda, karlılık endeksinin 78,20'ye düştüğü görülüyor. Bu da bize, geçen yıl hazır giyim sektöründe cirolar artmasına rağmen, sektörümüzün karlılığının dövize yenik düştüğünü gösteriyor. Hazır giyim faaliyet endeksi, geçen yıl iç satış ve ithalat ağırlıklı büyüme gösterdi. Sanayi ciro endeksi iç ve dış satışlardaki artışla yükseldi. Döviz kurlarına bağlı olarak endeksteki gerileme ise 2007 yılından bu yana devam ediyor. Merkez Bankası'nın verilerine göre, geçen yıl ocak-ekim döneminde cari açığımız 9,2 milyar dolar iken, bu yıl aynı dönemde bu rakam 35,7 milyar doları aştı. Yüzde 288'lik bir artış söz konusu. Bu korkunç bir oran. Nitekim bu açığın baş aktörü de ithalattır. İhracatın ithalatı karşılama oranı geride seyretmekte. Tehlike çanları çalmaktadır" diye konuştu.
"TÜRKİYE REKABET LİGİNDE 61. SIRADA"
Sanayinin küresel ekonomiye hızlı bir şekilde entegre olduğunu vurgulayan Şankaya, dünya rekabet liginde 61. sırada yer alan Türkiye'nin daha rekabet edilebilir bir politika izlemesini gerektiğini istedi. Şankaya, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Sanayimizin lokomotifi olan sektörlerimizde üretimin büyük bir kısmı ithalata bağımlı olarak gerçekleşti. Bu gelişmelere paralel olarak, Türkiye'nin dünya genelinde rekabet gücünün olmaması, rekabet liginde 61. sırada yer almasına sebebiyet verdi. İhracatçının dünyayla rekabet etmesinin önündeki engel kalkmalı"
"STRATEJİ BELGESİ ZAMAN KAYBETMEDEN UYGULANMALI"
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün açıkladığı strateji belgesinin zaman kaybetmeden uygulanması gerektiğinin altını çizen Şankaya, "Yaşanan bütün bu gelişmeler paralelinde açıklanan sanayi strateji belgesi, ihracatçı için son derece önemlidir. Çünkü sanayi, ihracatın yüzde 83'ünü teşkil ediyor. Strateji belgesi ile AB üyeliğinin gerektirdiği yatay politikaları ele alan rekabetçi bir düzenin oluşturulması yönünde adımlar atılacak. Bu olumlu bir adımdır. Ancak esas üstünde durmamız gereken nokta, bu belgenin bir kenara konulmamasıdır. Bir an önce uygulanması sanayi sektörü için önem arz ediyor. Verilen teşviklerin bütün sektörleri kapsaması ve bölgesel bazda dengeli bir dağılımın yapılması son derece önemlidir" şeklinde konuştu.
YAŞ MEYVE VE SEBZE İHRACATI GERİLEDİ
1 Ocak-31 Aralık 2010 tarihleri arasında 18 milyar 536 milyon 363 bin 503 dolar olarak kaydedilen ihracatta, yüzde 8 oranında artış olduğunu anlatan Şankaya, geçen yıl aynı dönemde 17 milyar 215 milyon 565 bin 681 dolar rakamına ulaşıldığını hatırlattı. Otomotiv ana ve yan sanayi ürünleri ihracatında yüzde 8, tekstil ürünleri ihracatında yüzde 9, hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri ihracatında yüzde 8 ve meyve sebze mamulleri ihracatında ise yüzde 3'lük bir artış olduğu öğrenildi. Yaş meyve ve sebze ürünleri ihracatında ise yüzde 5'lik bir gerileme kaydedildi. Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 9,6'sının gerçekleştirildiği Bursa, ihracat rakamlarıyla İstanbul'un ardından ikinci sırada.
Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Başkanı Orhan Sabuncu ise, 2011 yılında 18 milyar dolar ihracat hedeflediklerini belirtti. AB dışındaki pazarlara yönelmeyi planladıklarını kaydeden Sabuncu, 2010 yılı boyunca 180 ülkeye ihracat yaptıklarını vurguladı.
"2023 HEDEFİMİZ 500 MİLYAR DOLAR İHRACAT"
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Burkay, iş dünyasının kur feryadına herkesin kulak vermesini istedi. Dünya ile daha iyi rekabet edebilmeleri için hükümetten destek beklediklerini ifade eden Burkay, "Bu kur politikasına çare bulunması lazım. Üretim yapamaz hale gelebiliriz. Biz dünya pazarlarında son 10-15 yıldır önemli yatırımlar yaptık. Rekabetçi bir ortam isteniyorsa, şartlar yerine getirilmeli. Hükümet 2023 yılı için 500 milyar dolar ihracat hedefliyor. Bunun için sanayicinin desteklenmesi lazım" ifadelerini kullandı.
"KIYASLAMAYI KRİZ ÖNCESİNE GÖRE YAPALIM"
Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Orhan Gençoğlu ise, Türkiye'de tarım sektöründe enflasyon oranının yüzde 25 olduğunu öne sürdü. Maliyetinin yüzde 50'sini ham maddeden karşılayan sektörün ihracat rakamlarının arzu edilmeyen seviyede olduğunu söyleyen Gençoğlu, "Biz kahramanlığa devam edeceğiz. 2011'den umutluyuz. Bir miktar artış bekliyoruz. 2010'unun rakamları 2009 yılına göre kıyaslanmamalı. Çünkü 2009 yılı kriz yılı idi. Bu yüzden 2008 verileri dikkate alınmalıdır. Bu da bize kriz öncesi döneme ulaşmadığımızı gösteriyor"
Uludağ Yaş Sebze ve Meyve İhracatçı Birliği Başkanı Dr. Salih Çalı da, tarıma yapılan desteklerin cep harçlığı denilecek kadar az olduğunu iddia ederek, "1 hektarlık tarım arazisine 20 kuruşluk destek veriliyor. 10 dekarlık alana 2 TL destek veriliyor. Bu rakamlar çok komik. Tarım desteklenmeli. Tarımın iyileştirilmesi için makro politikalar oluşturulmalı" diyerek, çiftçiye verilen desteğin artırılmasını talep etti.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Ekonomi, 2011.01.07 12:39